Bergama- Pergamon

Arkesilaos’un Bergama’ya ilişkin bir şiiri günümüze değin gelir. Doğduğu toprakların insanlarına şöyle seslenmektedir Arkesilaos: “Bergama yalnız asker gücüyle değil, atları ile de ünlüdür, Eğer bir ölümlü insan Tanrılar Tanrısı Zeus’un muradını Dile getirebilseydi, diyeceği şu olurdu: Bergama geleceğe Daha büyük şan ve onurla girecektir.” Arkesilaos’un bu seslenişi, Eumenes I’in (263-241) yeğeni Attalos’un kazandığı olimpiyatlardaki “atlı araba“ müsabakaları için söylenmişti. Bu dönemde Eumenes’in küçük prensliği, dünya medeniyet âleminde tanınan ve sayılan bir devlet olma yolundaydı. Eumenes’in ölümünden sonra yerine geçen Attalos I, (241-197) Galatların saldırısına maruz kalınca askerlerinin inancını yükseltmek için kurban kesip tanrılara sığınmayı uygun buldu. Bir kâhin, avucuna ters yazılan Nike (zafer) kelimesini, savaştan önce kesilmesi gereken bir kurbanın ciğerine gizlice mühür gibi basarak askerlerin önünde okudu. Topluluktan “Zafer Kralındır” sözleri yükseldi. Savaş Tanrıçası Athena’nın zafer getireceğine, tanrıların başı Zeus’un düşmana yıldırımlar yağdıracağına ve diğer bütün tanrıların Bergama’yı koruyacağına inanıldı. Bu inançla Galatların bütün hücumları kırıldı. Yılmaz ve yenilmez diye ün salan Galatlar savaş meydanından çekildi, böylece Kaikos Savaşı zaferle sonuçlandı (M.Ö.241). Bergama’da zafer takları kuruluyor, her tarafta şenlikler yapılıyordu. Atina Akropolünde de zafer büyük törenle kutlanacaktı. Halk Attalos’a Soter (kurtarıcı) adını vererek onu yarı tanrı saydı. Attelos kral ilan edildi. Bu zafer bir halk efsanesine dönüştü. Amon, nasıl Büyük İskender’in oğlu sayıldıysa, Attalos da bir nehir tanrısının (Kaikos’un) oğlu sayıldı. Helen mitolojisinde kahramanlık sembolü olan boğa boynuzu ile tasvir edildi. Berlin Pergomon Müzesinde Zeus Sunağının dış duvarlarını süsleyen ve tanrılarla devlerin savaşını betimleyen ”Gigantomakia“ adlı kabartma, Kaikos Savaşını anlatır. Savaş sonunda elde edilen ganimet, Bergama’yı koruyan tanrıça Athena’nın Akropol tepesindeki tapınağının avlusuna konuldu ve buraya çapı üç metreden geniş olan altlık üstüne, Attalos’un şükran borcu olarak Athena’nın heykeli dikildi. Egemenlik alameti için de dört drahmilik sikkeler bastırıldı. Bu paranın bir Dağının ıssız yamaçlarından doğan, yakın zamana değin çağıltıyla akıp Bakırçay çukuruna kavuşan bir derecik vardır. Bu su Kestel Deresidir. Bu küçücük dere, tarihsel Bergama tepesiyle dik Hula bayırı arasındaki dar boğazdan aşağılara doğru binlerce yıl süzüldü durdu. Bugün önü çağdaş yöntemlerle kapatılan dere artık Pergamos tepesinin kuzey eteklerine yaslanmış büyük su birikintisi, Kestel Gölüdür. Bergama tepesinin eteklerini batıdan saran; Selinos, doğudan kuşatan Kestel’dir. Bu iki kardeş akarsu Bergama’nın biraz ilersinde, ova düzlüğünde birleşir, akıntılı Bakırçay’a karışır. Kestel ve Selinos, acıklı öykülerin ırmağı Bakırçay’ın çocuklarıdır. Geçmişi çok eskilere dayanan Mysia suları bol, yeşil bir ülkeydi. Mekânla bütünleşen sözcükler tarihin tanığıdır çoğu zaman. Bugün Anadolu’da Kestel adıyla anılan birçok yer vardır. Kestel, Ortaçağda Anadolu’da paralı askerlik yapan, anavatanları bugünkü İtalya olan Latinlerin yaydığı bir ad olabilir. Çünkü kökeni Latin dilinde “castellum” olan bu sözcük ”hisar, kale” demektir. Bu ad genellikle korunaklı, tepe biçimindeki yerleşimlere verilmiştir. Tarihi Pergamon tepesine bugünkü Bergamalılar da “kale” demektedir. Kestel Luvi dilinde “küçük kutlu akarsu” anlamına geldiği öne sürülen “kastala” sözcüğünden de türemiş olabilir. Kestel Türkçe ses uyumlu, söylenmesi kolay bir sözcüktür. Dere boylarına kurulmuş birçok beldenin adı Anadolu’da Kestel’dir. Bergama’nın Kesteli’de küçük bir akarsudur. Selinos ise suları ılık bir deredir. Fıstık çamı ağaçları, Pinus Pinea’larla örtülü Kozak yaylasının Batı Madra yükseltilerinden doğar ve yorgun Bergama’yı granit kütlelerle çevrili Kozak’ın dingin ortamına ulaştıran geçidin içinde akar. Çam ormanlarının arasındaki yüksek ve yalçın bir kayanın tepesine, Kapıkaya’ya dikilmiş, Anadolu’nun Ana Tanrıçası Kybele’nin tapınağının önünden geçip akar. Bugün Haylazlar Kaya’sı dediğimiz bir başka taş tapınakta saygı gören Ana Tanrıça Kybele’nin eteklerini okşayıp Bergama’ya varır. Ilık sularını, Pergamon tepesinin ayırdığı volkanik Geyikli Dağları'ndan alsa gerek. Selinos, Geyikli eteklerinde kutsal Asklepieion’un kurulduğu dağlardır.

Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Yüksel Güngör Kocaeli Üniversitesi, Derbent Turizm Meslek Yüksek Okulu, Öğretim Üyesi

 

Alıntı: Seher Bilhan Sürme, Nabu Artemis Kitabev

İlginizi Çekebilir

Hey Koca Yurt

Hey Koca Yurt, Halikarnas Balıkçısının en sevdiği kitabı ve okurlarından büyük bölümüne göre de yazarın başyapıtıdır. Kitabın sonunda şöyle yazar Balıkçı: “Bu yapıtın
Devamını Oku...

Mutluluğu Birde Böyle Dinleseniz :) :)

"Mutluluk insanın içini ısıtan, ışıklandıran bir şeydir. Kanının iyi dolaştığını, kalbinin gümbür gümbür attığını, yoğun olarak yaşadığını hissettiren şeydir. Meselâ,
Devamını Oku...

Antik Yunan da antik tapınak Lonia

İstanbul (/edildiğinedɪdᵻmə/; Antik Yunan: Δίδυμα) bir antik Yunan tapınak üzerine sahil Ionia. Bu yer bir Tapınağı ve oracle of Apollo, Didymaion. Yunan İstanbul demek "ikiz", ama
Devamını Oku...

Ankara Eğitim Araştırması Hastanesi'nden örnek uygulama

Türkiye genelinde hastanelerin önü gribe yakalanmış vatandaşlar tarafından adeta hücuma uğrarken, Ankara Eğitim Araştırması Hastanesi kimsenin aklına gelmeyen bur uygulamayı hayata
Devamını Oku...

Olympian kazandı buzağı yağlı ribaund, futbolcular içinde koç

08-05-2017 Olympian kazandı buzağı yağlı ribaund, futbolcular içinde koç Olympian kazandı buzağı yağlı ribaund, futbolcular içinde koç Olympian kazandı buzağı yağlı ribaund,
Devamını Oku...

Pepuk Kuşu Efsanesi

Dersim-Erzincan yöresinde anlatılan bir efsane vardır adı Pepuk Kuşu Efsanesi. Çocukluğumda dedem tarafından anlatılan bu efsaneyi asla unutmadım. Kuvvetle muhtemel benim gibi bu hikayeyi
Devamını Oku...

Şeyh İsmail Maşuki

İş bu deme erince, üç kez doğdum anadan bunca yavru uçurdum, nice aşiyaneden   dört doğurdum anamı, hamil oldum babadan babam dokuz ayaklı, anlama efsaneden.   on tayaya emzirdim,
Devamını Oku...

Gaziantep ve Hatay’daki, Kayı Boyu Tamgalı Mezar Taşları

Kendi geçmişimiz ile ilgili bilgi alabileceğimiz kaynaklardan biri de, mezar taşlarıdır. Atalarımız binyıllar öncesinden, Tamga adını verdiğimiz gizemli semboller ile bize mesaj
Devamını Oku...

Argos Kralının kızı İo'ya Tanrılar Tanrısı Zeus

Argos Kralının kızı İo'ya Tanrılar Tanrısı Zeus abayı yakar. Zeus, güzel İo ile seviştiğini, çok kıskanç karısı Tanrıça Hera'nın kendini görmemesi için; kendisini ve
Devamını Oku...

"Edwin Smith Papirüsü"

İnsanın kendi beyninin farkına varışının hikâyesi MÖ 3000 yılına dek uzanır. İnsan beyninin tarihin bütün zamanlarında bugünkü kadar saygı ve itibara sahip olduğunu söylemek zor.
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 4007336

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı