Türklerde Kurban Mitolojisi

11 Ağustos 2016

Nuray Bilgili

Kurban Dünyanın en eski mitlerinde, örneğin Sümerlerde, yaratılış eylemi Marduk'un Tiamat'ı kurban etmesi ile başlamıştır. Arkaik dönemlerde, varoluşun sürmesi ve yaratılışın devam etmesi için, Tanrıya bir “Can” bahşedilmesi yani “Kurban” verilmesi düşüncesi yaygındı. Bu yüzdendir ki; kurban ritüelleri, kutsallaştırılmış bir mekânda ve kutsal bir zamanda gerçekleştirilir. Bu aynı zamanda, kutsal olmayanın kurban aracılığıyla, kutsal olanla iletişim kurma yoludur. Ünlü Mitolog ve dinler tarihi profesörü Mircea Eliade'ya göre; Her dinsel bayram, her manevi tören zamanı, efsanevi bir geçmiş içinde “başlangıçta” meydana gelmiş olan kutsal bir olayın yeniden güncelleştirilmesinden ibarettir. Türklerde Yer, Gök ve Atalara kurban verme çok eski bir gelenektir. Çoğu zaman, yılda iki kez, Gün-Ay eşitliğinde, yani ekinoks dönemlerinde kurban adanır. Kurban töreni, bahar bayramının en önemli olayı sayılır. Göğe adanan kurbanlar, tüm kurbanlar arasında ilk sırada yer alır ve çok önemlidir. Çünkü Gök, en önde gelen Tanrıdır. Dağların da Kurban ritüellerinde çok büyük önemi vardır. Dağlar Kutsal mekânlardır ve Gök tanrıya en yakın yerler olarak düşünülür. Göktürk döneminde atalar mağarasına giden kağanlar, burada atalarına kurban keserek saygı duruşunda bulunurlardı. Mağara sembolü çok anlamlıdır, yeniden doğuş ve sonsuz yaşam ile ilişkilidir. Yakutlar kutsal saydıkları büyük taşların yanında kurban keserler ve Tanrıdan yardım isterler. Türkler bir taş dibinde kurban sunduktan sonra bölgeye çiçekli sazlar, ağaçlar dikerler ve kutsal orman meydana getirirlerdi. Bu yaratılışın ve yeniden doğuşun sembolik olarak tekrar edilmesidir. Türklerde kurban ritüeli, sunak direklerinin yanında ya da bir ağacın dibinde gerçekleştirilir. Bunun nedeni, gökyüzüne uzanan bu nesnelerin, dünyanın merkezini simgelemesi ve Tanrının kapısı sayılan Kutup Yıldızı ile bir bağ oluşturmasıdır. Bunlar kurbanın ruhunu yukarıdaki dünyaya yani Tanrıya ve ata ruhlarına taşımaya yarar… Türklerin kurban ayinlerinde at, koç, koyun ve geyik gibi hayvanlar seçilir. Kurbanlar “Kanlı Kurban” ve “Kansız Kurban” olarak ikiye ayrılır. Kansız kurbanlara “Saçı” adı verilir. Genellikle kımız ve kısrak sütü toprağa ve dört ana yöne serpilir. Yakutlar “Yüce Beyaz Yaratıcı Tanrı”, “Ürüng Ay Toyon” adına “Iduk” yani “Adak” olarak seçtikleri özel beyaz atları, doğu yönüne sürer ve serbest bırakırlar. Gök Tanrıya kurban edilecek hayvan rastgele seçilmez. Onun için beyaz atlar seçilir. Şamanların göğe çıkış törenleri, Gök Tanrıya sunulan bir At kurbanı ile gerçekleşir. Şaman kendisine çayırlıkta bir yurt kurar ve yurdun içine, gövdesine dokuz basamak oyulmuş bir kayın ağacı diker. Kayının tepesi, yurdun üstündeki açıklıktan dışarı çıkar ve bir bayrak asılır. Yurdun çevresine dikilen kayın ağaçlarına, üzerinde atkuyruğu olan bir tuğ asılır. Sonra çeşitli törenlerle birlikte, şaman seçtiği beyaz At’ın boynunu kırarak öldürür. Kanın yere akmaması çok önemlidir. Kurban töreninden sonra, hayvanların kemikleri kırılmaz. Kemikleri yakılır ya da toprağa gömülür. Bazen de kemikler bir torbaya konup kayın ağacına asılır. Kanlı kurban töreni esnasında Şaman, Türkler tarafından kutlu sayılan Ardıç ağacı ile de tütsü yapılır. Kurban edilen At’ın kafası bir sırık üzerine konur. Altaylılar ve Yakutlar kurban olarak kestikleri atın derisini bir sırığa geçirip, tıpkı at şekline sokup asarlar.

Buna Altaylılar “Baydara” Yakutlar “Tabık” derler. Türklerde ölen savaşçı Alpler atlarıyla birlikte gömülür. Kurban edilen At’ın öteki dünyada Alp'i taşıyacağına inanılır. Bu anlayış İslamiyet’ten sonra da devam etmiştir. Anadolu’daki inanışa göre kurban edilen hayvan, öteki dünyada sırat köprüsünü geçirecektir. Bu şekilde kan dökmeden hayvan öldürme hemen hemen İskitlerden bu yana, bütün Türk halklarında yaygın bir gelenektir. Fakat yer ve yerle ilgili diğer kutsal varlıklar için yapılan kurban ayinlerinde kan, özellikle toprağa akıtılmaktadır. Yer Tanrıçası olarak kabul edilen, hayvan ve bitkilerin koruyucusu, yeryüzü ana içinde kurban ritüelleri yapılır. Kurban ritüelinden önce sekiz köşeli, sarı göbekli, Ana Hatundan izin alınır. Türk kozmolojisine göre; Sekiz köşe sekiz yöndür ve toprak unsuru sarı renk ile sembolize edilir. Dualar eşliğinde sekiz yön ve bu yönleri temsil eden ruhlar kutsanır. Yer için Boğa kurban edilir. Kurban ritüeli ile ilgili olarak, yer için seçilen hayvanların boynuzlu olması büyük bir olasılıkla Ana tanrıça kültü ile alakalıdır. Çünkü tüm arkaik toplumlarda Ana Tanrıça heykelcikleri boynuzlu olarak tasvir edilir ve bu simge bolluk bereket ve yeniden doğuş ile ilgilidir. Muhtemelen geyik kurbanı da Ana Tanrıça ile alakalıdır. Erlik, yani yer altı tanrısı için kara bir boğa ya da inek kurban edilir. Çünkü Erliğin yer altındaki bineği bir boğadır. Türklerde kurban ritüeli için beyaz atların seçilmesi, çok açık olmasa da muhtemelen, gökyüzü simgeciliği ile ilişkilidir. Atlar öteki dünya hayvanıdır. Şamanların ve Alplerin en önemli bineğidir. Ruhları Tanrının kapısına taşır. Kaşgari'ye göre At “Ay” hayvanıdır. Beyaz atlar özellikle alnında beyaz leke bulunan atlar kutsaldır ve “Ay” ile bağlantılıdır. Kazak-Kırgız folklorunda “Töbel Baytal”, alnında beyaz leke bulunan bir kısraktır ve Tanrı için kurbanlık olarak seçilen kutsal bir hayvandır. Türklerde Şamanlığa geçiş aşamalarından bir tansi kurban ritüelidir. Kurbandan sonra, şaman bir kayın ağacına tırmanır ve tepesine 9 çentik atar. Bu tören sembolik göğe yükselme ritüelidir. Kurban edilen hayvanın kanı aday şamanın yüzüne, gözüne ve kulaklarına sürülür. Bu günümüzdeki kurban ritüellerinden sonra, hayvanın kanının alına sürülmesi ile de alakalıdır. Türkler kurban edilen hayvanın sırtında cennete ya da Tanrı katına ulaşacaklarını düşünürlerdi. Bu düşünce İslamiyet’te öncede vardı ve Alpler atları ile birlikte gömülürdü. İslamiyet’te de bu gelenek devam etmiştir. Ölenin ardından kesilen özellikle boynuzlu hayvanların boynuzları (Koç gibi), mezar başlarına konmuştur. Kurban edilen hayvanın sırtında sırat köprüsünden geçileceği inancı gelişmiştir. Türkmenlere ait Nokhur Mezarlığında, tahta mezar başlıklarının tepesindeki koç boynuzları ölen kişinin ardından kesilen ve bu ritüel için hazırlanan hayvanları ifade etmektedir.

Alıntı: Nuray Bilgili

Kaynak: http://www.turkkozmolojisi.com

İlginizi Çekebilir

Samson [(Shamshun-Şemsun (Güneş)] ve Dalila (Delila), 1640

28 Mart 2017 Semra Bayraktar Samson [(Shamshun-Şemsun (Güneş)] ve Dalila (Delila), 1640 Sanatçı: Artus Quellinus the Elder (Antwerp, 1609-68) Bode Müzesi, Berlin ve Pişmiş kilden
Devamını Oku...

Bolca Nine

Eski adı Kofalça, bugünkü ismi Mutlu Köy denilen, Edirne istikametine doğru; Babaeski-Havsa arasında, sağ tarafta kalan köydedir türbesi. Bolluk berekettir. Son Avrupa seveferini Arnavutluk
Devamını Oku...

Noel Baba Kimdir?

Tüm dünya’da yılbaşının simgesi haline gelmiş olan Noel Baba’nın hayat hikayesi ne olabilir ki kendisi bu kadar popüler... Noel Baba hakkında bilgi almadan önce belirtmeliyiz ki, tüm
Devamını Oku...

Cam Minaresi

Cam Minaresi Batı Afganistan'da yer alan bir UNESCO Dünya Mirası Alanıdır. Gor ilinin Şahrak ilçesi sınırları içinde bulunan yapı, Hari Irmağı'nın hemen yanındadır. Kızarmış
Devamını Oku...

Damda Deli Var! (kıssadan hisse)

Bütün mahalle ayağa kalktı: — Damda deli var! Sokak, bir baştan bir başa, deliyi seyre gelenlerle dolmuştu. Önce karakoldan, sonra Müdüriyetten araba ile polisler geldi. Arkadan itfaiye
Devamını Oku...

Kuru Üzümün Faydaları

Genel sağlığın korunması adına önemli mineraller bakımından zengin olan kuru üzüm özellikle sindirim sorunu çekenlere önerilen atıştırmalıklar arasında ilk sıralarda yer
Devamını Oku...

Maya Mitolojisi

Mitoloji  Bu hikâyeler Popol Vuh'da geçmektedir. Popol Vuh, Mayalıların kutsal kitabıdır ve içinde efsaneler, yaratılış teorisi, gelenekler ve tarihi olaylar anlatılmaktadır. Bu kitapta
Devamını Oku...

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu olsun

Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem
Devamını Oku...

Hz. İsa havarileri

Bir gün Hz.İsa havarileriyle birlikte vaaz verdiği köyden deniz yoluyla geri dönüyordu... O kadar çok yorulmuştu ki yelkenlinin içinde yere oturarak uykuya dalmıştı... Yolu tam
Devamını Oku...

Genç Osman. Atının adı "Sisli Kır"

Genç Osman. Atının adı "Sisli Kır". Duman renginden dolayı bu adı almış. Türklerin "Kır At" dediği at rengi. Genç Osman bu atını çok severmiş. Sisli Kır öldüğünde, (H.1208)
Devamını Oku...

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 4187466

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı