Panorama Dergisi

On üç-on dört yaşlarındaydım (1901-1902 yılları), babam beni İstanbul'un her tarafında gezdirirdi; zira kendisi gezmeyi ve gezdirmeyi sevdiği gibi yetişecek yeni nesle bildiğini öğretmekten de zevk alırdı… Bu gezintiler esnasında bana birtakım yalı enkazı, yıkık rıhtımlar, devrilmiş parmaklıklar, yalnızca mutfak bacaları ayakta kalmış boş arsalar, kupkuru havuzlar, sarmaşıklar kaplamış yer yer çatlak lenduha (çok büyük ve kullanışsız) duvarlar gösterir, derdi ki: "Burada bilmem ne paşanın konağı, şurada bilmem hangi mollanın yalısı vardı. Şu önünden geçtiğimiz yerde Prens bilmem kim bir köşk yaptırmıştı, padişahlara ziyafet çekerdi... Bu havuzlu arsayı görüyor musun? Bilmem nere kapı kâhyasının selamlığı idi, her gece yüzlerce misafir gelir, sabahlara kadar saz çalınırdı…"

Sormazdım: "Neden böyle olmuş bunlar?"

Zira doğuştan bilirdim ki bu, bizde daima böyledir. Baba hesapsızca yapar, kendi yıkamazsa oğlu yıkar, eşya satılıp dağılır yahut bir yangın ne bulduysa yalayıp geçer, aile de kısa zamanda sönüp gider…

Uzak tarihe gitmeyelim; benim bildiğim, gördüğüm, içine girdiğim sadrazam, şeyhülislam, serasker, kazasker konakları, yalıları, köşkleri nerede? Hesapsız yapılmış kaç yalı biliyorum ki enkazı yıkıcıya satılmıştır, yok pahasına!

Bir kısmı tütün, bazısı kömür deposuna çevrilmiştir! Kimisi hastane ve mektep olmuştur, kimisi sadece harabe! Yangından ve yıkıcıdan kurtulabilen konak ise talebe yurdu! İçlerinde doğup büyümüş, yetişmiş, zevk sürmüş öyle evlatlara rastladım ki varını yoğunu harcadıktan sonra dar merdivenli loş bir apartmanın bakla sofa, nohut oda, ufacık dairesine veya eski köşkün bahçıvan koğuşuna sığınmış, tek zevk olarak çarpık antenli bir radyo başında iç çekerek keman taksimi dinlemektedir…

Bizde servet temelsizdi, varlık desteksiz… Parayı kökleştirmedik. Babanın bıraktığını oğlu koruyamadı. Aile bağı, aile kutluluğu, aile terbiyesi, kısaca aile kuramamıştık. Darbelere karşı koyamadık… (Refik Halid Karay, "Panorama" dergisi, Şubat 1955)

ü  Not Defterimden

İlginizi Çekebilir

Rusya'nın İran elçisi Aleksander Griboyedov

19. yüzyıl başlarında, aynı zamanda bir oyun yazarı olan, Rusya'nın İran elçisi Aleksander Griboyedov (1795-1829) olayında; mollaların kışkırttığı öfkeli bir kalabalık 11 Şubat
Devamını Oku...

Haşim Özel kardeşimizin çalışması...

Kıpçak-Oğuz Mücadelesi - Haşim Özel Kıpçaklar ve Oğuzlar Türk boyları içerisinde tarihi rolleri ve nüfus olarak kalabalık olmalarıyla önem arz ederler. Kıpçaklar tarihi süreç
Devamını Oku...

Bir adamı başvekil yapabilecek adam!

Bir akşam Olimpos’da toplanmışlardı. Aralarında Fethi (Okyar) ve Ali Fuat (Cebesoy) da vardı. Konu döndü, dolaştı, İran olaylarına geldi. İran’da hürriyet savaşına atılanlar
Devamını Oku...

15 Temmuz 1915

Yakup Kamer Sayın devlet büyüğümüz 15 Temmuzu Çanakkale savaşına benzetmiş. Doğal olarak benim ilgi alanıma girdi. Çanakkale savaşında karşımızda düşman vardı. Bu savaş kendi
Devamını Oku...

14 Mart 1915

14 Mart 1915. Deniz savaşına 4 gün var. Düşman en uygun zamanı kolluyor. Deniz biraz sakin ve ufuk hattı açık olmalı. Oysa Martın bu günleri deniz biraz hırçın ve hava puslu Enver
Devamını Oku...

Türkiye’de neden hain çok

Metin Aydoğan Türkiye’de bugün yaygın ve yoğun bir kimliksizleşme yaşanıyor. Yetki ve güç sahipleri, varsıl işbirlikçiler, sanatçı görünümlü çıkarcılar; aynı yerden buyruk
Devamını Oku...

Garp Cephesi’nde Sırplara Hezimet

Güneye doğru ilerleyişine başlayan Sırp Ordusu 21 Ekim günü Priştine’yi ele geçirmişti. İki gün içinde tüm Kosova pek karşı koyamadan Sırpların elindeydi. Bunun üzerine
Devamını Oku...

4 Temmuz 1015

4 Temmuz. 3. ve 5. tümenlerimiz taarruza kalktı. Temmuz sonunda Türk ordusunun kayıpları 60.000e yaklaşacaktır. U-21 Alman denizaltısı bir düşman gemisi batırdı. İtilaf güçleri
Devamını Oku...

Eyüp’ün ilk sakinleri Bursalıdır…

Eyüp'ün türbesinde kılıcın kuşanması, sultanın gazilik sıfatını doğrulayan bir törendir… Alıntı: Vedii Yukaruç Topkapı Sarayı Arşivinde, Akşemseddin'in Fetih tarihini tayin
Devamını Oku...

İsmiyle Bir Döneme Damgasını Vuran Sultan...

Mecidîler: Abdülmecid'in, kendisinden sonra yaşayan ve dördü padişah olan sekiz oğlu ile bunların çocukları, torunları… Bunlara "Mecidîler", kardeşi Abdülaziz'in oğulları Yusuf
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7667 Toplam Görüntülenme: 3743652

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı