Bakacaklı İsmail Çavuş

“Bakacak”, Balıkesir merkeze bağlı oldukça uzak bir köydür. Geçen yüzyılın başlarında, devletin bekası için yiğidin harman olduğu zamanlarda, Balkan Savaşında, Harb-i Umumi’nin çeşitli cephelerinde, Milli Mücadele’de çevredeki bütün köyler gibi pek çok şehit vermiş bir köydür.

Geçen yüzyılın başında bu köyden İsmail isminde bir delikanlı ayni köyden Fadime isimli bir kızı deliler gibi sever. İstetir. Fakat kızın babası “kemik”tir. Vardır ya öyle “sert” babalar… Kızını bir türlü İsmail’e vermek istemez… Ricacılar, aracılar gönderilir. Kızın babası bir türlü razı olmaz. “Kızı vermem. Ona kız mı verilir…” der, başka bir şey demez…

Ve sonunda olan olur. Bir gün İsmail, Fadime’yi kaçırır… Bir kaç zaman sonra köye geldiklerinde, kızın babası “Artık yapacak başka bir şey yok…” diye razı olur. Evlenirler. Bir de oğulları olur… Ali İsmail, eşini deliler gibi sevdiğinden onun tarlada, bahçede çalışmasını yorulmasını istemez. Karısının ağır iş yapmasına, yorulmasına kıyamaz… Evde oturup çocuğuna bakmasını ister… Bütün işleri kendisi yapar… Tarlada çalışır… Eve gelir, kuyudan su şeker, odunları kırar getirir. Bütün yapılacak işleri sevinçle yapar... Karısının üzülmesini hiç istemez… Adeta üzerine titrer…

Ama bir gün Balkan savaşı patlar… “Gel!” denir. İsmail askere alınır. Çok zor ayrılır Fadime’sinden… Göz yaşları sel olur… Ağlaya ağlaya ayrılırlar…

Bir süre geçer… Yaralanır. Hava değişimine yollanır… Trenle Balıkesir’e gelir. Şimdiki gibi taşıt yok. Yürüyerek köye geldiğinde gece yarısı çoktan olmuştur… Herkes yatmıştır..Uykudadır… O saatte kapıyı vurup karısını uyandırmağa, rahatsız etmeğe gönlü razı olmaz... Köpeği de havlamaz sahibine…

Evin avlusunda kuyunun bir “bilezik taşı” vardır. Oturur üzerine. Sabaha kadar karısının kendiliğinden uyanmasını bekler…

Karısı sabah uyanıp bahçeye çıktığında bilezik taşına oturmuş İsmail’i görür. Sevinçle koşar, gelir. Sarılır. “Niye uyandırmadın!” diye sitem eder. “Kıyamadım.” der İsmail, “Bir sizi türlü uyandırmağa kıyamadım…”

Bir iki hafta sonra gitme vakti geldiğinden İsmail köyden ayrılır. Birliğine katılır. Birkaç zaman sonra hastalanır. Yeniden köye yollanır… Gelir… Gene kuyunun bilezik taşı üzerinde oturarak sabahı bekler…

Çanakkale Savaşları sırasında “mükâfat izni” ile son gelişine kadar dokuz kere köye geldiğini söylerler… Bu arada üç çocukları daha olur... Şaban, Osman, İbrahim…

Karısı artık alışmış olduğundan, her sabah kalkar kalkmaz ilk işi hemen evin avlusundaki kuyunu bilezik taşının üstüne bakarmış…

İsmail son gelişinde ayrılırken karısına: Hanım, bu savaş diğerlerine benzemiyor. Eskiden; “Yunan Harbi” denirdi, Yunan üstüne gidilirdi. “Bulgar Harbi” denirdi, Bulgar üstüne gidilirdi. Şimdi “Cihan Harbi” deniliyor. “Bu çok daha büyük bir harp… Bu sefer memleketin her tarafından muharebe haberleri geliyor… Bu sefer nereye savrulacağımızı bilemiyorum… Bu sefer hemen gelemeyebilirim… Geç gelebilirim… Bu ayrılık uzun süreceğe benziyor… Endişelenme… Sakın merak etme… Sakın merak edip üzülme…” der ve gider…

İsmail bir türlü gelemez…

Ama karısı, her sabah kalkar kalkmaz ilk işi, bahçeye çıkar ve kuyunun bilezik taşı üzerine uzun uzun bakarmış…

Fadime Nene ölmeden önce hastalanmış…  Birkaç ay kalkamamış.. Ama sabah yanına ilk gelene hemen:” Bakın gelin bakalım… Dışarı bakın bakalım… Bilezik taşı üstünde İsmail’im bekleyip durur mu? Gelmiş mi İsmail’im, bakın bir kere!”

Her halde İsmail Fadime’sini ahrette bekliyordur…

(“Çanakkale… Ah… Çanakkale” isimli kitabımdan.)

 

Alıntı: Aydın Ayhan ve TC Birlik Balıkesir

İlginizi Çekebilir

Kâşif’i Analım... Kaderin Nameleri

Emel Balıkçi-Şakir Sanki bugünmüş gibi anımsıyorum. Bundan kırk yıl önce,1967’nin kış tatili. Smolyan Öğretmen Enstitüsünde okuyan ablam kapağı açık mora bakan bir küçük
Devamını Oku...

Doğu Karadeniz’de Eski Köy Adları

Karadeniz Bölgesi’nde, eski ve yeni köy adları arasında, dikkat çeken ve açıklaması yeterince yapılmamış ilginç farklılıklar vardır. Yeni köy adları, resmi belgelerde
Devamını Oku...

Türkiye'nin dolarize olma durumunu gösteren tablo...

%38'ler düzeyinde dolarizasyon var. Vatandaş "Biz dolarımızı bozdurduk, peki bu durum niye düzelmedi?" diye soruyor. Herşeyden önce ekonominin bir bilim dalı olduğunu unutmayalım ve asla
Devamını Oku...

Selanik'ten Gelen Son Türk'ün Mektubu

104 yıl önce bugünlerde Osmanlı’nın Anavatanı Rumeli’den Evini, Barkını, Mezartaşlarını zorla bırakıp göç ettirilen ve yollarda ölen/öldürülen binlerce Soydaşımızı
Devamını Oku...

Gezi Notlarım Orhan Suat

Orhan Suat Komşularımız Yunanistan ve Bulgaristanda Günübirlik Felekten Bir Gün Çaldık… Geçtiğimiz 20 Kasım Pazar günü son zamanlarda bir gezi değişikliği yaparak Lüleburgaz
Devamını Oku...

Yeniden Şiddetlenen Emperyalist Rekabet

[…ABD, Japonya ve Almanya; azgelişmiş ülkelere karşı birlikte hareket ediyor ancak kendi aralarında şiddetli bir ekonomik yarış içindeler. ABD’de geniş mali kaynaklara sahip ‘20.
Devamını Oku...

Japon Kalkınması

Japonya'da, feodalizmi tasfiyeye yönelen yenilikçiler, 1868 yılında halkı temsil eden meclislerin kurulmasına karar verdi. İlerici Parti'nin ilk işi, dinsel eğitim kurumlarını yıkarak,
Devamını Oku...

Demokrasi Yerelde Olsa

Bizler sahiplenemediğimizde, demokrasi; çok yönlü bir aldatmacadır. Günlük yaşamda kullanamadığımız demokrasi, güçlünün çıkarını koruyan bir sisteme
Devamını Oku...

Mutluluğun Yolu Kütüphaneden Geçer

Her hafta, salı günleri, Lüleburgaz İlçe Halk Kütüphanesinde, “Hikâye Saati” etkinliğinde okul öncesi çocuklarla buluşuyorum. Her hafta farklı bir etkinlik gerçekleştiriliyoruz.
Devamını Oku...

Yuda Marko Levi

Galata’da Kepenkleri Yağlıyan Bir Gariban Musevi Vatandaş Varlık Vergisinde Yağ Fabrikası var zannedilip Yüksek Oranda Vergiye tabi
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 4635714

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı