Soyadı Kanunu’nun 85. Yıldönümü Kutlu Olsun

Basın Açıklaması

Soyadı Kanunu’nun 85. Yıldönümü Kutlu Olsun

Osmanlı Devleti zamanında kişilerin soyadları yoktu. Kişinin adının yanına baba adı, doğum yeri veya bağlı bulunduğu boy yazılırdı. Askere alma, okul, tapu ve miras işlerinde büyük zorluklar çıkıyordu. Kişilerin kimliği tam olarak belirlenemediğinden birtakım haksızlıklar olabiliyordu. Toplumsal ilişkilerdeki bu eksikliğin giderilmesi gerekiyordu. Hiçbir bölünmenin olmadığı bir toplumun meydana getirilmesini amaçlayan Mustafa Kemal Paşa bu konu ile de ilgilendi. Kişinin soyadının bulunmaması toplum hayatında karışıklara neden oluyordu. Ayrıca bu durum toplumsal ilişkiler bakımından da bir eksiklikti. Soyadı yerine kullanılan baba adı, doğduğu memleketin adı ve kullanılan lakaplar, soyadının toplumsal ilişkilerdeki rolünü oynayamıyordu.

21 Haziran 1934'te çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanunu:

·       Madde 1 – Her Türk öz adından başka soyadını da taşımağa mecburdur.

·       Madde 2 – Söyleyişte, yazışta, imzada öz ad önde, soy adı sonda kullanılır.

·       Madde 3 – Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadları kullanılamaz.

Böylece, her vatandaşın öz adından başka bir de, soyadı taşıması zorunlu oldu. Soyadları Türkçe olacaktı. Rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimeler soyadı olarak kullanılmayacaktı.

Yasa çıktıktan 5 ay sonra 24 Kasım 1934 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oy birliği ile kabul edilen 2587 sayılı kanunla Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verilmiştir. Yine 17 Aralık 1934 tarihinde çıkarılan başka bir yasa ile bu soyadının başka kişiler tarafından kullanılması yasaklandı. Mustafa Kemal’in kız kardeşi Makbule’nin de soyadı Atatürk değil “Atadan” olmuştur.

Bu yasayı takiben 26 Kasım’da çıkarılan 2590 sayılı kanunla da; "Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Paşa" gibi, eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırılmıştır. Aynı kanunla yurt savunmasında, Milli Mücadelede gösterilen başarılar karşılığı verilen madalyalar dışında, eski Osmanlı idarecilerinin verdiği tüm nişan ve rütbeleri taşımak da yasaklanmıştır.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak 21 Haziran 1934 tarihinde çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanununun 85. Yıl dönümünün Ulusumuza kutlu olmasını diliyoruz.

Alıntı ADD Edirne Celil Özcan Bşk.

İlginizi Çekebilir

Hukuk Devrimi ve Medeni Kanun

17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun, Hukuk Devrimini yeni bir aşamaya ulaştırdı. Aileyi güçlendirme, çocuk ve yetimleri koruma ya da kadın haklarını gözetme gibi; Türklerin
Devamını Oku...

Atatürk Dönemi Tarih Ders Kitabı

Metin Aydogan [...Atatürk’ün başlattığı Tarih araştırmalarının somut sonuçlarından biri, liselerde okutulmak üzere hazırlanan dört ciltlik Tarih Kitabı oldu. O dönemde dört
Devamını Oku...

Türk olarak dünyaya gelme

"Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşum da ki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir." Atatürk   Alıntı: Erdinç Kahraman‎ -  Balkan
Devamını Oku...

Çanakkale Muharebeleri ve Mustafa Kemal

Yeni Zelandalı tarihçi Alan Moorehead’in dediği gibi küçük rütbeli ama dahi birsubayın orada bulunması, İtilâf Devletleri için harbin en büyük talihsizliklerinden biri oldu.
Devamını Oku...

Şeref hiçbir vakit bir adamın değil, bütün milletindir

Atatürk diyor ki ''Şunu bir gerçek olarak biliniz ki, şeref hiçbir vakit bir adamın değil, bütün milletindir. Eğer yapılan işler mühimse, gösterilen muvaffakiyetler belli ise,
Devamını Oku...

1 Kasım 1915

Alman karşı istihbaratı Osmanlı Genel Kurmayına İngilizlerin yeni çıkarma planları yaptığını şifreli olarak bildirdi. Haber doğruydu. İngilizler bilhassa bu haberleri uçuruyordu ki
Devamını Oku...

Atatürk’ün 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk

Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okuyarak altı günde bitirdi. Yazmaya başlamadan önce; dokuz ay boyunca bilgilerini yeniledi, belge topladı
Devamını Oku...

10 Mayıs 1915

10 Mayıs 1915. Fransızlar Çanakkale boğazının donanmayla zorlanması fikrine katılmadılar. Şiddetle red ettiler. General Hunter Wenston birlikleri için bir emir yayınladı. Her kıtanın
Devamını Oku...

Uçurum kenarında yıkık bir ülke

Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni
Devamını Oku...

Kadın Savaşçılar

Zor günlerdir, kara günlerdir, köyde erkeklerin kalmadığı günlerdir, çöpten adam arandığı günlerdir. Bir gün gene gönüllü toplamaya gelirler. Vatanın zorda olduğu öyle günlerdir
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3996635

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı