Harf Devrimi

 

24 Eylül 2011 Cumartesi Tarihinde derleyip http://burhanaytekin.blogspot.com.tr/ yazdığım Harf Devrimi yazımı size sunuyorum.

 

Mustafa Kemal, 1905-1907 yıllarında Suriye’de iken Latin alfabesinin gerekliliği üzerinde çalışmaya başlamıştı. Gene de, Eylül 1922’de Hüseyin Cahit’in İstanbul basın yayın üyelerinin katıldığı bir toplantıda yönelttiği “Neden Latin harflerini kabul etmiyoruz?” sorusuna, “henüz zamanı değil” yanıtını vermişti. 1923’teki İzmir İktisat Kongresi’nde de aynı yolda bir öneri sunulmuş, ancak, reddedilmişti.

28 Mayıs 1928’de TBMM, 1 Haziran’dan itibaren resmi daire ve kuruluşlarda uluslararası rakamların kullanılmasına yönelik bir yasa çıkarttı. Yasaya önemli bir tepki gelmedi. Yaklaşık olarak bu yasayla aynı zamanda da, harf reformu için bir komisyon kuruldu.

Yeni alfabenin hayata geçirilmesi için 5 ile 15 senelik geçiş süreçleri öngören komisyonda bulunan Falih Rıfkı Atay’ın aktardığına göre, Mustafa Kemal, “Bu ya üç ayda olur, ya da hiç olmaz” diyerek zaman kaybedilmemesini istemişti.

Alfabe tamlandıktan sonra, 9 Ağustos 1928’de Mustafa Kemal, yeni harfleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gülhane’deki galasına katılanlara tanıttı. 11 Ağustos’ta milletvekilleri, 15 Ağustos’ta da üniversite öğretim üyeleri ve edebiyatçılar, Ağustos ve Eylül ayları boyunca Mustafa Kemal’in bizzat katıldığı gezilerle de, halk yeni alfabeyle tanıştı.

1 Kasım 1928’de de tüm resmi daire ve komu kuruluşlarında yeni alfabenin kullanılmaya başlanacaktı.

 

Türk Halk Devrimi ve Bulgaristan Türkleri

Türkiye’de “Harf Devrimi” yapıldığı günlerde, İtalyan Türkoloğu Ettore Rossi, yeni Türk harflerinin eski Osmanlı topraklarında da yayılacağını yazıyordu. Gerçekten çok geçmeden Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya, Kıbrıs, Hatay gibi eski Osmanlı topraklarında yeni Türk harflerinin yayıldığı görüldü. Türkiye dışında ilk yeni Türk harflerini ilk benimseyen Bulgaristan Türkleri oldu.

Bulgaristan resmi kaynaklarına göre, 1921-1922 ders yılında Bulgaristan Türklerinin 1673 ilkokulu, 39 ortaokulu ve 1 öğretmen okulu vardı. Bunlarda 60540 Türk çocuğu okuyor ve 2113 Türk öğretmen ders veriyordu. (Bulgaristan Milli Eğitim Bakanı St. Omarçevski’nin, Bakanlığının 20 Mayıs 1920-1 Temmuz 1922 arasındaki çalışmalarına ilişkin raporu (Bulgarca), Sofya, 1922, s.570-575)

1928 yılında Öğretmen Okulu kapatılmış, yerine 1923 yılında Şumnu’da açılan “Nüvvap Okulu” bırakılmıştı. Bulgaristan Türkleri bakımından alfabe sorunu, öncelikle, bu çocukların hangi yazıyla okuyacakları sorunu demekti. 1928 yılına kadar eski harflerle öğrenim görüyorlardı. Bulgarcayı, bir yabancı dil olarak, üst sınıflarda öğreniyorlardı.

Bulgaristan Türklerinin ülke düzeyine yayılmış iki önemli örgütü vardı. Biri Sofya’daki Başmüftülüğe bağlı müftülükler, diğeri Bulgaristan Türk Öğretmenler Birliği idi. Başmüftülük, Türkiye’deki Atatürk devrimlerine karşı bir tutum takınmıştı. Türk Öğretmenler Birliği ise, 1906’da kurulduğu günden beri hep ilerici, yenilikçi olmuş ve Bulgaristan’da Atatürk devrimlerinin ateşli savunucusuydu.

Bu durumda, Türk harfleri sorunu, Bulgaristan’da tutucu ve devrimci Türkler arasında çetin bir kavga konusu olacak, tutucuları kayıran Bulgar Hükümeti ile devrimcilere arka çıkan Türkiye arasında da sürtüşme yaratabilecek gibi görünüyordu.

Atatürk’ün devrimci atılımlarının adım adım izleyen Bulgaristan Türk Öğretmenler Birliği, Türkiye’de harf değişikliğine gidileceğini duyar duymaz hemen işe koyuldu. Türkiye’de yeni Türk harflerinin resmen kabulünü bile beklemedi. 1928 yılının Temmuz ayında Lom kasabasında bir kongre topladı. Türkiye’de yeni yazıya geçilir geçilmez, Bulgaristan Türk okullarında da yeni Türk harfleriyle öğretime başlanmasının kararını verdi.

Bu karar uyarınca Filibeli öğretmenlerden Ahmet Şükrü Bey, yeni harflerle, “Bulgaristan Türk mekteplerine mahsus” bir Türk Alfabesi hazırladı, 1928 yılı içinde Hasköy’de (Xaskovo), “Çikago” basımevinde bastırdı. Önsüzünde şöyle diyordu:

“Bulgaristan Türk Muallimler Birliği yeni yazının mekteplerimizde kabulüne karar verdiği zaman, bittabi benim gibi diğer meslektaşlar da memnun olmuşlardır. Bu ulvi teşebbüsün Bulgaristan mektepleri için pek faydalı olacağını düşünerek fazla söz söylemeyi zait addederim.

İşte bu maksatladır ki ‘Türk alfabesini’ tertip ettim. Bunda takip ettiğim usul bilhassa çocuğun yeni yazıya pek kolay alışabilmesidir. Eski imladaki müşkülatı nazır-ı itibara alırsak, bunun ne kadar kolay olduğu derhal anlaşılır. Elde kâfi derecede levazımın bulunmayışı ve vaktin âdem-i müsaadesine binaen kitapta görülecek hatalardan dolayı mazur görülmesini rica ve bununla Bulgaristan (Türk) maarifine yardım ettiğimi hissedersem benim için ne mutlu”

Sizlere Bulgaristan ile ilgili yazmış olduğum bölümde bahsetmiş olduğum konunun içerisinde rahmetli babada aktif rolde bulundu. Çünkü o dönemde Atatürk ilkelerine en içten duygularla sahip çıkmışlar ve Türkçe’nin Latin harfleriyle yazılan ilk alfabesini zorluklar içersinde basmışlar ve Bulgaristan’ın en ücra köşelerine okul çağındaki çocukların eğitimi sağlamak üzere dağıtmışlar, daha sonra yapmış oldukları çalışmalardan Bulgaristan hükümeti tarafından zorunlu göçe zorlanarak Türkiye’ye arkadaşlarıyla birlikte sığınmışlardır.

Cumhuriyet eğitiminin “ulusal, kamusal, laik, demokratik, bilimsel üretici” eğitim ilkelerine sahip çıkalım ve yaşatalım. Anayasanın 42. Maddesi eğitimin “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim esaslarına göre” yapılacağını belirtir. Yine 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun (METK) 2. Maddesi “Türk Milli Eğitimi’nin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, ‘Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı’ yurttaşlar olarak yetiştirmeyi” öngörmüştür.”

Derleyen Burhan Aytekin

 

Kaynaklar

·     Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, AKDTYK

·     Mükerrem K. Su-Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Türkiye Cumhuriyet İnkılâp Tarihi, Milli Eğitim Bakanlığı, Basımevi.

·     S. Eriş Ülger, Özgün Belgelerle Türkiye Cumhuriyeti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

·     N. Ahmet Banoğlu, Atatürk’ün İstanbul’daki Hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı, Basımevi.

·     Afet İnan, Atatürk hakkında Hatıralar ve Belgeler, İş Bankası Yayınları.

·     Bulgaristan Milli Eğitim Bakanlığı St. Omarçevski’nin, Bakanlığın 20 Mayıs 1920-1 Temmuz 1922 arasındaki çalışmalarına ilişkin raporu (Bulgarca), Sofya, 1922, s. 570-575).

·     Bilal Şimşir, “Bulgaristan Türkleri (1878-2008), Mart 2009 Genişletilmiş 2. Basım, İstanbul-Bilgi Yayınevi, Sayfa 142-145. Bkz. (Etore Rossi, “IL nuvovo alfabeto Latino Introdutto in Turchia”, Oriento Moderno, Anno IX, Nr. 1, Gennaio 1929, p.15.)

·     Dışişleri-Bakanlığı Arşivi (DBA), T.C. Filibe Şehbenderliğinden Sofya Elçiliğine rapor, Filibe, 3.12.1928, No. 4012-27.

·     27.9.1928 tarihli Cumhuriyet Gazetesi

·     A.Şükrü, Türk Alfabesi, Bulgaristan Türk mekteplerine mahsustur. Hasköy (Bulgaristan), “Çikago” matbaası, 1928, 28 sayfa, resimli, fyatı 12 lef., s.2.

·     Alıntı:http://burhanaytekin.blogspot.com.tr/2011/09/24-eylul-2011-harf-devrimi.html 

İlginizi Çekebilir

Not Defteri: 1-7 Nisan

 1 Nisan 1824: Yunan isyanına önlem… Mora’da meydana gelen Yunan isyanını bastırması için Mısır Hidivi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa, Mora valiliğine
Devamını Oku...

Manav Türkleri

Manav Türkleri nerden geliyor önce buna bakalım. Türkler Anadoluya geldikleri zaman bir yerleşik grup vardı birde yürüyen grup vardı.Yürüyenlere Yörük deniliyordu, yerleşik olanlarada
Devamını Oku...

Gümülcineli İsmail Hakkı Bey 150 liklerden

(Gümülcine 1877 - ay. 1942 [?]) Siyaset adamı, Kurtuluş Savaşı döneminin Bursa valilerinden. İkinci Meşrutiyet'in ilânından sonra (1908) İttihat ve Terakki listesinden Gümülcine mebusu
Devamını Oku...

Not Defteri: 22-28 Nisan

• 23 Nisan 1826: Yunan isyanında sona doğru. Yunan isyanının devam ettiği son kale olan Mesolongi, Osmanlı kuvvetleri tarafından geri alındı. Böylece Yunanistan’ın kendi başına
Devamını Oku...

İstanbul Üniversi

1863 yılında ders hayatına başlayan ve 1933 yılında İstanbul Üniversitesi'ne dönüştürülünceye kadar çeşitli isimlerle (Darülfünun-ı Osmanî/Sultanî/Şahane, İstanbul
Devamını Oku...

Borç yiğidin kamçısıdır

Fatih Sultan Mehmed'in Ağustos 1444'de ilk defa padişah olduğu zaman 22 Kasım 1444'de Bursa ve Edirne hazinesinden aldığı 3.285.840 akçelik borcun senedi. Fatih, Ağustos 1444'de ilk
Devamını Oku...

Falih Rıfkı Atay

Tarihte Bugün (20 Mart 1971) Cumhuriyet döneminin önemli simalarından, Türk gazeteci, yazar ve milletvekili Falih Rıfkı Atay, İstanbul'da kalp krizi geçirerek, terk-i hayat eyledi. Saygıyla
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 1 Kasım 2016

1512 - Tavan resimleri Michelangelo tarafından dört yılda yapılan Sistine Şapeli ilk kez halka açıldı. 1520 – Ferdinand Macellan’ın filosu, günümüzdeki adı Macellan Boğazı olan
Devamını Oku...

Selçuklu döneminde taht kavgaları

Taht kavgası Selçuklu döneminde adeta meşru bir veraset usulüydü. Aslında taht kavgası, Türk hanedanlarına has bir zaaf da değildir: Sermayenin, sanayinin, servetlerin oturduğu
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 3 Mart 2017

1451 - Osmanlı padişahı II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) tahta geçti. 1783 - Amerikan Bağımsızlık Savaşı: İspanya ABD'yi resmen tanıdı. 1807 - Napolyon Savaşları: Birleşik
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7667 Toplam Görüntülenme: 3741667

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı