Bir Mübadil Hikâyesi

Aydın Ayhan

Babamın memuriyeti dolayısıyla ben Ayvalık’ta doğdum. Annem, babamla küçük yaşta evlendiği için anneme bütün komşularımız kol kanat gererler, hep yanında olurlar, kendi evlatları gibi yardımcı olurlar yalnız bırakmazlardı. O zamanlar pek çok evde elektrik ve radyo olmadığından mahallenin hanımları her gece bir yerde toplanır konuşurlardı.

Biz genellikle annemle yaşıt kızları olan berber Zihni(Gürer) Amcalarla görüşürdük. Arnavut asıllı olan bu aile Anadolu’ya mübadeleden çok önce geldiği için kendilerine “Emlak-ı metruke”den hiçbir şey verilmemişti.

Zihni Amca’nın berber dükkânından kazandığıyla zorluklar içinde geçinmeye çalışırlardı.

Mübadelenin ilk günlerinde Zihni Amca dükkânında müşteri beklerken sokakta çok perişan bir durumda çöp karıştıran ve bulduğu kuru ekmek parçalarını ağzına atan küçük bir çocuk görür. Çağırır yanına, aç olduğunu anlayınca karnını doyurur.

Anne ve babası daha Midilli’de iken ölmüşler, mübadele başlayınca onu da gemiye bindirip Ayvalık’a yollamışlar.

Kimsesi olmadığı için harabelerde yatıyor, çöplerden atılmış yiyeceklerle karnını doyurmaktaymış.

Zihni Amca ismi “Cemil” olan bu çocuğu önce yıkatıp tıraş etmiş, sonra oraları silip süpürmesi karşılığı dükkâna çırak almış, dükkânda yatıp kalkmasını sağlamış, sünnet ettirmiş, okullar açılınca okula yazdırmış.

Cemil uzun süre burada barınmış, ilkokulu bitirdikten sonra girdiği bir sınavı kazanarak gitmiş ve zaman içinde unutulmuş…

Çok uzun yıllar sonra Zihni Amca gene berber dükkânında otururken limana gelen bir gemiden kalabalık bir grup inmiş, onları kaymakam başta olmak üzere kazanın ileri gelenleri bando ile karşılamış, nutuklar söylenmiş, Devlet Deniz Yolları vapur seferlerinin Ayvalık seferlerine başlaması kutlanmış ve hep beraber yürümeye başlamışlar.

Zihni Amca: ”Kim bilir, kim geldi?”, diye düşünürken kalabalık bulunduğu sokağa girmiş, yaklaşmış ve dükkânın önünde durmuş.

Karşıladıkları çok iyi giyimli kişi diğerlerini dükkanın önünde bırakarak dükkandan içeri girmiş, ve gülümseyerek:

“Baba, beni tanımadın mı? Ben Cemil’im. Hani çöplerin arasından ekmek toplarken bulduğun, bakıp büyüttüğün Cemil’im ben...”

Zihni Amca şaşkınlık içinde bakarken Cemil devam etmiş:

“Ben, Devlet Deniz Yolları Umum Müdürü Yardımcısı Cemil Perman’ım… Elini öpmeye geldim.” Sarılmışlar, ağlaşmışlar.

O akşam Cemil Bey şerefine verilen ziyafette Cemil Bey, Zihni amcayı : “ Babamdır.” diye yanına oturtmuş.

Cemil Bey ertesi gün yalnız olarak dükkâna gelerek; on beş gün sonra İstanbul’a döneceğini, kendisini arayacağını, İstanbul’a çağıracağını, mutlaka gelmesini, artık iyilik yapma sırasının kendisinde olduğunu bildirmiş.

Gerçekten on beş gün sonra gelen bir telgraf ile Zihni Amca İstanbul’a çağırıldı.

Borç alarak İstanbul’a gittiğinde, Cemil Bey çok acele Ankara’ya çağrıldığından, Zihni Amca onunla görüşemeden üzüntü içinde geri dönmek zorunda kalmıştı.

Ama birkaç gün sonra Cemil Bey kaymakamlık vasıtasıyla telefon eder, Onu ısrarla gene İstanbul’a çağırır, “Umum Müdürlük”e gelerek: “Ben Cemil Bey’in babasıyım.” demesini ister.

Zihni Amca bin bir zorlukla, borç alarak gene gider.

Ama Cemil Bey bu sefer de bir yere gitmek zorunda kalmıştır. Fakat sekreterine ve yardımcılarına, babasını iyi ağırlamalarını, tembihlemiştir.

Birkaç gün sonra gelir ve Zihni Amca’ya Akdeniz seferi yapan bir gemide iş verilmesini sağlar..

Bir süre sonra da Zihni Amcalar Ayvalık’tan ayrılıp İstanbul’a taşındılar.

Biz uzun yıllar bu dostlarımızla haberleştik. Hatta 1971de İstanbul'da askerde iken evlerinde de ziyaret etmiştim. Sonra ilişkimiz koptu.

·       Aydın Ayhan

İlginizi Çekebilir

Selanik'ten Gelen Son Türk'ün Mektubu

104 yıl önce bugünlerde Osmanlı’nın Anavatanı Rumeli’den Evini, Barkını, Mezartaşlarını zorla bırakıp göç ettirilen ve yollarda ölen/öldürülen binlerce Soydaşımızı
Devamını Oku...

İsmet Hulusi anlatıyor

‘O gece ne kadar güzeldi kâinat…’ Dudağında yangın varmış dediler, Tâ ezelden yayan koşarak geldim. Alev yanaklara sarmış dediler, Sevda seli oldum, taşarak
Devamını Oku...

1939 Şubat İstanbul Tevkifanesi, Sultanahmet

İstanbul Tevkifhanesi olarak bilinen Dersaadet Cinayet Tevkifhanesi ya da daha sonraki adıyla Sultanahmet Cezaevi 1919’daki açılışından 1969 yılında mahkûmların Sağmalcılar
Devamını Oku...

Balıkçı

Balıkçı bir adam bir sabah, hava daha aydınlanmamışken deniz kenarında içi taş dolu bir torba bulur. Elini torbanın içine sokarak bir taş alır ve o taşı denize fırlatır. Taşı
Devamını Oku...

Lüleburgaz’daki dayak, işkence, hapis, gasp ve sürgün!

Hazırlayan: Araştırmacı/Tarih Öğretmeni Ali Arslan Lüleburgaz’ın işgal belgeleri, Yunanlıların Lüleburgaz'ı işgaliyle beraber asırlarca birlikte yasayan topluluklar arasında
Devamını Oku...

Bizim muhasebemiz yok mu?

(Deneme) Son zamanlarda ülkemizde gözden kaçmayacak birtakım uğraşılar dikkati çekmektedir. Bilim adamları ve aydınlar, bu ülkeden Türklerin kovuluşunu kaleme alıyorlar. Buna benzer
Devamını Oku...

Yeniden Şiddetlenen Emperyalist Rekabet

[…ABD, Japonya ve Almanya; azgelişmiş ülkelere karşı birlikte hareket ediyor ancak kendi aralarında şiddetli bir ekonomik yarış içindeler. ABD’de geniş mali kaynaklara sahip ‘20.
Devamını Oku...

Taksim Cumhuriyet Anıtının Tarihçesi

Cumhuriyet’in ilanından sonra İstanbul, Avrupa ülkelerinde sık sık karşımıza çıkan ulusal değere sahip bir anıtın yükseldiği, törenlerin yapılabileceği büyük bir meydana sahip
Devamını Oku...

Türk Halkı ve Yap-İşlet- Devret Yatırımları

[...Halkın önemli bir bölümü, yap-işlet-devret yöntemiyle yaptırılan yol ve köprüleri bir tür borçlanma olduğunu görmüyor. Ekonomik sorunların ağırlaştığı bir dönemde gerekli
Devamını Oku...

Ata sevgisi

Suna Sarvan Hasdoğru Atatürk hayranı olan, evlatlarını öyle yetiştiren babamız Cemal Sarvan aramızdan ayrılalı 47 yıl oldu. Ne kadar Ata sevgisi varmış, ölüm ilanı bile Atamla
Devamını Oku...

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7667 Toplam Görüntülenme: 3689620

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı