Göktürklerin Türk Siyasi Hareketlerine Etkisi II Bölüm

Göktürklerin Türk Siyasi Hareketlerine Etkisi

Türkler – II. Bölüm

(Ayrıca Avarlar ve Töles Boyları)

6.yüzyılın ikinci yarısında Türk tarihinde ilk Türk isimli devlet olan Türk Kağanlığı (Göktürkler) Bumin tarafından kurulmuştur. Göktürkler’in devlet kurmadan önce Juan-juanlar’a bağlı olduğunu ve Çin’de Juan-juanların müttefiki ile mücadele halinde olan devletle ittifak yaptığını ilk bölümde söylemiştik.

Göktürkler, Bumin Kagan öldükten sonra genişleme etkinliklerine ve çevre kabileleri egemenlik içerisine alma çabasına girişmişlerdi. Bunu yapabilmeleri için öncelikli olarak Juan-juanların egemenliğine son vermek gerekmiş ve üst üste yapılan savaşlarla bu hedefe ulaşılmıştır. Bundan sonra doğu ve batıda iki koldan genişleyen Göktürkler, Kitan, Kırgız ve Tuyühunları mağlup etmişler ve Töles ile Onogur boyları itaat altına alınmıştır. Batı Türkistan şehirleri fethedilmiş ve ortaya geniş sınırları olan bir İmparatorluk çıkmıştır. Tüm bu etkinlikler gerçekleşirken devletin başında olan Mukan Kagan (553-572) Göktürklerin güçlenmesi ve büyük bir İmparatorluğa dönüşmesi sürecinde en önemli isimdir diyebiliriz.

Türk siyasi yapıları incelenirken, doğu-batı düzleminde ikili yönetimin ne kadar sık kullanıldığı göze çarpmaktadır. Mukan Kagan, başında olduğu büyük İmparatorluğun doğusu ile ilgilenip Çin’de kurulan Chou ve Chi devletlerinin mücadelelerine müdahil olurken, Göktürklerin Batı yönetiminden sorumlu olan İstemi Yabgu ise Sasani Hükümdarı Anuşirvan (1.Hüsrev) ile yakın ilişkiler kurmuştur. Sasaniler ile yaptığı ortaklık çerçevesinde Türkistan, Maveraünnehir, Afganistan ve Kuzey Hindistan’a uzanan büyük bir devlet haline gelen Akhunların yıkılması, yönünü batıya çeviren bozkırlı toplulukların geleceği için bir dönüm noktası olmuştur. Hun Birliğinin bozulması sonrasında bu bölgeye gelen Akhunların, Göktürklerin etkisi ile çökmeleri sonucu, Akhunların içinde bulunduğu federatif yapının en etkin unsurları olan Uar kabilesi batıya doğru kaçmış ve Avrupa’da sahne alan Avar Devletinin kuruluşunda yer almıştır.

Yeri gelmişken Avarların kökeni hakkında da kısa bir çözümleme yapmaya çalışacağım. Aslında Avarların kökeni hakkında oldukça fazla söylenti olsa da bu grubun çok uluslu olduğunu ve idaresinde etkin olanın Akhunların çökmesiyle birlikte onlardan ayrılan Uar kabilesi olduğunu söyleyebiliriz. Yine Göktürklerin Juan-juanları yenmesiyle birlikte onlara bağlı olan bazı kabilelerde bu gruba mutlaka dahil olmuşlardır. Çünkü Juan-juanların itaati altında en batısında birçok Ting-ling ailesi vardı. Bunlar ilk batıya göçleri sırasında Hazar denizi etrafına geldiler ve burada Uar kabileleri tarafından kontrol edilmeye başlandılar. Zaten Kafkasya, Karadeniz ve Balkanlara kadar yayılan Ogur boyları da Ting-ling kavimi mensuplarıdır. Böylece Uarlar idaresinde bölgeye gelen bu boylar soydaşlarıyla karşılaşmış oldular.

582 yılında Çin’de Sui Hanedanı bütün Çin’i egemenliğine almıştır. Çin’in başarılı entirka siyaset sayesinde birbirine düşürülen Göktürkler’in doğu kanadı Sui İmparatorluğuna bağımlı hale getirilmiştir. Ancak Göktürklerin batı kanadı bu durumdan etkilenmemiş ve ilerlemesini kesmemiştir. Tardu liderliğinde 588-589 yıllarında Sasanilerin taht kavgalarını çözmek amacıyla saldırmışlar ve Herat’a kadar ilerlemişlerdir. İttifak kurdukları Behram Çupin’i tahta oturtmuşlardır. Sui imparatorluğu, Göktürklerin kendileri için büyük bir tehdit yarattığını bildiği için kendine bağlı olan Doğu Göktürklerini Batı Göktürklerin üzerine kışkırtmış ancak üzerine gelen tehlikenin farkına varan Tardu 599 yılında Ötüken merkezli olarak Göktürkleri birleştirmiştir.

Doğu ve Batı Göktürklerinin birleştiricisi olan Tardu Kagan 603 yılında Töles boylarının isyanı sonucu Tuyühunlara sığınmış ve orada öldürülmüştür. Bundan sonra Doğu ve Batı Göktürkleri arasında ayrılık yaşanmaya başlamıştır. Töles Boylarının Altay Dağlarının batısındaki temsilcisi olan Sir-Tarduşların önemi giderek artmış ve bu iki yönetimin çekişmesine müdahil olmuşlardır. Yeri gelmişken Töles boyları ile ilgili şu açıklamayı yapmaya da gerek vardır. Töles, yanlış bir anlam yüklendiği üzere bir boy ismi değil, bozkırlarda yaşayan boyların genel bir adıdır. Bozkırlarda yaşayan kavimlere her dönem genel isimler verilmiştir. Bunlar Büyük Hun İmparatorluğu Döneminde Ting-Lingler, Tabgaçlar döneminde Gao-Che (Kanglı "Yüksek Arabalı") ve nihayet Göktürkler döneminde Töles boyları olarak isimlendirilmiştir.

Sui İmparatoru, Göktürklerin başına geçecek ve Chi-Min Kağan ünvanı alacak olan Tu-li ile birlikte Göktürkleri içerden zayıflatmayı başarmıştır. Ancak gerek Göktürkler ve gerekse Çin hükümdarlarının iki siyasi yapının rekabetinde takındıkları tavırlar çok fazla değişkenlik arz ettiği için hiçbir hanedanın uzun ömürlü olacağının garantisi olmamıştır. Bu nedenle tamamen Suilerin kuklası konumunda bir Göktürk hükümdarı olan Chi-Min Kagan döneminden sonra başa geçen Şi-Pi Kagan, Suilerin sonunu hazırlayacak bir ittifak neticesinde Çin’de Tang Hanedanı’nın kurulmasını sağlamıştır. Ancak bu durum daha iyi teşkilatlanmış bir hanedanın Göktürklere karşı daha saldırgan tavırlar denemesine de fırsat yaratmıştır.

Babasına karşı ihtilal yaparak Tang Hanedanın başına geçen kudretli İmparator Li Sih Min’in (Kao-Tsu) etkinlikleri Göktürklerin sonunu hazırlamıştır. Sir-Tarduş, Bayıku ve Uygurların isyanları sonucunda duraklamaya başlayan Doğu Göktürkler 630 yılında İl Kagan’ın Tang Hanedanınca yakalanması sonrasında Çin’e sığınmak zorunda kalmışlar ve esaret dönemi başlamıştır. Bunun paralelinde Ötüken bölgesi Sir-Tarduşların eline geçerken, anayurtlarını kaybeden Doğu Göktürklerin bazıları Batı Göktürklere sığınmıştır. Ancak Sir-Tarduşlar da gerek Göktürk ve gerekse Çinliler ile yaptığı savaşlarda yıpranacak 646'da dağılacaklardır. Bundan sonra Tang hanedanı; Bugu, Bayıku, Basmıl, Kırgız, Karluk gibi kavimlere Askeri Valilik ünvanları verecektir. Artık Töles boyları tamamen dağılmıştır.

Batı Göktürkler ise Tung Yabgu komutasında Sasanilere ağır yenilgiler yaşatmışlar buna karşılık 630 yılında Doğu Göktürklerin yıkılmasından sonra batıda Karluk boylarının da isyan etmesi ile birlikte Batı Göktürkler de duraklama dönemine girmişlerdir. Bu durum Batı Göktürklerin yıkılmasında önemli rol oynamıştır. Tung-Yabgu, Karluklara karşı töreye aykırı davrandığı için öldürüldükten sonra yerine geçen İşbara Kagan; Tou-Lu ve Nu-Shih-Pi adında 2 ana ve toplam 10 kola ayrılan yeni bir boy sistemi meydana getirmiştir. Bu boy sistemi Türgiş (Türgeş) adını alacak ve Oğuzların alt yapısını oluşturacaktır. 659 yılında Batı Göktürk Devleti de Çin ve Uygurların baskılarına dayanamayarak tamamıyla çökmüş, bu süreçte işgal edilen bölgelerde bulunan halkın büyük bir çoğunluğu ve Uygur, Karluk boyları Çin egemenliğini kabul etse de birçok Türk boyu da batıya doğru göç etmiştir. Bu süreçte Türgişler’in bir kısmı Issık gölü civarına göç ederken diğerleri de Beşbalık bölgesine yerleşmişlerdir.

Türgişler denildiği zaman Oğuzlar akla gelmelidir. Oğuzlar etnik bir grup değil, Göktürkler içindeki kabileler anlamına gelmektedir. Türgişler mevzusu içinde yukarıda değindiğimizüzere Göktürkler’de merkezi egemenlik çökünce bu gruplar yönünü batıya çevirmişlerdir. Büyük bir Oğuz kütlesi daha bu zamanda Hazar ve Aral gölü arasındaki havzada hayat bulmuşlardır. Batı Göktürklerin zayıflaması ve Çin esaretine girmesinin en keskin etkilerinden biri de Hazar Türklerinin serbestlik kazanması olmuştur. Böylece İtil, Yayık, Don ve Kuban nehirlerinin havzasında yaklaşık 630 yılında kurulan Hazar Kağanlığı adlı teşkilatın en önemli unsurları olmuşlardır. Avarların saldırısı ile yıkılan Sabarlar da bu teşkilat içinde yer almışlardır.

Töles boyları dağılınca en doğuda Kerulen Havzası dediğimiz bölgede Dokuz Oğuz organizasyonu ortaya çıkmıştır. Buna karşılık Doğu Göktürkleri her ne kadar esaret altında olsa da Çepi ve Chie-Shih-Shuai (Kürşad) gibi liderler ile önemli özgürlük hareketleri içerisinde bulunmuşlar, başarılı olamasalar da milli benliğin kaybolmaması adına önemli işler yapmışlardır. Göktürkler, 679'da Çin'e karşı bağımsızlık ateşini yaktıktan sonra Tonyukuk'un ordusu Dokuz Oğuzları yenmiş ve yarım yüzyıl Çin esaretinde yaşayan Göktürkler bu hedeflerine ulaşmışlardır. 682 yılında Aşina Ailesinden Kutlug (İlteriş) önderliğinde Doğu Göktürk Devletinin devamı niteliğinde 2.Göktürk Devleti’ni kurmuşlardır. Kurucu önderin adını alan bu devlete Kutluk Devleti de denmektedir.

28 Ekim 2016

ü  Umut Eker

ü  Haziran 2019

ü  Tarih (Geçmişin Işığında)

Yararlanılan Kaynaklar

ü Avcıoğlu, D., Türklerin Tarihi I-II, Tekin.

ü Kafesoğlu, İbrahim, “Tarihte Türk Adı”, Türkler C.1, Yeni Türkiye.

ü Ögel, B., Türk Kültürünün Gelişme Çağları, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı.

ü Taşağıl, A., Gök-Türkler, TTK.

ü W. Barthold, Orta Asya Türk Tarihi Hakkında Dersler, İstanbul 1927

ü Yücel M.U., Çin Tarihi - İstanbul Ü. AUZEF Ders Notları, 2012

İlginizi Çekebilir

Taksim Anıtının Bilinmeyenleri

11 Eylül 2016 Teşekkürler Ivan Denisenko  Andonis Topuzoğlu Türkiye’nin en ünlü meydanı Taksim’de yer alan Taksim Anıtı’nın herkes tarafından bilinmeyen ilginç bir hikâyesi
Devamını Oku...

Türk Eğitim Devriminin Okulları Köy Enstitüleri

Yarım kalan Türk Eğitim Devriminin Okulları Köy Enstitülerinin, 78. Kuruluş Yıl Dönümüdür Köy Enstitülerinin kuruluşuna 17 Nisan 1940 yılında başlanmıştır. Kurucu
Devamını Oku...

15.02.1867, 150 yıl önce bugün...

“Kılâ’-ı Hâkaaniyye” Denilen Son Dört Kalenin Sırbistan’a Terki Fermanı: Meclisi Vükelâ’nın Böğürdelen [Šabac], Belgrad, Semendire [Smederevo] ve Feth-ül İslam [Kladovo]
Devamını Oku...

İstiklal Caddesi'nin altı Roma Mezarlığı

Beyoğlu’ndaki tarihi Casa Garibaldi binasının restorasyonu sırasında, binanın bodrumunda, üzeri kiremitlerle örtülmüş bir iskelet bulundu. Kazıya devam edildikçe iskeletlerin sayısı
Devamını Oku...

Tarihte Bu Hafta: 8- 14 Mayıs

·     9 Mayıs 1913: Irkçılığın korkunç yüzü... Bulgaristan Türklerini Hıristiyanlaştırmak ve Bulgarlaştırmak üzere Babek köyüne gönderilen bir rahip, kilise yöneticilerine
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 21 Ekim 2016

1860 - İlk özel siyasi gazete Tercümanı Ahval çıkmaya başladı. Tercüman-ı Ahvâl, İstanbul'da 1860-1866 arasında yayımlanan ilk özel gazetedir. 22 Ekim 1860'ta Agâh Efendi ve Şinasi
Devamını Oku...

Derdimizi dinleyecek bir Marko Paşa bile kalmadı

Sakızlı bir Rum olan ve asıl adı Marko Apostolidis olan Marko Paşa 1814’te
Devamını Oku...

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi ve Devletleri

Türkler, ilk defa Orta Asya’da Tarih sahnesine çıkmış, daha sonra Anadolu’ya akın akın göç ederek pek çok devlet veya beylik kurarak, Selçuklular, Osmanlı Devleti ve son olarak
Devamını Oku...

Heybeli Ada Ruhban Okulu

Heybeli Ada Ruhban Okulu, Türkiye gündemini uzun zamandır meşgul eden konulardan biridir. Bu konu genellikle Fener Patrikhanesinin ekümeniklik iddiası ile birlikte ele alınmaktadır. Fener
Devamını Oku...

Tarihte Bu Hafta: 16-22 Ocak

16-17 Ocak 1878: Harmanlı Katliamı… Hicri takvime göre 1293 yılında yaşanmasından dolayı 93 Harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nda büyük çoğunluğu kadın ve
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7667 Toplam Görüntülenme: 3712818

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı