Kadın Savaşçılar

Aydın Ayhan

Zor günlerdir, kara günlerdir, köyde erkeklerin kalmadığı günlerdir, çöpten adam arandığı günlerdir.

Bir gün gene gönüllü toplamaya gelirler. Vatanın zorda olduğu öyle günlerdir ki “Gönüllü müsün?“ diye sorulmaz bile. Boya posa bakılır; ”Yürü Çanakkale’ye!” denir. Bu “yürü ölüme” demektir. Bomba seslerinin derinden derine duyulduğu herkesin asker olduğu günlerdir.

Bir gün gene asker toplamaya gelirler köye. Çavuş, bakar gençler yirmi kişi seçer. Yirmigenç delikanlı. 18 inden büyükler çoktan askere gitmişlerdir. Şimdi sıra onlardadır.

Köyün muhtarı, seçilenleri götürmek isteyen çavuşa, gençlerin bu gece de son defa ailelerinin yanında kalmasını, ertesi gün mutlaka hepsini getireceğine dair söz verir.

Yarın yirmi kişiyi getirip şubeye teslim edecektir.

Sabah olur, büyük tesadüf o gece gençlerden biri vefat etmiştir. Oysa muhtar yirmi kişi getireceğine söz vermiştir. Çare hemen bulunur, vefat eden gencin kız kardeşi vardır.

Hemen saçları kesilir, erkek kıyafetine sokulur. Henüz diğerlerinin de sakalı bıyığı çıkmamış olduğundan farkına bile varılmaz. Sıkı talimlerden sonra, gider Çanakkale’ye. Ve kardeşinin yerine askere giden bu kız Çanakkale Cephesinde harp bitince, gönderildiği Gazze Cephesi’nde şehit düştüğü duyulur.

Kız olduğunu sadece mangasındaki kendi köylüleri bilmektedir.

Sonuna kadar bu sır saklanır. O şimdi Gazze Cephesi’nde, bilinmeyen bir çukurda, kardeşleriyle birlikte, dünyanın en güzel sıfatıyla, en güzel isimle “Şehit Mehmetçik” ismiyle yatmaktadır.

Gençliğini yaşayamadan, kız mı, erkek mi olduğunu bile anlayamadan, sadece bu vatan için, sadece bugün bizim bu topraklar üzerinde var olabilmemiz için can ceren, kırılan gencecik fidanı, gelinlik bile giyemeden, kanlı asker elbiseleriyle bu yurdun meçhul bir köşesinde mezara giren, memleketimin gonca gülünü saygıyla anıyorum.

Çocukluğumda, İvrindi’de radyonun, televizyonun olmadığı zamanlarda, geceleri erkekler kahvelere, kadınlar da mahallede bir eve giderlerdi. Hep bu tür hikâyeler anlatılırdı.

Kahvelerde de eski gazilerin bitmez tükenmez seferberlik veya esaret hatıralarını, evlerde de seferberlik ve işgal zamanlarında yaşananlar anlatılırdı.

Ama İvrindi’de kadınlar, her akşam toplanırlar ve arasında her vesile ile belki de örnek alınsın diye, özellikle bu kadın savaşçı, her seferinde de biraz bir şeyler katılarak hep anlatılırdı.

Bu aziz şehidin ismini, anlatan nineler çoktan öldüğü için bir türlü öğrenemedim. Sadece Balya’nın köylerinden olduğu aklımda kalmış. Bugün sadece o unutulmuş eski hatıralarda kaldı.

Kim bilir tarihin unutulmuş, bir daha hiç hatırlanmayacak sayfaları arasında nice hikâyeler, gözyaşları ve sessiz ağıtlar var… Ve kırk yıl kadar önce derlemelere, toplamalara başladığımda çok geç kaldığımı anladım ve bulabildiklerimle yetindim. Ben Balıkesir’de ancak bu kadarına yetişebildim.

Acaba Bursa’da, Kütahya’da, Manisa’da, Aydın’da Muğla’da, Zonguldak’ta neler vardı? İstanbul evlerinde ne acılar yaşandı?

·       Alıntı Aydın Ayhan

İlginizi Çekebilir

Atatürk diyor ki

''Baylar, ben askerlikten çekilince, bütün Erzurum halkının ve Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyetinin Erzurum şubesinin bana karşı pek açık olarak gösterdikleri güven
Devamını Oku...

Atatürk diyor ki

21 Ekim 2016  ''İstanbul’u terk etmek zorunluğu, İstanbul’da oluşan elim şartlardan idi. Anadolu’ya geçmekteki amacım, Anadolu’nun ortasında ve Türk milletinin büyük kitlesi
Devamını Oku...

1 Nisan 1923 - Mecliste seçimlerin yenilenme kararı alındı

Atatürk'ün, yeniden seçim kararı hakkındaki önergenin kabulü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "...Bütün cihan bilmelidir ki, artık bu Devletin ve bu milletin
Devamını Oku...

23 Nisan Kutlu Olsun!

İnɑnıyoruz ki, Yɑrınlɑrımızı Temsil Eden Çocuklɑrımız Geçmişten Aldıklɑrı Güçle, Geleceği Şekillendirecek, Müreffeh Bir Türkiye’nin, Bɑrış İçinde Bir Dünyɑnın
Devamını Oku...

Saltanatın kaldırılması

Saltanatın kaldırılması veya padişahlığın kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Kasım 1922'de kabul ettiği 308 numaralı "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, hukuku
Devamını Oku...

Atatürkçülüğün (Kemalizm'in) Altı Ok'la simgeleştirilen ana ilkeleri

Üçlü Çark Devşirmeleri Türkiye'de Atatürkçü (Kemalist) düzeye terfi etmemiş bile olsa toplum ezici bir çoğunlukla "Atatürksever" insanlardan oluşmaktadır. Bu Atatürkseverler ise
Devamını Oku...

Atatürk soru sormaz veya sınava çekmez

Her zaman Atatürk soru sormaz veya sınava çekmez ya! Bir gün de, sofrada, neşeli bir zamanında Atatürk’ü sınava çektiler arkadaşlarından biri, sordu: “Lütfen cevap verin bakalım;
Devamını Oku...

Çanakkale Gazisi 18 Mart'ı Anlatıyor

18 Mart 1964 tarihli Akşam gazetesinde Turhan Narler’in Çanakkale gazisiyle yaptığı röportaj: “49 Yılın hatırası bugün yine canlanıyor Çanakkale’de, taşlar, ağaçlar ve
Devamını Oku...

Atatürk diyor ki

Amerikan Güdümü İçin Propagandalar... ''Bundan sonra, 8 Eylül toplantısında, demin söylediğim andırı üzerinde konuşuldu. Bu andırıda (muhtıra) başlıca Amerikan güdümü söz
Devamını Oku...

“Ankaralının Defteri” Ve Kâzım Karabekir Paşa’ya Yönelik İthamlar ''Millici''

Alıntı: Levent Karaşin Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk teşkilatlı muhalefet hareketini temsil eden Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın 1925’te, bunu takiben diğer bir teşkilatlı
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7667 Toplam Görüntülenme: 3709494

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı