Fenike – Yunan – Pers Savaşının Başlangıcı

MÖ. 500 lü yıllarda başlayan Pers – Yunan savaşının nedeni Herodot tarihinden okuyoruz. Ancak gerçek olaylar, mitolojik karekterlerle simgelendiğini de hatırlatmak isterim. Öncelikle Herodot anlatımına bakıp sonra mitolojik karşıklıklarını bulmaya çalışalım. Parantez içlerine açıklamaları ekledim.

1.    İranlı anlatıcılar derler ki, kavgayı Fenikeliler çıkardılar, bunlar Erythreia (Kızıldeniz) denilen denizden kalkıp bizim kıyılarımıza geldiler, bugün de üzerinde oturdukları ülkeye yerleştiler ve hemen denize açılıp uzun yolculuklara giriştiler; Mısır'dan, Asurya'dan mal toplayıp, bunları bütün bölgelere, en çok da Argos (Yunanistan) ülkesine götürdüler. Böylece Argos'a gelen Fenikeliler, diye anlatıyorlar, mallarını sergilemişler. Beşinci ya da altıncı günü pek çoğunu elden çıkarmışlardır ki, bir küme kadın deniz kıyısına çıkagelmiş, kralın kızı da aralarındaymış.Adı, Yunanlıların da dedikleri gibi İo (Yunan mitolojisinde, nehir tanrısı İnakhos’un kızıdır. Baş tanrı Zeus, İo’nun güzelliğiyle büyülenir. Ancak İo, Hera Tapınağı’nda bir rahibedir ve Zeus’u reddeder.) idi ve İnakhos'un kızıydı. Bu kadınlar, gemilerin kıç yönünde ve oldukça yakınında durup beğendikleri şeyleri satın almaya koyulmuşlar, derken Fenikeliler (Kenan Diyarında Yaşayan Halklar) hep birden üzerlerine atılmışlar, çoğu kaçıp kurtulmuş, ama İo yakalananlar arasındaymış, sonra gemilerine atlayıp Mısır'a doğru dümen tutmuşlar ve gözden kaybolmuşlar.

2.    İşte İo, Perslere göre ve Yunanlıların dediklerinin tersine, Mısır'a böyle gelmiş ve çarpışmalar böyle başlamış, çünkü Yunanlılar ki, ille de onlardır denemez, bence belki de Giritliydiler, daha sonra Fenike'deki Tyr'a yanaşmış ve kral kızı Europe'yi (Europa Suriyeli çok güzel bir kızdı. Mitolojiye göre Zeus Europa’ya aşık olmuştur) kaçırmışlardır. Böylece iki taraf ödeşmiş oluyordu; ama sonraki ikinci saldırı Yunanlılara yüklenmelidir diyor bizimkiler. Uzun bir gemiye atlayıp Kolkhis'deki Aia (Bugün ki Haritaya Göre Trabzon – Rize – Artvin Tarafları) kentine ve Phasis'e (Bugün ki Gürcistan Tarafları) kadar kürek çekmişler ve kendilerini buralara kadar getiren isteklerinin hepsini elde ettikten sonra dönerken, kralın kızı Medeia'yı (Güneş Tanrısı Helios’un Torunu) da kaldırmışlar. Kolkhis kralı peşlerine adam salmış, hakkını aramış, "Kızımı geri verin" demiş, ama onlar da karşılık olarak demişler ki, "Siz de Argoslu (Yunanistan) İo'yu kaçırmıştınız ve karşılığında hoşnutluk da vermemiştiniz, biz de size daha fazlasını verecek değiliz."

3.    Bu olayların üzerinden iki nesil geçmiş, gene Perslere göre, bunları bilen Alexandros, Priamos'un oğlu, Yunanistan'dan bir kadın kaçırmak istemiş, bu yüzden bir cezaya çarpılmayacağına güveniyormuş, nasıl ki, o ilk kadın kaçırıcılar da ceza görmemişlerdi. Ve Helene'yi (Helen (Helene) veya Truvalı Helen, Menelaos'un karısı. Yunan mitolojisine göre Truva savaşına neden olan dünyanın en güzel kadınıdır. Aynı zaman da Helen kavramı, yunan mitolojisinin atası; Deukalion'un ve Pyrrha'nın oğlu; Amphictyon'un kardeşi; Aiolos, Xuthus, ve Dorus'un babası Helen'in oğulları İyonya'nın ilk kabileleriydi.) kaçırmış. Yunanlılar önce adamlar gönderip Helene'yi geri istemişler, özür dileyin demişler. Buna karşılık Medeia'nın kaldırılışı öne sürülerek, "Şimdi bizden istediklerinizi, o zaman da siz vermemiştiniz," denilmiş.

4.    O zamana kadar olan şey, karşılıklı kız kaçırmaktan ibaretti. Ama bu sefer Yunanlılar, Perslere göre, açıkça suçludurlar – zira onların Asya'ya karşı açtıkları sefer, Perslerin Avrupa'ya karşı açtıkları seferden öncedir. Hem kadın kaçırmayı Persler de hoş görmezler, ama bu çeşit çapkınlıkların öcünü sürdürmek, onlara göre akıl işi değildir ve aklı başında kimselerin böyle şeylere pek aldırış etmemeleri gerekir, zira belli bir şey, bu kadınlar kendileri de razı olmasalar, zorla kaçırılamazlardı. Onlar, Asyalılar, kendilerinden kadın kaçırılmasını pek umursamamışlardı, ama Yunanlılar Spartalı bir kadın uğruna koca bir donanma toplamışlar, Asya'nın üstüne yürümüşler, Priamos'un (Truva Kralı – Bugün ki Çanakkale) ülkesini yerle bir etmişlerdi, o günden bu yana Yunanlı onlar için artık düşmandır. – Biliyoruz ki, Asya'yı ve orada oturan barbarları, (Yabancı Dile Sahip Olanlar) Persler kendilerinin sayarlar. Avrupa, özellikle Yunan dünyası, onlar için yabancıdır.

Herodot, tarihi anlatırken temsiliyet ilkesini ve mitolojik kavramları, yaşanan olaylara yediren bir anlatım yolunu seçmiştir ve bu durum dönemin retorik anlayışına uygundur. Retorik inandırma ve temsiliyet sanatıdır. Kısaca Retorik nediri açıklayıp yorumumu eklemek istiyorum.

Retorik, siyasal birlik ve monarşik bir düzlem üzerine, amaçların gerçekleştirilebilmesi için ortaya çıkmış bir kavramdır. Yönetici, halkın benliğine girmek için, inandırıcı ve etkili konuşmanın yanı sıra, Tiyatro oyunları, heykel sanatın da betimlemeler, hikayelerde kendini yücelten düşmanı yeren figürler ekleme, şiirsel söylemlerle halkı etkileme, olmamış olayları olmuş gibi söyleyerek yalanlar ile kitlenin kendine tarafına çekilmesi gibi yöntemleri de kullanır. Demokrasiye geçiş sürecinde taraftar toplama çabasıdır. Bu durum yunan mitolojisinde de sıkça rastlanır.

Retorik sanatının yanısıra, pagan düzleminden kaynaklanan temsiliyetler de Herodot tarihinde sıkça kullanılır. Kral kızlarının tanrı kızlarına benzetilerek temsiliyet olarak gösterilmesi diğer bazı toplumlarda da kaşılaşılan bir anlatım şeklidir. Hakimiyet bölgelerinin aidiyet göstergesi olarak kadın olarak betimlenmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bir baba kızının üstünde hakim durumdadır. Bu niteleme devletler ve topraklar üzerinden de kullanılabilir. Mesela bizler Kıbrıs için yavru vatan, Azerbaycan için kardeş ülke diyoruz. Eski çağ mitlerinde de sahip olunan bölgeler için kızım denmesi normaldir. Bir örnek vermek gerekirse Enki, kızı inannaya Eridug şehrini kurmasını ister. Böylelikle bu şehir İnanna ile özdeşleşir. İnanna’yı kaçırmak aynı zaman da eridug şehrine de sahip olmak manası taşır. Eridug şehrinden, İnannayı temsil eden herhangi bir eşyanın çalınması ise bir savaş sebebi sayılabilir, çünkü çalınan eşya o şehrin tanrısının, bir başka şehrin tanrısı tarafın çalınması manasına gelir.

Şahsi yorumuma göre, bahsi geçen kral kızları, kabile tanrılarının heykelsel avatarlarıdır. Çağ itibariyle toplulukların akrabalık ve ittifak kurabilmek için kız alıp verildiği bir dönem için, Büyük bir savaşın çıkma nedeni için basit bir kız kaçırılması gösterilmesi mantık dışıdır. Ancak tanrıların kaçırılması ve toprakların saldırıya uğraması geçerli bir savaş sebebidir. Herodot, Tarihi yazarken genel itibariyle gerçek olayların mitsel ve hikayesel anlatım yolunu seçmiş ve buna üsluba göre düzenlemiştir. Dikkat edecek olursak her mitsel anlatımın sırasında gerçek kişileri ve arkeolojik olarak kanıtlanmış bazı yerleri de vermesi de bu bağlamda olabilir.

·       Haşim Ural

·       15 Temmuz 2019

·       Tarihin Gerçeğine Yolculuk

İlginizi Çekebilir

8 Haziran 1915

8 Haziran 1915. Dünkü Esat Paşa Miralay Mustafa Kemal arasındaki görüşme şöyle noktalandı. 19. Tümen komutanı yeni düzenlemelerle yine cephe gerisine neden sürüldüğünü sorunca;
Devamını Oku...

Yabancı uyruklu kadın doktorlara çalışma izni

Yabancı uyruklu kadın doktorlara çalışma izni veriliyor fakat Osmanlı uyruğundaki kız öğrenciler Tıbbiye'ye alınmıyordu. Sıhhiye Meclisi kadınların hekim olamayacaklarına dair bir
Devamını Oku...

Not Defteri 4-10 Şubat 2019

Metin Edirneli'nin Not Defteri 4-10 Şubat
Devamını Oku...

Türkler ve Medler

“Medler M.Ö 4500 yıllarında Sakalardan ayrılarak bugünkü Azerbeycan bölgesinde Mata (Mada) adındaki önderlerinin başkanlığında bir beylik olarak tarih sahnesine çıkmışlardır.
Devamını Oku...

İstiklal Marşı’nın Kabulü

Maarif Vekâleti, Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklâl Harbi’nin millî bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla 1921’de bir güfte yarışması
Devamını Oku...

19.10.1912, 104 Yıl önce bugün...

Alıntı: Metin Sertbaş‎ - Tarihten Anekdotlar 1.Balkan Harbi / Batı Cephesi / Osmanlı 8. Kolordu'su İle Yunanistan Epir Ordusu Çarpışmaları / Dişkata Muharebesi: Alasonya
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 1 Mayıs 2017

    Tarihte Bugün 1 Mayıs
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 26 Şubat 2017

1618 - Sultan I. Mustafa tahttan indirildi ve yerine II. Osman padişah oldu. 1815 - Napolyon Bonapart Elba'dan kaçtı. 1848 - Fransa'da ikinci cumhuriyet ilan edildi. 1870 - New York'ta ilk
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 15 Ekim 2016

1582 - Avrupa'da Gregoryen takvimi kabul edildi. 1917 - Fransızlarca tutuklanan ve Alman gizli servisine bazı bilgiler verdiğini kabul eden Hollandalı dansçı Mata Hari (Margaretha Geertruida),
Devamını Oku...

Sultan Mahmud

Sultan Mahmud o çağın devlet adamları üzerinde olumlu etkiler uyandırmıştır. İstanbul'da uzun süre İngiliz elçiliğinde bulunmuş olan Lord Stratford onun portresini şöyle çizer
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3960395

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı