Geçmişten Günümüze Türk Hamamı

İnsanoğlu, önceleri akarsu ve denizlerde arınmış, temizlenmiştir. Ruh ve bedenin arınması, hastalıklardan korunmak gibi amaçlarla, Hintliler Ganj, Asurlular Fırat, Mısırlılar Nil gibi kutsal anlam yükledikleri nehirlerin kaynaklarında topluca yıkanırlardı. Eski Mısır inançlarına göre, tanrılar suyu, insanların öncelikle kötülüklerden arınması, sıcaklarda serinlemesi için yaratmıştır. Bu nedenle suların kutsal sayıldığı, tanrı olarak saygı gördüğü medeniyetlerde, su ile yıkanmak ruh ve beden arınmasının temel taşı niteliğindedir.

Tarihçiler ve arkeologların kaydettiği bilgilere göre Mezopotamya, Babil, Hindistan ve eski Mısır’da yıkanmak için bağımsız binalar yapılmış. Ancak büyük hacimli binalar inşa edilmesi, kendinden ısıtmalı bir sistemin bulunması ve sıcak suyunun akıyor olması Romalılar dönemine rastlıyor. Evleri ısıtmak için kullandıkları alttan ısıtmalı bir tür kalorifer yapısını yıkanma binalarına uyguluyorlar ve “Roma Hamamı” ortaya çıkıyor. Bu dönemde oldukça geniş alanlar üzerine kurulan hamamlar, temizliğin yanı sıra sportif ve kültürel etkinliklerin de merkezi olmuştur.

Romalılar hamamları, halkın ortak olarak kullandığı Gymnasium, kütüphane gibi diğer yapılarla birleştirerek mimari kompozisyonlar meydana getirmişlerdir. Roma hamamlarının fonksiyon bakımından belirli özel hacimleri vardır: (Apodyterium) soyunma yerleri, (Tepidairum) soyunduktan sonra ilk girilen ılık hacim, (Caldarium) sıcak hamam kısmı , (Firigidarium) yıkandıktan sonra soğuk suyla yıkanılan yer idi. Frigidariumda bazen bir havuz bulunurdu. Hamamla beraber jimnastik egzersizleri yapılabilecek bölüm (Palestra) da çok kere düşünülürdü. Roma hamamlarının döşeme altındaki boşluklarda ve duvar içlerinde borularda dolaşan sıcak hava ile ısıtılması tekniği sonradan Bizans’ta ve Türklerde aynı şekilde kullanılmıştır.

Türk Hamamı, tarihin gizemli geçmişinden gelen, sağlık açısından da çok önem arz eden, geleneksel bir mirasımızdır. Günümüzdeki Türk Hamamı şeklini tarih boyunca Türk mimarisinden değişimler göstererek sosyal ve kültürel yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Türklerin yaşamında hamamlar sadece bir yıkanma yeri değil, daha ötesi sağlık, sosyal ve kültürel etkinliklerin yaşandığı merkezler olmuştur.

Hamam sözcüğü; Arapça Hammam=Banyo, İbranice Hamam=Sıcak olmak sözcüklerinden türemiştir. Hamam, kısaca “yıkanma, arınma ve şifa bulmaya mahsus yer” olarak tanımlanabilir. Sanat ve mimarlık bakımından büyük bir önemi bulunan hamamlar, kültür tarihi açısından da önem arz eder. Kubbe ve diğer bazı mimari özellikleri ile camiyi andırır. Kendilerinden önceki Müslüman devletlerin geleneğini çok iyi değerlendiren Osmanlılar, idareyi ele alır almaz her tarafta hayır tesisleri kurmaya başladılar. Özel bir mimari tarza sahip bulunan hamamlardaki içyapının önemli kısımları, genellikle camegah (soyunma yeri), soğukluk (kurulanma ve peştamal değiştirme yeri) ve sıcaklık (yıkanma yeri) adı verilen bölümlerdir.

·       Alıntı Ihsan Hanson

İlginizi Çekebilir

Stanza della Segnatura Freski

İtalyan Rönesans Ressam ve Mimarı Raphael'in en ünlü fresklerinden biridir. Kimi sanatçı çevrelerde Rönesans'ın Raphael ile başladığı iddiası da vardır. Bu oda bir papa odası
Devamını Oku...

Sokrates ahlakı

Sokrates ahlakı alışkanlıklara, törelere ve geleneklere indirgememiş, ahlakı erdemli olmakla ilişkilendirmiştir. Alışkanlıklara, törelere ve geleneklere göre yaşamak kolaydır, erdemli
Devamını Oku...

Yunan Kültüründe Heykel Sanatının Rotası...

Mitlerle tanımaya başladığımız Yunan kültürü, zaman içinde kültürel bir dönüşüm ile Roma kültürü sayesinde geniş alanlara yayılarak yaşamaya, diğer kültürlerle harmanlanıp
Devamını Oku...

Musa'nın Hükmü (Boynuzlu Musa Heykeli)nin Hikâyesi

Eusebius Sophronius Hieronymus (Azizi Jerome), İsa’dan yaklaşık 350 sene sonra, Kutsal Kitap’taki tercüme hatalarından rahatsız olur ve temiz bir Latince nüsha oluşturmak
Devamını Oku...

Türkler Ant içerse, önünde kimse duramaz

Ulusal Ant Belgesi Misak-ı Milli Tablosu Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Türk askerlerinin elinde bulunan topraklar bir bütündür, parçalanamaz. Mütareke Antlaşmasının
Devamını Oku...

21 Haziran Kızıl Kun Bayramı

Tüm Türk Dünyasının 21 Haziran Kızıl Kun (Kızıl Güneş, El Oyun, Ysyakh) Bayramı kutlu olsun. Türk inancına göre, yazın gelişini müjdeleyen bu bayram, aynı zamanda insan
Devamını Oku...

Mergen Tengri-Merkür

Ülgen'in oğludur. Her şeyi bilen, “akıllı” Mergen Tengere göğün 7. katında oturur. Mergen kelime anlamı olarak Okçu Nişancı anlamına
Devamını Oku...

Tengri

Moğolların yüce tanrısının adı ''tengri'dir ve ''gök'' anlamına gelmektedir (krş. Buryatların ''tengri''si, Volga Tatarlarının ''tangere''si, Beltirlerin ''tingir''i, Yakutların
Devamını Oku...

Dede Korkut Diliyle Bayram

Sırtını dayadığın kara dağların yıkılmasın / Gölgesine oturduğun koca ağaçların kesilmesin / Gümrah akan ırmaklarının suyu kurumasın / Kolun kanadın kırılmasın / Ulu Tanrı
Devamını Oku...

Roman Ruins of Volubilis, Morocco

Yakındaki kutsal şehir olan Moulay Idriss Zerhoune'den ve vadi boyunca daha yüksek noktalardan görülebilen Volubilis, Fez İmparatorluk Kentleri ile Meknes arasında bulunan ve buğday
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3385534

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı