Tatar Geleneklerinde Havlu (Peşkir, Silgi)

Tatarların gündelik hayatında peşkir birçok amaçla kullanılmıştır: içecek su kovasını, fırından çıkmış sıcak ekmeği, kurulmuş sofrayı örtmek, evi süslemek için, masa örtüsü, peçete, havlu olarak v.s. bunun gibi kullanım her yerde aynı olsa da peşkirin geleneklerle ilgili kullanımında, örneğin hediyelik, kız çeyizi, düğün, misafir ağırlama, misafirliğe gitme, yolculuk vb. farklılıklar görülür.

Tatar geleneği denildiğinde her Tatarın aklına ilk gelen örnek Sabantuy bayramıdır. Sabantuyda peşkir en önemli unsurlardan biridir, hatta onun simgesi denilebilir. Bayrama birkaç gün kala yapılan ‘peşkir toplama’ olayı gençlerin toplu halde, müzik çalarak, şarkı söyleyerek, oynayarak köyün her evine uğrayıp bayram için armağanlar toplamasından ibarettir. Armağan toplayıcıların çoğu 13-18 yaştaki delikanlılar olur. Sabantuy olacak meydanın orta yerinde yüksek bir direğin ucuna peşkir kaldırılır. Onu köyün saygıdeğer adamlarından biri bağlar. Bu bayramın başlandığını anlatır.

Düğün geleneklerinde de peşkir önemli rol oynamaktadır. Bunun örneklerini çeşitli yörelerde görebiliriz. Mesela, M. S. Gluhov ‘Nagaybekler Yanında’ eserinde Rusya’nın Çelyabinsk ilinde yaşayan Kreşen (Ortodoks) Tatarların geleneklerini tasvir ediyor. Mesela, gelin-damadı karşı almaya çıkan damat akrabaları arasından bir oğlan geline yaklaşıyor ve onun önünde üç kez at başlığını sallıyor. Her salladığında gelin at başlığını tutmalı ve oğlana hediye olarak yüz havlusu olan peşkir vermelidir.

Birçok yörede ‘peşkir’ kelimesi düğün hazırlıklarının büyük bir kısmının adı yerine bile geçmiş. Örneğin, Nokrat, Glazov, Kasım yörelerinde delikanlının akrabaları nişan hakkında anlaşmak için kız evine gelme olayına ‘peşkir almaya gelmek’ denir. Geleneğin anlamı şundan ibarettir ki, kız biriyle evlenmeye razı olduğu zaman delikanlı tarafına işlemeli peşkir hediye eder. Besirmenlerde de aynı gelenek kaydedilmiştir.

Kız çeyizinin önemli kısmını da peşkirler teşkil etmiş. Bazı varlıklı ailelerde kızın çeyizinde 40-50 peşkir olurmuş. Çeyizi bakma gibi gelenek hala devam etmektedir.

·       Metin ve Fotoğraf: Doç. Dr. Fyaridya Tagirova

·       Gamze Pehlivan

·       Kültür Sanat ve Keyif Atölyesi

İlginizi Çekebilir

Epitafion Kutsal Yas haftası

Bizans sanatında her bir nokta inançla örülüdür. Bu da onu Ortaçağ dönemi boyunca oldukça farklı bir noktada tutmuştur. Bizans sanatı, değişimle beslenen bir sanat değildir. Yenilik
Devamını Oku...

Paganlık Mantığından Bahsedelim

Paganlık, bilindiği üzere birden fazla tanrıya tapmak şeklinde genel çerçevesi çizilen bir olgudur. Ancak, paganlıkta kabile tanrısının, baş tanrı olması gibi bir durum söz konusudur.
Devamını Oku...

Osmanlı da Giyim Kuşam ve Şapka

Bilindiği üzere Osmanlı da bir arada yaşayan, eşit haklara sahip, farklı kültürlerde milletler
Devamını Oku...

Hz. Alinin sözleri

Kerem sahibi olan bir insan vadettiği zaman mutlaka va. Dini yerine getirir. Geçiktirmeksizin bahşiş ve armağnını emanetini
Devamını Oku...

Kutsal evlilik, ölüm ve yeniden doğum hikâyesi

Temmuz ve İnanna’nın kutsal evlilik, ölüm ve yeniden doğum hikâyesinin, önce tektanrılı dinlerin yaradılış efsanelerine oradan Leyla ile Mecnun, Romeo ve Juliet gibi büyük aşk
Devamını Oku...

Natuf Kültürü

Genel kabul gören arkeolojik bilgiye göre; MÖ. 12. ve 11. binyıllarda insanlar; Natuf bölgesinde, amaçlı ve planlı besin üretimi olan bir yaşayış şekline; diğer arkeolojik
Devamını Oku...

Göbekli Tepe

1963 yılında Türk ve Amerikalı bilim insanlarının yüzey araştırması esnasında tespit edilen Göbekli Tepe ile ilgili ilk veri sonucu Peter Benedict tarafından 1980 yılında
Devamını Oku...

İslamiyet Öncesi Türklerde Ölü Gömme Adetleri

İslamiyet öncesi Türklerde can ve ruh “tin” (nefes) sözcüğüyle ifade edilirdi. Ölüm ise ruhun bedenden ayrılması şeklinde yorumlanırdı. Eski Türk inanışında ruh bedeni yalnızca
Devamını Oku...

Mitolojinin Kanatlı Atları: Pegasus, Tulpar ve Burak

Yunan Mitolojisinin kanatlı atı ile kardeşi Khrysaor, Medusa ile Posedion’un
Devamını Oku...

Abdal Musa Hünkar Hacı Bektaş Veli 'nin Amcaoğlu'dur

Dedesi Seyyid Haydar, Horasan Nişabur’dan gelip Azerbeycan Hoy kentine yerleşti. Moğol işgalinden (1219) sonra, Pir İlyas ve Hacı Bektaş da gelip bir süre Hoy’da kaldılar. Takriben 1231
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 4628460

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı