Osmanlıda Sadaka Taşı Olduğunu Biliyor Musunuz?

Osmanlı'da sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden, yabancı elçilerin de şaşkın; şehadetleriyle, sadece ihtiyacı kadarını alırmış Aynı şey yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır, yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş Binitine ücretsiz bakılır, ücretsiz üç gün yemek verilirmiş

Eskiden "Kapıyı kapat!" denilmezmiş Allah (cc) kim-! senin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş "Kapıyı ört, ya da sırla" denilirmiş Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş

"Lambayı söndür” demezlermiş Allah (cc) kimsenin ışığını söndürmesin "Lambayı dinlerdir" derlermiş Lamba yakılmaz, uyandırılırmış Uyuyan birisi uyandırılmak için sarsılmaz veya adı ile çağrılmazmış "Agâh ol erenler" derlermiş Nezaket, incelik, edeb her işin başı imiş de ondan Ona eren uyanık olurmuş İnsanların sözü kesilmez, işaret ve işmar edilmez, fısıltılar, gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış

Hanımlar "Efendi" derlermiş beylerine, "siz" derlermiş Hanımefendiliklerini gösterirlermiş Gezerken yere yumuşak basılır, ses çıkarmamaya çalışılırmış Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği ' için, adı "Karınca basmaz Efendiye” çıkan insanlar varmış

Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek, geri geri çıkmak edebmiş Kapı eşiğindeki ayakkabılar, dışarıya doğru değil, içeriye doğru çevrilirmiş "Git bir daha gelme!" der gibi değil de "Gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsun" eler gibi dizilirmiş

Canlı cansız her şeyin bir hatırı varmış Bediüzzaman, kendisine arkadaşlık eden, vefa gösteren eski elbisesinden bir parçayı koparıp alırmış Yumurtayı ucundan, çok az kırar, fazla kırmayı tahrip olarak düşünür, tahribin hiçbir türünü sevmezmiş

Eskiler hayatı o kadar nurani, o kadar temiz, o kadar manalı yaşarmış

"Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler, Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler" diye tarif eder Üstad N Fazıl bu hali

Eskiler "Edeb Ya Hu!" derler, Onu görüyor gibi yaşamaya çalışırlarmış O varken başkasına bakmaz, Onu unutmuş gibi hallere girmezlermiş Ezel ve Ebed Sultanı'nın huzurunda nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa öyle hareket etmek isterlermiş "Bizi takip eden, her halimizi perdesiz, engelsiz gören, şu anda bizim durumumuza bakan Allah var!" der gibi, o mânâyı hatırlatmak İçin her yere "Edeb Ya Hu!" yazarlarmış "Allah'ın huzurunda edeb" demekmiş bu insan nerede olursa olsun Allah'ın huzurunda değil midir?

Alıntı

 

Alıntı: Facebook'ta Nadya Ayvazyan İstanbul

İlginizi Çekebilir

Bulgar geleneği. - eski trakya geleneklerine göre altın bir cenaze maskesi takıyor

Bulgar sermaye merkezinde ölüm heykel ilgili olarak pek çok şey fark etmez: Siyah kıyafetler yas kıyafet; sağ elinde ise heykel elinde; sol bir çelenk, heykel para elinde tutuyor Bu geleneği
Devamını Oku...

Elam Medeniyeti eseri

Başlangıçta ilksel deniz vardı. Elimizdeki Sümer metinlerinde ilksel denizin kökeni ya da yaratılışı ile ilgili şimdiye değin keşfedilmiş bir şey yoktur ve Sümer bilgelerin ilksel
Devamını Oku...

Süt Reçeli

Aslında süt reçeli için bir yöre mutfağında köklerini bulan bir ürün diyemeyiz. Bir moda, bir icat gibi hayatımıza girdikten sonra alıp başını giden bu mutfak uygulaması, özellikle
Devamını Oku...

Çifte vatandaşlar Hac ibadeti için sıra ve ya kura beklemiyor

27 Ocak 2017 Bulgaristan Baş Müftü yardımcısı Ahmet Hasan Bahadır ve Hac Daire Başkanı Cemal İsa ile Haskova Bölge Müftüsü Basri Eminefendi, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Sadi
Devamını Oku...

Baklavanın Tarihçesinden

Bu leziz ve meşhur tatlı uzun yıllar Anadolu’da yapıldığı gibi Asurlular’ın baklava diyebileceğimiz tarzda bir çeşit tatlı yaptıkları da kaynaklarda yer alıyor. Ancak yapılan bu
Devamını Oku...

Yunanistan Karaferye'de Son Ezan-Mübadele'de

Müezzin İsmail Efendi yıllardır her gün beş defa çıktığı minareye bu defa adımlarını zorlukla atarak yavaş yavaş çıktı. Gecenin sessizliği ve serinliği içinde ovanın
Devamını Oku...

Florya

Florya’nın ismi hakkında ise pek çok rivayet bulunuyor. Reşad Ekrem Koçu’ya göre, İskender Çelebi, Arnavutluk’un Florina kasabasındandı ve inşa ettirdiği bahçeye verdiği bu
Devamını Oku...

Toplumsal Dil

1.{ …Sausseure’nin ‘toplumsal dil’ kavramını Chomsky ‘dil örgüsü’, ‘kişisel söz’ kavramını da ‘söz dökümü’yle karşılar. Sausseure’ye göre beyinde bir dil
Devamını Oku...

1. İnönü Zaferinin 98. Yıldönümü Kutlu Olsun

TBMM tarafından kurulmuş olunan düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki ilk başarısı I. İnönü Savaşı’dır. 6 Ocak 1921-10 Ocak 1921 tarihleri arasında yapılmıştır. 6 Ocak 1921 tarihinde
Devamını Oku...

Sedanka

Sedenka, Bulgaristan muhacirlerinden günümüze kadar gelmiş bir tabir. Etimoloji: Slav dillerinde "oturmak" fiil kökünden meydana gelmiş bir isimdir. Çeşitleri: Sedenka'nın içeriği
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3400809

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı