Turan Derneklerinin Sosyal Faaliyetleri

Turan Derneklerinin Sosyal Faaliyetleri

Turancı gençlerin yaban bir düşünceleri yoktu. İnsanca yaşamak medeniyet ve mutluluk istiyorlardı, Türklük duyguları içinde kalarak yükselmek emelindeydiler. Varna Ticaret Akademisi’nde öğrenci olan İbrahim Senaî, 1934 yılında Turan gazetesinin 12. sayısındaki yazısında, Türk gencine şöyle sesleniyordu:

“…Turan mâbedinin mihrâbında diz çökerek kalbini ona ver. İmanının yüksekliği karşısında tayfunlar sussun. Gür sesin sonsuzluğun bağrında çınlasın. Akisleri kâinatı sarsın ve o, senin de yaşamak hakkını tonusun… Evet, sen haykır, ey Türk genci, susma. Çünkü uyuyan bir millet uyanıyor, uyuyan bir millet, bir ateşte yanıyor. Bir ışık, bir ülkü ufuklara yayılıyor. Bir ışık, bir ülkü bütün bir milleti sarıyor. Bütün bir millet bir ağızdan bağırıyor:

Hayat, medeniyet, saadet ve insanlık!

İşte siz, ey yarının büyük Türk çocukları! Sana insanlık yolunu işaret eden yüce Turanı hürmetle ve candan an. Ona olan minnet borcunu unutma. Haydi İleri!”

Gençliğe bir ülkü lâzımdır. Onun kafası boş duramaz. 1920’lerde Bulgaristan’da gençler arasında tek tük de olsa Komünizmin parlak va’adlerine aldananlar olmuştu. Kemalizm ülküsü gençleri onun gibi zararlı akımlardan kurtardı. Bulgaristan’da Türk milleti eziliyordu. Başka milletler her türlü haklardan ve nimetlerden faydalanırdı. Başbakanlarından geri kalmış olmak, gençliği ümitsizliğe düşürebilir. Milletin mutluluğunu çalanlara nefret ve kin duyar. Bir devrim bekler, hakikat güneşinin doğmasını, zulmü kovmasını ister. Sofya’da üniversite tahsili yapan bir Türk genci, 1923’lerde Mehmed Ayvaz’a hediye ettiği resminin arkasına yazdığı şu satırlarla o durumu dile getiriyordu:

Tabiatı şen gördükçe ümitlenir gözlerim,

Gamsız geçen hoş günleri özler, özler, özlerim…

Arzı sefil, hemcinsimi hakîr, zelîl gördükçe,

Medeniyet güneşinin sönmesini isterim!

İnsanlığı, vicdanları kirli, sefil gördükçe

Bu cemiyet binâsının çökmesini isterim.

Ağlar kalbim, ağlar hissim, ağlar bütün sözlerim…

Hak, hakikat güneşini gözler, gözler, gözlerim.

 

Kemalizm Türk Gençliği için bir ışık oldu. Onları yeni bir ülkü etrafında topladı. (Osman Keskinoğlu, Bulgaristan’da Türkler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları: 642 Kültür Eserleri: 48, Birinci baskı Başbakanlık Basımevi, Aralık 1985, s. 120)

“Turan” derneklerinin kitapları, okuma salonları, gazeteleri de vardı. Sporun yanısıra kültüre de önem veriliyordu. Birlik, Türk gençliğini çok yönlü birleştirip kalkındırmayı amaçlıyor ve başarılı da oluyordu. Atatürk Türkiye’sindeki Türk gençliğine paralel bir gelişme görüyordu. Bulgaristan Türk gençliğine ayak uyduruyordu. “Turan” dernekleri, Bulgaristan’da Atatürk devrimlerinin “kışlası” gibi görülüyordu. Bulgaristan Türk gençliği hızla silkinmiş, Türk bilincine ermiş, Atatürk devrimlerini benimsemişti ve o yolda yürüyordu. Başkaca bir amacı yoktu. “Turan” siyasal emeller beslemiyordu. İyi niyetle kurulmuştu. Ama çok geçmeden dikkatleri, şimşekleri ve saldırıları üzerine çekmeye başladı.

 

Turan Derneklerine Saldırılar

Turan’a saldırı iki yönden geldi. Türkiye’ye karşı olanlarla Bulgarların Trakya örgütü Turan’a ve Türk Gençlerine saldırmaya başladılar.

 

Birinci Yönde saldırı örnekleri

Trakya örgütünün saldırması daha eskiden de başlamıştı. Trakya gazetesi 1924’te (Hakkımızı İstiyoruz) başlıklı yazısında, Türk gençlerinin ilerleme, uyanma hamlesini kıskanıyor, örnek olarak Eskicuma’yı alıyordu. Eskicuma’da spor hareketi canlıydı. Gazete diyor ki: “…Eskicuma’da Türklerin 8–9 câmileri, kasabanın tam ortasında, müdürü Türkiyeli bir subay olan (150’liklerden Tarık Mümtaz Göztepe) Rüşdiye Okulu var. Rüşdiyeleri pekâlâ olduğu halde şimdi yeni yeni bir okul daha yapıyorlar. İlkokulları da bunun gibi. Bunlardan başka Terbiye Ocağı adlı bir dernekleri var. Türk gençleri, gece gündüz orada toplanıp eğlenceler, oyunlar yapıyorlar. Başka şehirlerden de Türk idman sporcularını dâvet edip, önlerinde müzika olduğu halde şehir içinde gösteriş yapıyorlar. Bir de en yeni biçimde yapılmış kıraathâneleri okuma salonları var. Bütün İstanbul gazete ve dergilerinin alındığı bu kıraathânenin duvarları Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşlarının resimleriyle süslü…”. (Osman Keskinoğlu, Bulgaristan’da Türkler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları: 642 Kültür Eserleri: 48, Birinci baskı Başbakanlık Basımevi, Aralık 1985, s. 121)

Trakya derneğinin organı olan Trakya gazetesi, Ağustos 1933 gün ve 532 sayılı nüshasında “Turan Derneği’nin geliştiğini, (Elebaşılarının öğretmenler, bazı hocalarla imamlar olduğunu; genellikle bunların “Kemalistler” olduklarını söylüyor, maksatları Türklüğü bir teşkilât haline koyup gün geçtikçe kuvvetli bir kütle hâline getirmek, Bulgar hükümeti, herhangi bir tekliflerine red cevabı verdiği takdirde, derhal Cemiyeti Akvam’a müracaat etmektir”, diyor; “Altın Ordu ile Turan arasında bağlantı kuruyor. Böyle bir teşkilatın Türkiye’nin müttefiki olan Yunanistan hududuna yakın Kırcaali havalisinde bulunması, hiç şüphe yok ki, körlerin bile anlayacağı bir iştir”, demeyi unutmuyor. Anayurt, sayı 54, 1.5.1956. (Osman Keskinoğlu, Bulgaristan’da Türkler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları: 642 Kültür Eserleri: 48, Birinci baskı Başbakanlık Basımevi Aralık 1985, s.121)

Trakya gazetesi bu tür saldırılarını sürdürdü. Turancı hocalar sözüyle Bekir Sıtkı, Hasan Sabri, Eskizağra Müftüsü Yusuf Râzî, Cumalı Hâfız Ahmed (eski başmüftülerden) gibi Türk inkılâbına tarafdar olan hocaları kastediyor ve suçluyordu. Türkiye’den kaçmış olan bâzı kişiler de Turan’a saldırmayı ihmal etmiyorlardı. Bunlardan Ahmed Hikmet, Filibe’de çıkan “Dostluk” gazetesinde Turan’cıların Türkiye’den para ile beslendiklerini iddia ediyordu. Bu da Bulgarlar’ın işine yaradı. Ahmet Hikmet, Filibe’de “Açık Söz” adlı bir de gazete çıkardı. Türkiye’de genel af çıkınca Türkiye’ye dönmüştü. İpsala’da Halk Partisi üyesi olmuştur.

İkinci yönde saldırılar örneği

150’liklerden Osman Nuri’nin, Bulgar makamlarına verdiği bir jurnali ele geçiren Rodop gazetesi 14.7.1933 günü 129 sayılı nüshasında bunu yayınladı, çok ağır ithamları taşıyan bu yazıdan bazı parçalar:

Türkiye’den kaçıp Bulgaristan’a yerleşmiş bazı “150’liklerle Atatürk devrimlerini içlerine sindiremeyenler, “Turan” Derneklerinin Türkiye’den para yardımı aldıklarını ileri sürdüler ve Bulgarların kuşkularını körüklediler. Bulgaristan’da “Trakya” adlı, aşırı bir Bulgar derneği vardı. Trakya üzerindeki Bulgar yayılma emellerinin savunucusu ve eski Bulgar komitelerinin uzantısı olan bu dernek, “Turan” derneklerine saldırmaya başladı. Bulgar makamlarının da “Turan” derneklerini engelleme yoluna saptıkları görüldü. “Turan” Dernekler Birliği, yıllık kongrelerini 1927’de Vraca’da, 1928’de İslimye’de, 1929’da Kızanlık’ta, 1930’da Filibe’de ve 1931’de Eskicuma’da yaptıktan sonra, 1932 yılında yedinci kongresini Kırcaali’de yapacaktı. Hazırlıklar tamamlamıştı. Yoğun Türk nüfusunun yaşadığı Kırcaali yöresinde şenlendirilecekti. Ama Bulgar makamları, Türkiye’ye yakın olan bu Türk Oymağında “Turan” dernekleri kongresinin yapılmasına izin vermediler. Son anda Kırcaali deki kongre yasaklandı. Onun üzerine o yıl kongre Eski Zağra’da yapılabildi.

Türkiye’den sınırdışı edildikten sonra Bulgaristan’a yerleşmiş bulunan “150’lik” Osman Nuri, Bulgar makamlarına “Turan” derneklerini jurnal ediyordu. Jurnallerden biri ele geçirilmiş ve Rodop Gazetesinde yayınlamıştı. Bulgar Hükümetine “Turan” dernekler birliğinin ileri gelenleri aleyhinde kovuşturma açılmasını istiyordu.

Bulgaristan Türk Gençliğinin temiz çabaları alçakça karalanmıştı. Bununla yetinilmeyerek, bu gençlerin cezalandırılması için Bulgar makamlarına jurnallerine devam ediyordu. Türkün, Türk’e yaptığı hainlik ve alçaklık, Atatürkçü Türk gençlerince haklı olarak tepkiyle karşılandı. Turan Gazetesi, “Gayretimizi Bulgaristan için tehlikeli gören ve gösterenlerin gözleri kör olsun” diyor ve “Turan” gençliğini şöyle savunuyordu.

“Turan teşkilatını Kemalizm cereyanına kapılmış görmek ve bunu Bulgaristan için tehlikeli olarak göstermek isteyenlere diyelim ki, Kemalizm, Türk olmak ve Türk azadan teşekkül etmiş bulunmak itibariyle, turan teşkilatını tabii bir kalp ve kan bağı ile alakadar eden, kültür ve içtimaiyat cephesidir. Ve bu cephe yalnız Türkiye gençliği için değil, bütün dünya Türk gençliği için nur ve medeniyet Kâbe’sidir. Bize, yeni yazımızı, medeni kıyafetimizi, işleme ve çalışma tarzlarımızı, nur ve irfan vasıtalarımızı ve bütün zihniyetimizi, medeniyet âlemi için müşterek olan Kemalizm kültür ve içtimaiyat cephesine uydurmayın deseler, böyle bir emir verseler, bizce bu emri verenler muhakkak ki, ya medeniyet ve insaniyet düşmanı kimseler veyahut millet ve devletlerin iyi yetiştirilmiş genç nesillerle yükseleceği hakikatini cihan tarihi huzurunda inkâr eden zavallılardır. Bu gibiler bağırarak deriz ki: Biz Turan teşkilatımızla Bulgaristan Türk gençliğini, Bulgar devletinin Bulgaristan’daki kültür ve spor müesseselerinin çizdiği hedeflere tamamen uygun olarak yetiştirirken (…) bu gayretimizi Bulgaristan için tehlikeli gören ve gösterenlerin gözleri kör olsun!”

“Turan” Dernekler Birliği sekizinci kongresini Razgrad’da toplamaya karar verdi. Razgrad, Deliorman Türklüğünün merkeziydi. Kongrenin burada yapılması, Deliorman Türk Oymağı’nı da coşturacaktı. Bulgar makamları buna izin vermediler. Son dakikada kongre yeri değiştirildi. Sekizinci kongre, 20–22 Ağustos 1933 günleri Rusçuk’ta toplanabildi ve “Turan” Denekler Birliğinin sonucu kongresi oldu. Ertesi yıl “Turan” Dernekleri Bulgar makamlarınca dağıtılıp kapatıldı. Atatürkçü Türk Gençliğine karşı yoğun baskılara girişildi. Aydın öğretmenlerin hakları ellerinden alındı. İşsiz kalan ve kendilerini güven içinde görmeyen bu öğretmenlerin bir bölümü, anavatan Türkiye’ye göç ettiler. “Turan” Dernekleri de tarihe karıştı.

Dağıtılmadan önce “Turan” Derneklerinin Bulgaristan’da 95 şubesi ve 50000 kadar aktif üyesi vardı.

Dipnotlar.

§  Bilâl N. Şimşir, Bulgaristan Türkleri (1878–2008), Geliştirilmiş 2. Basım, Bilgi Yayınevi, Mart 2009, s. 111–120

§  Ali Hüsnü Tunalı, Bulgaristan’da Türk Spor Birliği Nasıl Doğdu ve Nasıl “Turan” oldu? Vakit Matbaası, İstanbul, 1933, s.10–111.

§  Turan Gazetesi, 6.8.1923

§  Osman Keskinoğlu, Bulgaristan’da Türkler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları: 642, Kültür Eserleri Dizisi: 48, Birinci Baskı Aralık 1985, Başbakanlık Basımevi – Ankara, s. 113–126.

1933 yılında Rusçuk’ta 23. ve sonuncu kongresini yaptıktan sonra, Bulgar Hükümetince dağıtıldı ve kapatıldı. Yapmış olduğu hizmetler unutulmadı. Çalışmaları süresinde bu birlik, Bulgaristan Türk eğitimine damgasını vurdu ve oldukça kalıcı izler bırakıp tarihe karıştı. Birliğin öncülüğüyle programa alınmış olan anlamlı Türk şarkıları Bulgaristan Türk çocuklarınca yıllar yılı söylendi: “Dağ başını duman almış…” Tevfik Fikret’ten “Çiğnendi yeter varlığımız cehl ile kahra…” ve “Annem beni yetiştirdi / Bu yerlere yolladı / Al sancağı teslim etti / Allaha ısmarladı…” gibi şarkılar, Bulgaristan Türk okullarında komünist yönetimin ilk yıllara kadar söylendi.

Bulgaristan’ın Hasköy kasabasından Edirne’ye göç edip yerleşen Babam ve Annemin devamlı yukarıdaki müzik parçalarını ezbere bilmelerinin yanı sıra İstiklal Marşımızın tüm kıtalarını hata yapmadan söylemeleri beni gururlandırırdı.”

 

ü  Fotoğraf Burhan Aytekin arşivinden.

ü  Fotoğrafın sol üstünde oturan Edirne Belediye Başkanı ve iki dönem Milletvekilliği yapan Sabahaddin Parsoy'dur.

ü  Babam da fotoğrafın içerisinde bulunmaktadır.

ü  Bu örgüt 1928 yılında Hasköy de Çikago Matbaasında Latin Alfabesiyle Türkçe Alfabe basmışlar ve tarihe geçmişlerdir. Türkiye’nin haricinde ilk Alfabe bu fotoğrafta görülen Kemalist Gençler tarafından basıldı. Şu anda bu gençlerle gurur duymaktayız.

·       Derleyen Burhan Aytekin www.baytekinbalkan.com

İlginizi Çekebilir

Anadolu ve Balkanlarda Sarı Saltuk Nasıl Anılır?

Dede Korkut’tan Nasrettin Hoca’ya, Hoca Ahmet Yesevî’den Yunus Emre’ye, Kanuni Sultan Süleyman’dan Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’e kadar adları ciltlere sığamayacak kadar çok olan
Devamını Oku...

İsviçre'den ABD'ye 'dini ayrımcılık' uyarısı

29 Ocak 2017 İsviçre, ABD Başkanı Trump'ın yedi Müslüman ülke vatandaşlarının ülkeye girişini durduran kararnamesinin dini ayrımcılığı tetiklediği uyarısında
Devamını Oku...

Azınlık karşıtı tahrikler devam ediyor

03-11-2016 Ozan Ahmetoğlu Irkçı Altın Şafak Partisi Batı Trakya Türk Azınlığı’na yönelik tahriklerine ve hedef gösterme eylemlerine devam ediyor. Gümülcine’deki DEB Partisi
Devamını Oku...

Yunanistan'ın En Büyük 10 Tarih Yalanı

Yunanistan'ın To Vima gazetesi, tarih kitaplarında yer alan Osmanlı'ya yönelik 10 büyük yalanı ilan etti Her Balkan ülkesinde -hatta Avrupa ülkesinde- okutulan tarih kitaplarında olduğu
Devamını Oku...

Bulgaristan, burka giyilmesini yasakladı

30 Eylül 2016 Bulgaristan Parlamentosu, bugün aldığı kararla burka yasağı getirdi. Parlamento, daha çok Burka Yasağı Teklifi olarak bilinen toplumsal yerlerde yüzü tamamen veya kısmen
Devamını Oku...

PASOK Partisi Başkanı Genimata Gümülcine’deydi…

17-11-2016 Ozan Ahmetoğlu PASOK Partisi Başkanı Fofi Genimata, 16 Kasım Çarşamba günü Gümülcine’yi ziyaret etti. Gümülcine’de bazı temaslarda bulunan Genimata, PASOK Partisi
Devamını Oku...

UNİTETİ: “Erken Seçim Kararı Anayasaya ve Seçim Yasasına Aykırı”

25 Ekim 2016 UNİTETİ, 11 Aralık'ta yapılacak olan erken genel seçimlerin Anayasa'ya uygun olduğunun kontrol edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Arnavut siyasi parti UNİTETİ, 11
Devamını Oku...

Makedonya da Protestocular İvanov’un Kararını Kutladı

01 Mart 2017 Arnavut partilerinin taleplerine karşı üç gün önce “Ortak Bir Makedonya İçin” inisiyatifinin başlattığı protestolar, Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov’un hükümeti
Devamını Oku...

Makedonyalı Boşnaklar Milli Bayramlarını Kutluyor

28 Eylül 2016 Makedonya’daki Boşnaklar Kültür Derneği organizasyonunda Boşnak yazar Yahya Ferhatoviç’in yazdığı “Bosna-Sancak Edebiyatı Ansiklopedisi”nin tanıtımı yapılacak.
Devamını Oku...

Cumhurbaşkanı İvanov Bulgar Mevkidaşı Radev’le Görüştü

22 Kasım 2016 Bulgaristan’da resmi temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov, Bulgar mevkidaşı Rosen Plevneliev ve yeni seçilen Cumhurbaşkanı Rumen Radev ile
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3512750

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı