Mustafa Kemal'in Ruşen Eşref'e Verdiği Mülakat, 1921

Millî hareket bir kuvvetli ışık gibi son günlerde en uzak ve en anut (inatçı) bedbin (kötümser) gözleri de kamaştırmaya başladı. Anadolu yaylâlarından ve dağlarından bu milletin bekası uğruna çıkan ses, içinden pazarlıklı düşmanlarca gayesiz ve şahsî bir isyan gibi görülmekte idi!

Fakat eski sözlerinin bühtan (iftira) olduğunu bu son davetleriyle yine kendileri ilân ediyorlar:

Lüzumlu sebatının semerelerini görmeğe başlayan Büyük Millet Meclisi uzun sây (çalışma) ve galeyanı arasında bir inşirah (ferahlama) saati geçirmekte olsa gerektir. Bu inşirahı tevlit eden (doğuran) vaziyet hakkındaki fikirlerini öğrenmek üzere reisleri Mustafa Kemal Paşa hazretlerinden bir mülâkat rica ettim.

Paşa'nın şehir gürültülerinden uzak büyük ve düz mesafeler ortasında kâin (bulunan) ikametgâhı sade, sâkin... İsmini ve harekâtını bütün dünyanın merak, tecessüs, muhabbet, hırs, menfaat, muhaleset (dostluk) gibi mutezat (zıt) fakat alâkadar hislerle takip ettiği zata yazı odasında mülâki oldum. Basit bir yazı masasının önünde, seryâverinin bir mesele hakkındaki izahatını dinliyordu.

-"Ne öğrenmek arzu ediyorsunuz?" Diye sordu.

-"Vaziyet-i umumiyemizi nasıl görüyorsunuz efendim?" dedim.

Şöyle cevap verdi:

-"Vaziyet-i dâhiliyemizdeki (iç durumumuzdaki) salâh (iyilik) ve salâbet (sağlamlık) sayesinde cihanın vaziyet-i umumiyesi her gün daha fazla lehimize inkişaf etmektedir. Bu inkişafattan, milletimizin bekasını ve istiklâlini temin edecek maddî netaciyin (sonuçların) istihracı (çıkarılması) zamanını pek uzak görmüyorum."

-"21 Şubatta Londra'da inikat edeceğini (toplanacağını) öğrendiğimiz konferans karşısında vaziyetimiz ne olacaktır?"

-"Türkiye Büyük Millet Meclisi memleketimizi parçalanmaktan, istiklâlimizi ihlâl eylemekten (bozmaktan) tamamen mahfuz (korunmuş) ve masum (sakınmış) bulundurmak gayesini mutlaka silâhla, kan dökerek istihsal etmeye heveskâr ve hahişker (arzulu) değildir. Gayr-i kabil-i tebeddül (değişmez) olan millî maksadı temin edecek bir sulhu kemal-i memnuniyetle karşılar. Buna binaen, İtilâf devletleri Türkiye meselesini, mevzuu bahsolan Londra Konferansı'nda ciddiyet ve samimiyetle halletmek istedikleri takdirde karşılarında bütün millet ve memleketi hakikî salâhiyetle temsil eden meşru muhatapları bulabilmeleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi, Londra'ya müteveccihen (doğru) bir heyetini yola çıkarmak üzeredir."

-"Rusya Sovyet Cumhuriyeti'yle mevcut münasebetimiz ne haldedir?"

-"Ruslarla mevcut dostluğumuz daima hüsn-ü halde devam etmektedir. Moskova'da inikat etmek (toplanacak) üzere olan konferansta hazır bulunacak heyet-i murahhasamız (murahhas heyetimiz) tahminine göre Moskova'ya vâsıl olmak üzeredir. Bu konferansta bütün Kafkas mesailini (meselelerini) millet ve memleketimizin menafiine (menfaatlerine) mutabık (uygun) bir surette halli kat'iye (kesin hal çaresine) iktiran ettirebileceğimizi (ulaştırabileceğimizi) ve Rus Sovyet Cumhuriyeti'yle Türkiye arasında mevcut muhadeneti (dostluğu) maddî esaslarla tarsin edeceğimizi (kuvvetlendireceğimizi) kaviyyen (kuvvetle) ümit ediyorum."

-"Komünizm ile Rus dostluğu esasat (esasları) arasında bir münasebet var mıdır?"

-"Komünizm içtimaî bir meseledir. Memleketimizin hâli, memleketimizin içtimaî şeraiti, dini ve millî ananelerinin kuvveti Rusya'daki komünizmin bizce tatbikine müsait olmadığı kanaatini teyit eder (doğrular) bir mahiyettedir. Son zamanlarda memleketimizde komünizm esasatı üzerine teşekkül eden fırkalar da bu hakikatı bittecrübe idrâk ederek tatil-i faaliyet lüzumuna kani olmuşlardır. Hattâ bizzat Rusların müttefikleri dahi bizim için bu hakikatin subutuna (gerçeğin belirmesine) kail (inanmış) bulunuyorlar. Binaenaleyh bizim Ruslarla olan münasebet ve muhadenetimiz ancak iki müstakil devletin ittihat ve ittifak esaslariyle alâkadardır."

-"Londra konferansına iştirakimiz Moskova konferansına ne türlü tesir icra edebilir?"

-"Londra konferansına iştirâkten maksat, milli gaye ve esaslarımız dairesinde millet ve memleketimizin menfaatini temin ederek sulh ve sükûn-ı cihanın (cihanın sükûnunun) iadesine hizmet etmektir."

Ruşen Eşref

Kaynak: Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, 6 Şubat 1921

 

Alıntı: Levent Karaşin

İlginizi Çekebilir

İstiklal Madalyası

Tarih = 21 Kasım 1923 = Yeşil–Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa, Kazım Karabekir Paşa, Ali Fuat Paşa, Kazım Paşa, Refet Paşa,
Devamını Oku...

Yakup Cemil ( 1883-1916)...

Hayatı 1903`de Teğmen rütbesiyle Harp Okulu’ndan mezun oldu. İlk görev yeri Manastır’da konuşlanan 6. Nizamiye Piyade Tümeni idi. Burada Enver Paşa`nın emrinde bulunmuş ve hayatı
Devamını Oku...

Atatürk'ü Sevmek Aslında Vatanı Sevmektir...

O'nun tek sevgilisi vatanı idi...57 yıllık şu kısa ömrü boyunca hiçbir zaman aşık olmaya ne zamanı ne de fırsatı olmuştu...1905'de Şam'a sürgün edildiği günden 1922'de İzmir'e
Devamını Oku...

Geleceğimizin bağımsızlığı için

''Efendiler, mevcudiyetimizi muhafaza için, geleceğimizi, bağımsızlığımızı temin için, mevcut olan düşmanların emellerini yakından biliyoruz ve düşmanların bu emellerini elde etmek
Devamını Oku...

Askeri Nigehban Cemiyeti…

Atatürk diyor ki ''Bir de baylar, bilirsiniz ki, İstanbul'da Askeri Nigehban Cemiyeti (Askeri Gözcü Derneği) diye bir bozguncu topluluğu türemişti. O zamanki bilgiye göre bu topluluğun
Devamını Oku...

Atatürk’ten Son Mektup

Beni görmek demek, behemehâl yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir..., Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır... Gazi
Devamını Oku...

Atatürk’ün 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk

Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okuyarak altı günde bitirdi. Yazmaya başlamadan önce; dokuz ay boyunca bilgilerini yeniledi, belge topladı
Devamını Oku...

Cumhuriyet tarihimizde 0 enflasyonlu yılları

Cumhuriyet tarihimizde 0 enflasyonlu yılların sadece Atatürk döneminde yaşandığını biliyor
Devamını Oku...

Malatya'ya gelişi ve Türk Ocağı’nda konuşması

13 Şubat 1931 - Atatürk'ün, Malatya'ya gelişi, şehirde ziyaretleri ve Türk Ocağı’nda konuşması: ...Bütün vatan bir demir kitle haline gelecektir. Demiryolları memleketin tüfekten,
Devamını Oku...

Vecihi Hürkuş’un Hayatı

(D.18.01.1896 – Ö.16.07.1969) “Vecihi Hürkuş, 18 Ocak 1896 Cumartesi günü (06 Kânunusani 1311) İstanbul’da (Dersaadet) doğdu. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Ali
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...


İranlılar Türk mü?

Seneler Öncesi Paylaşmıştım… Yeni Katılan Arkadaşlar Adına Yine Paylaşıyorum İşte sizlere BBC İran'dan İngilizlerin resmen İran'ın
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7580 Toplam Görüntülenme: 2972162

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı