Selendi'de Kutsal Yâda Taşı-Yağmur Taşı

Nihal Atsız yazmasa, Yâda taşını bilir miydim bilmiyorum. İlk ondan okumuştum Yâda taşını. Gerçek miydi yoksa bir efsane mi? Çocuktum bilmiyorum. Merak ettiğim zamanlar oldu ancak bu taşa hiç rastlamadım.

Dostumuz Ali Demirel'in Yâda isimli eserini okuyunca biraz daha ilgim arttı. Bulabilenler o eseri mutlaka okusunlar. İnternetten veya sahaflardan belki…

Yâda taşı eski Türklerin yağmur duasında kullandıkları bir taş imiş.

Bu taşı elinde tutan veya ele geçiren bütün oymaklara hükmedermiş. Çünkü su çok önemli ve kıymetli imiş. Su gücünü elinde tutan, yağmur yağdırma kabiliyeti olan oymak bütün diğer güçlerden üstün olurmuş.

Son gezilerimizde Selendi'de, Yâda taşını görmedik ama onun çok yakın bir canlı tanığını dinledik.

Şimdiki Manisa Selendi'nin Yağcı köyünden öğretmen Süleyman Girgin'den dinleyip kayda aldığım bir hikâyeyi anlatmak istiyorum.

"Yirmi-yirmi beş yıl önce köyümüzde yüz yıllardan daha eski bir mezarlığımız vardı. Mevkii de Karaağaç mevkiidir. Mevki adını dibinde oyun oynadığımız ulu bir karaağaçtan alır. Şimdi bu karaağaç yok, kurudu. Bunun yanında da bir su kuyusu vardı. Adına Haznalı derdik. Bu kuyunun içinde yeşil bir taş vardı. Biz o taşı görürdük. Yaklaşık olarak iki yumruk büyüklüğünde bir taş idi... Yeşil mermere benzer bir taştı.

Yağmur duası yapılacağında karaağacın altındaki çim alanda köylü toplanır, dua edilir, dua bitince o taş bir genç tarafından sudan çıkarılır, köy mezarlığının hemen bitişiğinde bir Dede mezarı vardı, onun üzerine bırakılır. Bu Dede mezarı eski şekilli bir mezardı. Mezarlığın içinde değil yanında idi. Sudan çıkarılan yağmur taşı- Yâda-o mezarın üzerine bırakıldıktan sonra dua son bulmuş olurdu. Duayı bitiren ahali köye çıkıncaya kadar yağmur yağmaya başlar, millet ıslanırmış.

Sonra bu mezar kazılıp tahrip edilmiş. Şimdi o dede mezarı yokmuş. Talan edilmiş, sadece dört duvarı kalmış.

Yâda taşını içinde saklayan Haznalı da kapatılmış, suyunu alıp mezarlığın yanında sürekli akan bir çeşme haline getirmişler. Yâda taşı ise yok olmuş veya çalınmış. Şimdi o köyde Yâda taşı yokmuş.

Bu hikâyenin en can alıcı kısmı yirmi-yirmi beş yıl önce Selendi'nin bir köyünde Yâda taş ile yağmur duası edilmesidir. Ben bunun gerçek olabileceğine de inanıyorum. Taşın elektrik yükü, onu kullananın elektrik yükü, bununla bulutların elektiriklenmesi-aşılanması- dölllenmesi gibi fiziksel izahları da var bunun. Ama ona girmiyorum.

Bu bir Orta Asya geleneğidir. Buna dikkat çekmek istedim. Hikâyesi bile heyecanlandırdı beni.

Selamlar…

Alıntı: Ali Yıldız

İlginizi Çekebilir

Sevgililer Günü

Evet, yarın Sevgililer Günü… Yalnızların bir an önce pas geçmek istediği, sevgilisi olanların bir kısmının “Aman ne alacağım şimdi, olmaz olasıca gün! “ dediği, bir
Devamını Oku...

Altay Türkü Şaman

Şamanist Türkler'de ateşe bakıp kehanette bulunmak ve Ateşte beliren şekilleri yorumlamak eski bir gelenektir.. Şamanlar ateşin yalımına bakarak gelecekten haber verir. Ateş'in
Devamını Oku...

Saka (İskit) Etnoniminin Etimolojisi Üzerine

İ. Dynakonov, Skyth (İskit) kelimesinin eski Yunancada Skythe olduğunu yazar ve bu etnonimin Asur kaynaklarında Aşguzay,Asguzay (muhtemelen Dış veya Taş Oğuz anlamında); Babil
Devamını Oku...

Harabati Baba Tekkesi

Harabati Baba Tekkesine bahar
Devamını Oku...

Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus

Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus, daha çok Caligula takma adı ile bilinen, 37 - 41 yılları arasında görev yapmış, Julio-Claudian Hanedanı mensubu ve Roma İmparatorluğunun üçüncü
Devamını Oku...

Echidna -Yunan Mitolojisi

Yarı kadın yarı yılan olarak tasvir edilen Echidna, Yunan Mitolojisi'nde yer alan çoğu canavarın annesidir. Tartarus ve Gaia'nın kızıdır. Kendi gibi Tartarus ve Gaia'nın çocuğu olan
Devamını Oku...

Türkler'de Uçan At: Tulpar

Tulpar'ın adı, Türk, Kırgız ve Altay mitolojilerinde geçer. Genelde beyaz veya kara (tek renk) bir at olarak
Devamını Oku...

Ateş Ağacı

Bu ağaç da Madagaskar bölgesinden… Dünyanın en güzel ağaçlarından sayılan bu büyüleyici Ateş ağacı, 12 cm çapa ulaşabilen parlak kızıl, alev kırmızısı, turuncu ve sarı
Devamını Oku...

Çan ve Ezan Sesi

Günlerdir akşam saat 9 oldu mu mahallemizi inleten bir çan sesi duyuluyor. Yaklaşık bir dakika boyunca ne yavaş ne de hızlı bir ritimle çalan bu çanın susmasıyla birlikte de sela sesi
Devamını Oku...

Sadık Baba (1771 1837) Malatya Hekimhan Güvenç Köyü

Muhammed Ali neslinden kim var ? Hünkar Hacı Bektaş Veli'den gayri Keşanlı yaraya em çalan kim var ? Hünkar Hacı Bektaş Veli den gayri Hünkar Hacı Bektaş Ali evladı Ali nin
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 4611860

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı