"Çivi Çiviyi Söker"

"Çivi Çiviyi Söker" adlı söyleşi kitabında, Muazzez İlmiye Çığ, kendisine sorulan bir soruya şöyle yanıt veriyor:

- Atatürk'ün partisi CHP'nin giderek halktan koptuğu ve 1950'ye böyle gelindiği tezine ne diyorsunuz?

- Bir harp geçirdik oğlum. O savaşa girmedik, fakat o savaşa girmemek ne büyük gayretti, biliyor musunuz siz? Savaşa girmemek için elimizden gelen her şeyi yaptık. Tabii birçok şeylerde sıkıntımız oldu. Halk sıkıntıya girdi. Bu sıkıntılardan istifade eden bazıları karaborsa yaptılar. Hatta o zamanlar "Sabun, zeytinyağ, Perihan Altındağ" diye sloganlar vardı. Sanki bütün bunları CHP yapmış gibi, bir değişiklik olsun diye kıyamet kopardılar. İyi, güzel kazandılar. Biz de oy verdik. Hatta kocamla münakaşa ettik o zaman. O diyordu ki bunlar memleketi düzeltecekler, demokrasiyi ortaya koyacaklar, iyi olacak. Ben de bunların hepsi CHP'den ayrılmış adamlar, partinin başında görev almış insanlar, niçin bunu kendi partilerinde yapmadılar, diyordum. Ama ikinci seçimde (1954) başladı CHP yükselmeye. Çünkü halk baktı ki bunlardan alan yiyor, alan yiyor. Yani bunu görmemeye imkân yoktu. Bir gün annemle Karaköy'de yürüyoruz, liman hep yabancı gemilerle dolu. Cahil kadın olduğu halde annem "kızım ben çok korktum, burası Abdülhamid'in zamanına dönmüş," dedi. Hepsi dışarıdan mal getiriyor. Ama karşılığı yok paranın. Birden açıverdiler… Buzdolapları, çamaşır makineler… Güzel, hepimiz de aldık, ama neye karşılık? Kendi emperyalizmimizi kendimiz yarattık. O paralarla fabrika kursaydık, bütün bunları bir süre sonra alacaktık. Ama biz üretecektik. O zaman alışmıştık elde çamaşır yıkamaya, buzdolapsız oturmaya. Ama yapmadılar. Birden büyük borçların altına girdik. Bunlar ödenemedi, faizler ödenemedi. 1958'de bütün devletlere müracaat ettik, artık kimse para vermiyordu, çünkü faizi bile ödeyemiyoruz. Almanlara müracaat etmişiz. Ben 1953-54'de Almanya'ya gidip gördüğüm zaman insanlığın vahşetine ağladım. Düşünün biz 1958 yılında, gidiyoruz, bu durumdaki Almanya'dan borç istiyoruz. Alman maliye vekili geldi buraya. Döndü gitti. Benim yanımda bir Alman profesör vardı, "Muazzez Hanım çok üzüldüm size borç veremediğimizi için, ama siz de hak veriniz, bir borç istendiği zaman bunun gerek ülke gerek dünya iktisadi hayatına ne gibi katkılar sağlayacağı bir programla gösterilmezse, o borç bir nevi dilencilik değil midir ?" dedi. Ben bunu duyduğum zaman kalbim sıkıştı. Ama ne oldu, millet alyanslarını verdi, bütçemiz tamamlandı ve 1965'de bütçe tam olarak bu Demirel denilen adama verildi. Veriş o veriş…

 

Alıntı

İlginizi Çekebilir

Mukaddes Hatıralar

21 Kasım 2016 Bir sıhhiye çavuşu anlatmıştı: Süngü muharebeleri birkaç saat sürüyor. Öğleden sonra ikide üçte yada ikindiye doğru ne bizde ne onlarda takat kalıyor muharebe
Devamını Oku...

Türk Sözünün Kökeni

Yalnızca Batı (Avrupa) Türklerinin kendilerine verdikleri bir adlandırma olan Türük adı ilk kez Traklar’da tam bir söyleniş olarak görülmektedir. Türük büyük, ulu, güçlü, iyi ve
Devamını Oku...

Benim Gönlümce Dualarım

Sevgili Fecbook Mahallesi, bu mübarek gecede bir yazı daha yazmak istiyorum. Hani özelimizden veya açıktan şuna buna dua edin diyorsunuz ya, cumaları, kutsal gün ve geceleri hatırlatıp,
Devamını Oku...

Eşek Olmanın Ayrıcalığı

  Yergi Atalarımız, daha günün birinde ne demişler?: “Eşekle işin, sonra kaşın da kaşın”. Adamlar, böyle laflar etmişler ama bence, güpegündüz halt yemek olmuş bu. Arkanıza
Devamını Oku...

Bitmeyen Savaş

29 Eylül 1918 Bulgaristan, 30 Ekim 1918 Türkiye ve 11 Kasım 1918 Almanya’nın teslim olmasıyla I. Dünya Savaşı sona erdi. Sıradan insanlar dört yıllık acılı dönemi sona erdiren
Devamını Oku...

Mustan

Komşu köyden mahalle çobanı Mustan vardı, yaşı otuzu geçmiş olmasına rağmen hala bekârdı. Biraz saf olsa da, gönlü deryalardan engin, hayallerinde en büyük ereği evlenip, mutlu bir
Devamını Oku...

Orta Avrupa Gezimiz Anılardan Bir Demet

Balkanlar Orhan Suat Lüleburgaz Hayattur İle Muhteşem Orta Avrupa Turu Güncesidir Sevgili dostlar öncelikle bu Orta Avrupa seyahatinin bu kadar kolay geçeceğini hiç düşünmemiştim.
Devamını Oku...

"Zamanın kısa tarihi"

Babam henüz sağ iken "Zamanın kısa tarihi" adlı kitabın ilk bölümünü okumuştum ve kendi yaşamımın ne denli önemsiz olduğu gerçeği ile yüzleşmiştim. Evrenin ve zamanın
Devamını Oku...

Doğu Avrupa’da Yeni “Büyük Oyun”

  Sabir Askeroğlu “Büyük Oyun” 19. yüzyılda dönemin hegemon gücü olan Büyük Britanya ile Avrupa’nın büyük güçlerinden biri olan Rusya arasında Orta ve Güney Asya’da
Devamını Oku...

Felsefe Şeytanla Muhabbettir

Mantık, bilim felsefesi, bilgi teorisi başta olmak üzere, felsefe tarihi, kültür felsefesi ve ahlak felsefesi alanlarında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Ahmet İnam, Türkiye Felsefe
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3555590

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı