Sporumuzda Batılaşma ve 19 Mayıs Bayramının Kökeni

 

Spor, bir toplumun kültüründen bağımsız düşünülemez. Toplumsal kültür ise iç ve dış siyasal, ekonomik, kültürel unsurların etkisinde oluşur.

Bir toplumdaki siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel değişimler spor kavramını, spora bakış açısını, spor politikasını, spor ekonomisini derinden etkiler.

Türkiye açısından baktığımızda Türk sporunun yapısının, toplumdaki siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlere koşut özellikler kazandığını görüyoruz.

“Güçlü bir ordunun arkasında her an bir de sağlam bir gençlikten mürekkep bir ihtiyat ordusu mevcuttur” gibi bütün bir ulusu “Millet-i Müsellaha” haline sokmayı amaçlayan anlayış, 19. yüzyıldan itibaren hayat sahası arayan ve Dünya egemenliği peşinde koşan Alman siyasetini formüle etmektedir.” (Doç. Dr. Mustafa Balcıoğlu, Osmanlı Genç Derneklerinden İnkılap Gençleri Derneklerine yazısı”

 

Osmanlı İmparatorluğu döneminde spor

Osmanlı İmparatorluğu döneminde spor, hiyerarşik bir yapıda ele alınmıştır. “Doğu’ya yöneldiğimizde, devlet boş zaman ve spor arasındaki ilişkinin savaş eğitimini sürekli ön plana çıkarması sonucu, yalnızca hangi sporun yapılacağının değil, bunların nasıl örgütlenip yöneticiliğini de özyönetimden çok uzak, bütünüyle hiyerarşik ve otoriter biçimde karara bağlandığını görüyoruz.” (Fişek,1980, “100 Soruda Türkiye Spor Tarihi”, Gerçek Yayınevi., s. 28, İstanbul)

Osmanlı İmparatorluğu döneminde en yaygın spor, güreştir. Güreşin ilk örgütsel yapısını “pehlivan tekkeleri” oluşturuyordu. Bu dönemdeki spor tekkeleri daha çok Batı’ya komşu bölgelerde yer almaktaydı. Bu dönemde sporun örgütlenme biçimi vakıflar şeklinde olmuştur. Ancak Osmanlı bununla da yetinmemiş, özellikle ilerici padişahlar döneminde diğer spor dallarıyla ilgili kitapların yayınlanmasını öngörmüştür. “Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk spor yönetmeninin Yenicami Kâtibi Abdullah Efendi olduğunu ve onun spor yönetmeliğine 42 kişinin imza attığını görüyoruz.” (Hiçyılmaz,1983, “Sporda Batılılaşma Hareketleri”, Eseniş Lisesini Koruma ve Yaşatma Derneği Eğitim ve Spor Yayınları., S. 5,İstanbul)

Osmanlı Toplumunda Tanzimat fermanının kabulüyle başlayan Batılılaşma hareketleri spor olgusuna da yansımıştır. Tanzimat dönemine kadar Osmanlı İmparatorluğu sporu daha çok para-militer bir bakış açısıyla ele almıştır. Bu görüş, o zamanki dünya siyasal konjonktürüne uygundu.

Türkiye'de modernleşmenin Tanzimat dönemiyle başladığı kabul edilir. O zamana kadar Osmanlı İmparatorluğuna yabancı olan kavramlara Tanzimat’ın ilanıyla etkinlik kazandırılmak istenmiştir.

Modern beden terbiyesi ilk kez Osmanlı İmparatorluğunda askeri okullarda uygulanmaya başlamıştır.

Askeri okulların programlarına 1860'lı yıllardan itibaren beden eğitimi ve fiziki idmanlar girmiştir.

1869 yılında çıkarılan Maarif-i Umumiye kararnamesiyle bütün rüştiyelerde beden eğitimi dersi zorunlu hale getirilmiştir.

Beden eğitiminin yaygınlaşmaya başlaması 1870'li yıllara doğru ivme kazanmıştır.

İlk kez 1870'lerde bazı sivil okullarda da jimnastik dersleri müfredata konulmaya başlamıştır.

Meşrutiyet yıllarında spor kulüplerinin artmaya başladığını görüyoruz.

Bu dönemde futbol kulüpleri açılmıştır. Bu gelişmeleri daha sonra Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, Türk Spor Kurumu ve Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'nün kurulması izlemiştir.

Ancak, 1920'li yıllarda spor alanında iki önemli hedef ortaya konmuştur.

Bunlardan biri sporun bütün yurtta yaygınlaştırılması çabası, diğeri ise spor kategorilerinin çeşitliliğine gidilmesidir.

29 Ekim 1923’de Atatürk tarafından Cumhuriyetin kurulması ile Osmanlı İmparatorluğu tarihe karıştı.

1930'lu yıllarda dünya siyasal konjonktürünün de etkisiyle Türk sporuna para-militer düşünce hâkim olmuş, özellikle gençliğin teşkilatlanması açısından Avrupa'daki gençlik örgütleri üzerinde detaylı çalışmalar yapılarak Türk sporuna uygulanmak istenmiştir. Dönem içerisinde spor, milliyetçi ideoloji bağlamında ele alınmıştır.

Beden Terbiyesi ve Spor alanında otoriter eğilimlerin terk edildiği yıl II. Dünya Savaşının bitimidir. II. Dünya Savaşından sonra toplanan I. Beden Eğitimi ve Spor Şurası önemli kararlar almıştır.

 

19 Mayıs Bayramının Kökeni

19 Mayıs kutlamaları, 1916 yılından beri Osmanlı’da kutlanan “İdman Şenliği”nden esinlenerek gerçekleştirilmiştir.

Üstelik “İdman Şenliği”nin kutlandığı ay da yine Mayıs ayıdır.

Türk spor tarihinin ilk bayramı olarak değerlendirilebilecek İdman Şenliği, 12 Mayıs 1916 tarihinde İstanbul Kadıköy’deki “Papazın çayırı” olarak bilinen, o zamanki adıyla “İttihatspor Sahası”, şimdiki adıyla “Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı”nda gerçekleştirilmiştir. Beden eğitimci Selim Sırrı Tarcan’ın Yüksek Öğretmen Okulu öğrencileriyle toplu olarak gerçekleştirdiği bu şenlik, Osmanlı ülkesinde, sporun bir ‘bayram’ nedeni olarak algılandığını göstermesi bakımından ilgi çekicidir.(Cem Atabeyoğlu, “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Spor”, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, C.6, s.1478; Kurthan Fişek, Türkiye Spor Tarihi, İstanbul, 1985, s. 88.)

12 Mayıs 1916’da Kadıköy’de “Papazın çayırında” kutlanan “İdman Şenliği”ni anlamak için Osmanlı Genç Dernekleri’ni bilmek gerekir.

Osmanlı Güç (Genç-İzci) Dernekleri, 1914 yılında kurulmuştur. Genç Dernekleri’nin Kuruluş Nizamnamesinin 1. maddesi şöyledir:

“Genç evladı memleketi maddeten ve manen vatan müdafaasına hazırlamak ve ölünceye kadar kavi ve sağlam bir vatansever hasletini muhafaza etmesini temin maksadıyla Berveci Ati Güç Dernekleri teşkil olunur.

Evvela umum resmi mekteplerde, medreseler ve resmi, müesseslerde mecburi olarak genç dernekleri teşkil olunur.(…)”

Güç Dernekleri Nizamnamesi’nin 2. maddesine dayanılarak Harbiye Nezareti tarafından “Güç Dernekleri Talimatı” yayınlanmış ve Harbiye Nezareti’nde bir “Osmanlı Güç Dernekleri Müfettişi Umumiliği” kurulmuştur. (Haluk San, Türk Spor Tarihinde Atatürk, 2.bs, İstanbul, 1999, s. 55,56.)

Harbiye Nezareti’ne Merbut (bağlı) Osmanlı Güç Dernekleri Talimatı, 1330 (1914)”

Osmanlı Güç Dernekleri ve buna bağlı bulunan İzcilik Dernekleri, askerliğe hazırlık mahiyetindedir. Resmi okullar, müesseseler, medreseler için mecburi; özel okullar, ekalliyet (azınlık) okulları ve halk teşekkülleri için ihtiyaridir (seçmelidir).” (Haluk San, Türk Spor Tarihinde Atatürk, 2.bs, İstanbul, 1999, s. 56.)

Osmanlı vatandaşı olan her gencin on iki yaşından on yedi yaşına kadar “Gürbüz”, asker oluncaya değin “Dinç” adıyla katılmak zorunluluğunda bulunduğu Genç Dernekleri, kısa bir süre sonra Osmanlı Genç Dernekleri adlı haftalık bir dergi çıkardı. Dernek yöneticileri Anadolu’ya bir gezi yaparak, amaçlarını kamuoyuna duyurmaya çalıştılar. Kuruluşundan Temmuz 1917’ye kadar Edirne’den Kudüs’e, Bitlis’ten Basra’ya kadar geniş bir alanda teşkilatlanan Genç Derneklerinin sayısı, anılan tarihte 706’ya ulaşmıştı. İttihat ve Terakki Cemiyetinin, dernekler üzerinde etkinlik sağlamak istemesidir.

Görüldüğü gibi, Birinci Dünya Savaşı’nın başında, 1914 yılında, İttihatçılar, gençleri bedenen ve ruhen “idmanlı” ve “formda” tutmak için “Osmanlı Güç (Genç) Dernekleri”ni kurmuşlardır ve işte bu “Genç Dernekleri”, ilki 12 Mayıs 1916 olmak üzere “İdman Şenlikleri” düzenlemeye başlamıştır.

Genç Dernekleri Umumi Müfettişi Miralay Mustafa Kemal” (“Atatürk Diyor ki”, İz Dergisi Özel Sayısı, Türkiye İzciler Birliği Yayını, 15 Aralık 1973, s.2; San, age, s.58-61.)

Mustafa Kemal’in “spor ve beden eğitimi” konusunda hükümete önerileri, onun Osmanlı’da “sporun” ve “beden eğitimin” yaygınlaştırılmasını istediğini ve gençlerin askeri, kültürel, sosyal ve toplumsal gelişimleri için spor ve beden eğitiminin çok önemli olduğunu düşündüğü göstermektedir.

Mustafa Kemal’in Osmanlı Hükümeti’ne verdiği bu raporun 11. Maddesindeki “milli bayramların ihyası ele alınmalıdır.” ifadesi çok dikkat çekicidir. Mustafa Kemal’in bu önerisi dikkate alınarak 12 Mayıs 1916 tarihinden itibaren Osmanlı’da bir “milli bayram” havasında “İdman Şenlikleri” düzenlenmeye başlanmıştır.

12 Mayıs 1916 tarihinden itibaren “İdman Şenlikleri” düzenlemeye başlayan bu Genç Dernekleri’nin 1916’daki Genel Müfettişi, Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Mustafa Kemal’in bu görevdeyken yaptığı en önemli çalışmalardan biri “spor ve benden eğitimi” konusunda bir rapor hazırlayıp dönemin hükümetine sunmasıdır.

İzcilik (keşşaflık), bu biçim ve özle oluşurken Atatürk, Genç Dernekleri Müfettişi olarak spor ve gençlik kavramının tam içinde bulunuyordu. Miralay (Albay) rütbesindeki Atatürk, hem denetleyici hem de uygulama alanının içinde faal bir sporcu olarak çalışıyordu. Mustafa Kemal, bu çalışmalar sonunda elde ettiği bilgileri, bulduğu çareleri sıralıyordu. Mustafa Kemal, Genç Dernekleri yönetmeni olarak hazırladığı bu raporu Harbiye Nezareti’ne vermişti.” (Araştırmacı Ergun Hiçyılmaz, Tercüman Gazetesi Spor Sayfası, 11 Şubat 1977. Mustafa Kemal’in bu raporunu yayımlamış ve şu değerlendirmeyi yapmıştır )

20 Haziran 1938 tarihinde 19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edilirken bu bayramın marşı olarak da “Dağ Başını Duman Almış Marşı” kabul edilmiştir. (Meydan Larousse, C.5, s.98; San, age, s.74; Ural, age, s. 80.)

19 Mayıs’ın “Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı” olarak 12 Eylül 1980 tarihinden sonra adıyla kutlanmıştır.

Fransa’da yayınlanan “L’ Auto” adlı Spor Dergisi, Kasım 1938 sayısında Atatürk’ü “Dünyada ilk defa beden eğitimini zorunlu kılan devlet adamıydı” diye tanımlamıştır.

Duyarlı dostlarım bu derlediğim yazıyı sunuyorum. Bayramınızı en içten duygularla kutlarım. Başka bir yazımda buluşmak üzere hoşça kalın.

 

Derleyen Burhan Aytekin

 

Kaynaklar

·     Akın Y. (2004), “Gürbüz ve Yavuz Evlatlar”, İletişim Yayınları., S. 56, İstanbul

·     Fişek K. (1980), “100 Soruda Türkiye Spor Tarihi”, Gerçek Yayınevi., S. 28, İstanbul

·     Hiçyılmaz Ergun, (1983), “Sporda Batılılaşma Hareketleri”, Eseniş Lisesini Koruma ve Yaşatma Derneği Eğitim ve Spor Yayınları., S. 5,İstanbul

·     Kahraman A.( 1995), “Osmanlı Devletinde Spor”, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, S. 629,Ankara

·     Spor Yönetimi ve Bilgi Teknolojileri Dergisi Issn: 1306-4371 Cilt:2 Sayı:2, 2007 Elektronik Dergi

·     Hilal Akgül, “Cumhuriyet Dönemi Spor Adamlarından Burhan Felek” Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, S.49, C. XVII, Mart, 2001.

·     Burhan Aytekin, Spor Tarihi notları.

·     http://www.muratkaymak.com/?Syf=26&Syz=34883

·     http://sinanmeydan.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=343:muemtazer-tuerkoenenin-cehaleti-&catid=63:oda-tv-yazlarm&Itemid=237

İlginizi Çekebilir

İsrail'in fikir babası

İsrail'in fikir babası, Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl ve II. Abdülhamid 1901 yılında Yahudi cemaati için hazırlanmış kartpostalda birlikteler. Dinci çevrelerin iddia ettiği gibi
Devamını Oku...

Lozan Çıkmazında!

Karar adamı kimdir? Karar adamı elbette ki, kritik anlarda, tehlikeli geçitlerde ve dönüm noktalarında, arkasından gelenlere karşı, sorumluluk kabul eden ve karar verebilen adamdır.
Devamını Oku...

Ölümünün Yüzüncü Yılında Hilâl-ı Ahmer Kurucusu Dr. Dikran Paşa

Kızılay'ın atası ''Hilal-i Ahmer'in kurucusu, Dr Dikran Peştemalcıyan Paşa'nın ölümünün (3 Aralık) 123.cü yıl
Devamını Oku...

Abdulhak Hamit Tarhan

(d.02 Ocak 1852, İstanbul - ö. 13 Nisan 1937, İstanbul) Aristokrat bir aileye mensup olan Abdülhak Hâmid 1852'de İstanbul'da doğdu. Öğrenimini bu şehirde yaptı, özel derslerle kendisini
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 20 Ekim 2016

20 Ekim 2016 1827 - Navarin Baskını: İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti. 1903 - Türkiye'nin ilk futbol kulübü
Devamını Oku...

Balkan Harbi Kahraman birliği Trabzonlu Gönüllüler Birliği 87.Alay

Balkan Savaşının İstanbul’un dibindeki Çatalca cephesinde büyük yararlıkları olmuş bu
Devamını Oku...

Türkler ve Medler

“Medler M.Ö 4500 yıllarında Sakalardan ayrılarak bugünkü Azerbeycan bölgesinde Mata (Mada) adındaki önderlerinin başkanlığında bir beylik olarak tarih sahnesine çıkmışlardır.
Devamını Oku...

19.10.1912, 104 Yıl önce bugün...

Alıntı: Metin Sertbaş‎ - Tarihten Anekdotlar 1.Balkan Harbi / Batı Cephesi / Osmanlı 8. Kolordu'su İle Yunanistan Epir Ordusu Çarpışmaları / Sarantaporo (Alasonya) Muharebesi: Bu
Devamını Oku...

Korsanlar neden göz bandı takarlar

Korsanların taktıkları tek göz bandının amacı yaralanma sonucu kaybettikleri tek gözü saklamak değildir. Aydınlık bir ortamdan karanlık bir ortama ani bir şekilde geçtiğiniz zaman
Devamını Oku...

Tur-i Sina Manastırı - Balat

Tur-i Sina Manastırı'nın İslam ve Hıristiyanlık tarihindeki önemi. Hz. Muhammed, peygamber olmadan önce amcası Ebu Talip ile birlikte ticaret yaptığı dönemde Rahip Bahira ile
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3983071

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı