Aristoteles’in açtığı felsefe okulu

Aristoteles’in açtığı felsefe okulunun bulunduğu şehirden, Assos’dan Athena tapınağı ile Pazar gününe
Devamını Oku...

Haldi ve Urartu Dini

Urartular’da din, devlet ve yönetimi için büyük önem taşımaktaydı. Urartular’ın en önemli tanrısı Haldi’nin, savaşa çıkan kralı kutsayan tanrı olduğuna inanılırdı. Kazanılan savaşlar sonunda krallar, Haldi’nin adının anıldığı yazıtlar diktirirdi. Urartular’daki Teişeba ise, boğa üzerinde tasvir edilen fırtına tanrısıydı. Asurlular’ın Şamaş ve Hurriler’in Şimigi tanrıları ile aynı tanrı olduğu kabul edilen tanrı Şivini ise, Urartular’ın Güneş Tanrısı olarak bilinmekteydi. Doğanın ön plana çıktığı Urartu dininde, su kaynakları, mağaralar, dağlar, büyük ağaçlar ve kayalıklar kutsal
Devamını Oku...

İçkiyi yere dökmek

İçkiyi yere dökmek; zalimlerle içmekten iyidir. Sümer
Devamını Oku...

Natuf Kültürü

Genel kabul gören arkeolojik bilgiye göre; MÖ. 12. ve 11. binyıllarda insanlar; Natuf bölgesinde, amaçlı ve planlı besin üretimi olan bir yaşayış şekline; diğer arkeolojik kültürlerden çok daha önce başlamıştır. İnsanlar doğanın daha fazla meyve sunması sayesinde ulaştıkları bölgelerde; daha fazla konaklamaya başladı. Bu döneme ait buluntular olan ; orak, havan taşı ve havan eli vb., bitkisel besinlerin artık insanların beslenmesinde kalıcı bir rol üstlendiğini ortaya
Devamını Oku...

Soğamatar

Sumatar rölyef ve kitabeleri ilk bakışta Mar Alahe ve Sin gibi çeşitli tanrıları ihtiva eden bir panteona sahip bir kültün varlığını ortaya koymaktadır. Problem bu isimlerin hangi tanrı veya tanrıları ifade ettiği sorusundan kaynaklanmaktadır. Problemin çözümü için kitabe ve rolyeflerde yer alan tanrı figürlerinin incelenmesi gerekmektedir. Mar Alahe Sumatar kitabelerinde sıkça bahsedilen tanrıdır. Süryanca kitabelerin çoğunluğunun bulunduğu yer olan merkezi tepenin (13) zirvesinde bulunan ve etrafı bir sınırla çevrili olan kitabe
Devamını Oku...

Yere Düşen Ekmeğin Öpülmesi

Ekmeğin kutsallığı Sabiilerden gelir. Tammuz'un bir başka versiyonuna tapan Sabiilere göre ekmek çok kutsaldı. Öyle ki, buğdayın toplanması ve öğütülmesi zamanında Sabiiler ağlardı. Çünkü bu tarihler, Tammuz'un öldüğü -derin uykuya daldığı- günlere denk gelirdi. Sabiilere göre, ekmek Tammuz'un etiydi. Tammuz, Sabiiler için ana geçim kaynağıydı. Bu nedenledir ki, bugün Anadolu’da hala ekmek yere düştüğü zaman öpülür ve başa konur, ekmek ve buğday kırıntısına basmanın büyük günah olduğuna inanılır ve ekmek bıçakla kesilmez. Çünkü, ekmek binlerce yıl önceki inanca göre bereket tanrısı Tammuz'un etiydi. Ekmeğe verilen önem bu coğrafyada hiç değişmedi. Elbette, Tammuz unutuldu, gitti. (Ek olarak, Sabiiler'e göre
Devamını Oku...

İlk Balayı

Tarihte ilk balayı fikrini Babilliler bulmuştur. Babilliler evliliklerinin ilk ayında cinsel enerjiyi güçlendirecek afrodizyak besinler tüketip onunla beraber bal ile tatlandırılan bira içmiştir. Daha hızlı çocuk olsun diye eşler günde birkaç kez beraber olmuştur. Zaman döngüsünü en eski zamanlardan beri ay cinsinden hesapladıkları için eşler arasında yoğun birleşme ile geçirilen bu ilk aya bal ayı denmiş; günümüzde de bu kelime balayı şekline
Devamını Oku...

Zeybek oyunu

8000 yıl önce Azarbeycan’ın Gubostan dağlarında kayalara kazınan zeybek oyununu bu günde oynuyoruz. Yere diz vurunca yeryüzü bizim, göğe el kaldırınca Gökyüzü bizim, dönerken dünya bizim deriz. Zeybek bizim, Sameh bizim, Halay bizim, Horon bizim, Birlik bizim, Dirlik
Devamını Oku...

Antik Mısır Badem Gözlüler

Kadın erkek, çoluk ,çocuk, fakir, soylu herkesin makyaj yaptığı uygarlık. Siyah kükürt kömür karışımı ile gözlerinin altını üstünü çizen Mısırlılar makyajla tanrı Horusun gözünü temsil eder ve kötülüklerden korunduklarına inanırlardı. Budapeşte Üniversitesi'nde yapılan yeni araştırmada, Mısır'da bulunan ,39 kozmetik malzeme, güçlü X ışınları altında incelendi. İnceleme sonucunda Eski Mısırlıların makyaj malzemesi yapımında kükürt, kömürün dışında, sülfür ve kurşun karbonat ( Mısır makyaj kutularından 52 örneği
Devamını Oku...

Mısır M.Ö 1400 Kozmetik Kaşığı

Nilüfer çiçegine(lotus) tutunarak yüzen gök tanrıçası Nut.. Antik Mısırda Geb yer Nut gök tanrıçası idi. Çoğu kez yıldızlarla kaplanmış olarak tasvir edilen NUT un Güneşi ve yıldızları yuttuğuna her sabah yeniden doğurduğuna inanılırdı. Geb yan gelip yatmışken üzerinde kemer gibi duran Nut' un geniş gök kubbeyi oluşturduğuna inanılırdı.Güneşte Nut 'un çocuğuydu .İnanışa göre Güneş her akşam Nut tarafından yutulur ve onun bedeninden geçerek her sabah doğardı.Şu hayal gücüne ,hayran olmamakta mümkün degil hani
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3996514

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı