Ramazan ayının yirmidördüncü günü 29 Mayıs 2019

Ramazan ayının yirmidördüncü günü 29 Mayıs 2019

Onbir ayın sultanı

Merhaba Yâ Şehr-i Ramazan

Günün Ayeti

Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de insanlardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onların iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir. (Al-i İmran, 3/110)

Günün Hadisi

Veren el üstündür. Vermeye, geçimini sağlamakla yükümlü olduğun kimselerden başla. Annene, babana, kız ve erkek kardeşlerine yardım et, sonra yakınlık durumuna göre devam et. (Nesai, Zekât, 51)

Günün Duası

Allah’ım! Senden hayırlı olan işleri yapmayı, aklın ve dinin çirkin gördüğü şeyleri terk etmeyi ve fakirlerin sevgisini istiyorum.” (Malik, Dua, No: 508)

Sağlığı tehlikede olan oruç tutmaz

Oruç tuttuğu takdirde sağlığı büyük zarar görmesi muhtemel kimselerin önce tedavi olup daha sonra oruç tutmalarının uygun olacağı bildirilmiştir.

Hastalık halinde oruç tutulmamaya izin verilmiştir. Hatta hastalığın durumuna göre bu, iznin ötesinde bir mecburiyet halini de alabilir. Serası, “Orucunu bozmadığı takdirde gözündeki ağrının artacağından veya ateşinin şiddetleneceğinden korkan oruçlunun orucunu bozması (veya oruç tutmaması) gerekir” der. Oruç tuttuğu takdirde sağlığı zarar görecek kimselerin bir an önce tedavileri ile meşgul olup sağlıklarına kavuştuktan sonra oruç tutmaları uygun olur.

İlaçlar da oruç bozar

Boğazdan geçen gıda maddeleri gibi ilaçlar da orucun bozulmasına sebep olur. Buna göre katı veya sıvı ilaçların yutulması halinde oruç bozulur. Ancak ağız içerisine az miktarda ilaç damlatılması veya sıkılması, mesela dil veya damakla oluşan yaralara ilaç sürülmesi, dişe ilaç konulması, dişin doldurulması veya kaplanması orucu bozmaz. Çünkü bu uygulamalarda boğazdan herhangi bir madde ya hiç gitmez veya dikkate alınacak kadar bir miktar gitmez.

Diğer taraftan astım hastalarının ve benzerlerinin kullandıkları spreylerde de ağza sıkılan ilacın bir kısmı ağız cidarı tarafından emilirken bir kısmı da boğazdan nefes borusu yoluyla bronşlara ve akciğere gider. Boğazdan geçse bile mideye gitmediği bilinen bu tür ilaçların kullanılmasının orucu bozmaması gerekir. Bu konuda farklı görüşler varsa da Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, bu tür spreylerin orucu bozmayacağı görüşünü benimsemiştir.

Burun spreyi bozmaz

Kulak, burun ve boğaz uzmanı doktorların bildirdiğine göre buruna damlatılan ilaç veya sprey burun içinde isabet ettiği noktalarda etkisini gösterir ve burun akıntısı ile birlikte o ilacın tadı veya kendinden az bir miktarı boğaza ulaşır. Boğaza ulaşan bu miktar da genelde oruçlunun açlık veya susuzluğunun giderilmesine katkıda bulunmaz.

Burun spreylerinin ve buruna damlatılan az miktarda ilacın orucu bozmayacağını söylemek mümkündür. Orucun bozulacağına dair hükmün delili olarak anlatılan olay ve bu konuyla ilgili olarak söylenen “Orucun bozulması, sadece giren şeylerdendir, çıkanlardan değil” cümlesinden kastın “boğazdan geçen şeyler” olması kuvvetle muhtemeldir.

Kulağa damlatılacak yağ gibi sirayet edici (sızıcı) maddelerin de zamanla boğaza ulaşabileceği için orucu bozacağı ama kulağa su girmesinin veya damlatılmasının ise orucu bozmayacağı söylenmiştir. Aslında kulak, burun, boğaz uzmanı doktorların bildirdiğine göre kulağa damlatılan ilaç veya başka bir madde kulak zarında yırtık olmadığı takdirde boğaza geçmez. Bu bilgiye göre zarı sağlam kulaklı kişiye damlatılan ilacın onun orucunu bozmaması gerekir. Bu konuda farklı görüşler varsa da Diyanet İşleri Başkanlığı Din Yüksek Kurulu, bu yönde görüş belirtmiştir.

Derin yaralara ilaç

Derin yaralara konulan ilaçla ilgili olarak Ebu Hanife ve İmameyne (Ebu Yusuf ve İmam Muhammed) nispet edilen görüşleri iğne meselesine uygulayanlar, iğnenin Ebu Hanife’ye göre orucu bozacağı, İmameyne göre bozmayacağı sonucuna varırlar. Vücuda girip dışarısı ile irtibatı kesilen herhangi bir maddenin, mesela bir yaydan atılan ve madeni kısmı vücuda tamamen girip dışarıdan görülmez olan ok temreninin bile orucu bozacağını söyleyenlerin iğne ile de orucun bozulacağını söylemeleri gayet doğaldır. Fakat bu konunun da yeniden ele alınıp değerlendirilmesinde fayda vardı. Nitekim Fetvahane-i ali ve Mısır’daki Ezher Üniversitesi Fetva Komisyonu (1948 yılı) doğal menfezler dışından vücuda giren bir şeyin orucu bozmayacağına dair fetva vermiştir.

Mazeretsiz oruç tutmayan hem kaza, hem tövbe etmeli

Orucu vaktinde tutmayarak günah işleyenler, hem sonrası oruçlarını kaza etmeli. Hem ardından Allah’tan af dilemelidir.

Oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler dolayısıyla veya herhangi bir mazerete bağlı olmaksızın vaktinde tutulamayan, başlayıp da bozulan oruçlar daha sonra kaza edilir. Kaza orucu için belli bir vakit yoktur. Ramazan Bayramı’nın ilk ve Kurban Bayramı’nın ilk üç günü dışında senenin herhangi bir gününde kaza edilebilir.

Günah işlemişlerdir

Hiçbir mazereti olmadığı halde orucu vaktinde tutmamış olanlar hem kaza etmeli, hem de tövbe ve istiğfar edip, Allah’tan af dilemelidir. Çünkü onlar orucu vaktinde tutmamakla günah işlemişlerdir.

Bir mazeretten dolayı orucu vaktinde tutamamış bir insan söz konusu mazereti sonra erip onu kaza fırsatı bulamadan ölmüşse oruç borçlusu olarak ölmüş sayılmaz ve bundan dolayı günahkâr olmaz.

Her gün için fidye

Ama kaza için fırsat bulduğu halde yapmamışsa oruç borçlusu olarak ölmüş olur. Kaza oruçlarını, nasıl olsa vakti geçti deyip günlerin kısa, havaların serin olduğu mevsimlere bırakmak doğru ve dürüstçe bir davranış değildir.

Bir insan, kaza etmesi gereken oruçlarını kaza etmeden yukarıda açıkladığımız mazeretler arasında sayılan “yaşlılık” dönemine girmiş olabilir. Bu durumda orada anlatılan bilgilere göre hareket eder ve her gün için bir fidye verir. Bu, oruç tutacak gücü olmayanlarla ilgili ayetin (el-Bakara 2/184) açık hükmü olarak kabul edilir. İnsanların Allah’a karşı borçları olan ibadetleri sağlıklarında bizzat ve istendiği şekilde yapmaları esastır. Buna rağmen onların bir kısmını vaktinde yapamadan ölmeleri de mümkündür. Bu ihtimale karşı tedbir olarak bu kişilerin, borçlu öldükleri takdire bunların gereğinin, bırakacağı mirastan karşılanmasını vasiyet etmeleri gerekir.

Vasiyetler yerine getirilmeli

Böyle bir vasiyeti olduğu takdirde, bıraktığı malın, öncelikli harcama ve ödemelerden sonra kalan kısmının üçte birinden, bu ve diğer vasiyetleri yerine getirilir. Bazı âlimlerce böyle bir vasiyeti olmasa da eda / tasarruf ehliyetine sahip mirasçıların, onun bıraktığı mirastan veya kendi mallarından, bu tür borçlarının gerektirdiği ödemeyi yapmaları halinde unun da, kendi vasiyeti üzerine yapılmış ifa yerine geçebileceği şeklinde bir görüş geliştirilmiştir. Fakat Hanefi mezhebinde daha kuvvetli sayılan görüşe göre ibadetlerde, yükümlünün kasıt ve tercihi esas olduğundan ve bu konuda vasiyeti olmayanın bir tercihinden de söz edilemeyeceğinden varislerin ödemesi, o insanı sorumluluktan kurtarmaz. Ölünün oruç borcunun bu şekilde düşürülmesi işlemine “iskat-ı savm” (orucu düşürmek) denir.

Derleyen Burhan Aytekin

Kaynaklar

http://www3.habercem.com/Oruc/176975

http://tr.wikipedia.org/wiki/Oruç

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ramazan

http://m.nisanyansozluk.com/?k=ramazan

http://www.aksam.com.tr/asiri-sicakta-oruc-tutmamak-caiz--130419h.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Zek%E2t

http://www.hayrettinkaraman.net/kitap/meseleler/0758.htm

http://www.kuranmeali.org/9/tevbe_suresi/60.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, Bilmen Yay.,Sy.435

Ramazan Güntay, Sözcü Gazetesi 22 Temmuz 2014, s. 13

Ramazan Güntay, Sözcü Gazetesi 21 Temmuz 2014, s. 13

İlginizi Çekebilir

Ramazanın yirminci günü 25 Mayıs 2019

Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi İslam’da en kutsal gecedir. Kadir Gecesi bir aydan daha
Devamını Oku...

Ramazanın ondokuzuncu günü 24 Mayıs 2019

Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına kurgusal, hayalbaz denir. Yardımcıları
Devamını Oku...

1 Mayıs İşçi Bayramı

Emekçilerin haklarının tarihsel elde edişi 1856 yılından günümüze kadar geçirmiş olduğu evrelerde birçok isim alan 1 Mayıs kutlamaları 2009 yılında, TBMM’de kabul edilen 5892
Devamını Oku...

Ramazanın ondokuzuncu günü 24 Mayıs 2019

Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına kurgusal, hayalbaz denir. Yardımcıları
Devamını Oku...

Ramazanın Sekizinci günü 13 Mayıs 2019

Ramazan ayı içinde ergen olanlar veya Müslümanlığı kabul edenler de o anı izleyen ilk imsak vaktinden itibaren oruca başlar. Böyle bir sebeple veya meşru bir sebep olmadan ramazan
Devamını Oku...

Ramazanın Ondördüncü günü 19 Mayıs 2019

Bir kişi gerçekte kötü ise, cinayet işlemiş, hayatı haksızlıklarla geçmişse, bu kişiyi ahirete yolcu ederken “iyidir” demek
Devamını Oku...

Ramazanın yirmialtıncı günü 31 Mayıs 2019

Kadir Gecesi, İslam inancına göre Kur'an'ın, Allah tarafından Cebrail aracılığıyla Muhammed'e vahyedilmeye başlandığı
Devamını Oku...

Ramazanın Dokuzuncu günü 14 Mayıs 2019

Her geçen gün bünyesi zayıflayan hasta ve yaşlılar, tutamadıkları her bir oruç için bir yoksulu doyurabilecekleri gibi, bir fakir doyumluğu fidyeyi ramazanın başında veya sonunda, nakit
Devamını Oku...

Ramazan ayının onüçüncü günü 18 Mayıs 2019

İnsanlığın en eski dönemlerinden itibaren oruç ibadeti ruhi bir arınmadır. Çeşitli inanışlarda fertleri hayatın çeşitli aşamalarına ve olaylara hazırlama
Devamını Oku...

Ramazan Bayramı İkinci günü 5 Haziran 2019

Mustafa Kemal Paşa, Cumhuriyetle birlikte her yıl Ramazan ve Kurban Bayramlarında halkın ve çalışma arkadaşlarının bayramlarını kutlamak ve bayramlaşmak için özellikle Ramazan
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3964001

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı