Auschwitz Toplama kampı

75 yıl önce bugün (27 Ocak 1945) çoğu Yahudi 1 milyon 100 bin insanın katledildiği Auschwitz Toplama kampı Kızıl Ordu tarafından Nazilerden kurtarıldı. Kampa getirilen 900 bin insan geldikleri anda ya doğrudan gaz odalarına gönderilmiş ya da kurşuna dizilmiştir. Auschwitz

·       Ahmet Müderrisoğlu

·       Arkeo Dünya

·       Tarih Kulübü

 

Konuyla ilgili kısa bilgi

Almanya Ölüm kampı: Auschwitz

Auschwitz toplama kampı ya da bir diğer adıyla 'ölüm kampı'nda hayatta kalmaya başarabilenler 27 Ocak 1945'te Sovyet birliklerince kurtarılmıştı. Auschwitz'in acı geçmişinde yaşananları soykırımın tanıkları anlatıyor.

   This picture released by Yâd Vashem Photo Archives shows the arrival and processing of an entire transport of Jews from Carpatho-Ruthenia, a region annexed in 1939 to Hungary from Czechoslovakia, at Auschwitz-Birkenau, Poland in May 1944. The picture was donated to Yad Vashem in 1980 by Lili Jacob. Images from the Album are currently on display at the United Nations in New York as part of Yad Vashem's Auschwitz: the Depth of the Abyss exhibit. The original Auschwitz Album and other images will be on permanent display in Yad Vashem's new Holocaust History Museum, due to open in March 2005. (ddp images/AP Photo/Yad Vashem Photo Archives, HO) ** Mandatory Credıt. Edıtorıal Use Only ** ** No Sales**

“Baltık Denizi ve Karpatlar arasındaki doğu cephesinde 13 Ocak sabahı Sovyetler büyük bir operasyon başlattı. Cephe 1000 kilometre boyunca alevler içinde.“

Operasyon sabahı Alman radyosundan bu haber veriliyordu. Kızıl Ordu karadan ilerledikçe, Auschwitz toplama kampındakilere özgürlük biraz daha yakınlaşıyordu. Ancak özgürlük için daha iki hafta beklemeleri gerekliydi. Sovyet birlikleri 27 Ocak 1945’te nihayet kampa ulaştı. Fanatik Alman birliklerinin direnişi ile karşılaşan Kızıl Ordu’nun 231 askeri, kampı özgürlüğe kavuştururken hayatını kaybetti. Kamptaki yaklaşık 60 bin kişiden 7 bin 500'ü ise zaten adeta birer ölü gibi görünüyordu ve onlar uzun sürecek yürüyüşe katılamadı.

 

Bildergalerie Sinti und Roma

Kamuoyunun Auschwitz’te yaşananları öğrenmesi hemen mümkün olmadı. Kamptan kurtarılanlarla ilgili ilk haber İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin Almanca servisi tarafından 1945 Nisanı’nın ortalarında aktarıldı. Kurtarılanlardan biri de Anita Lasker’di. Lasker yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Kampa yenileri getirildiğinde bir doktor ve komutan bulunuyordu ve hepimizin gözleri önünde tasnif ediliyorlardı. Yaşları ve sağlık durumları soruluyordu. Yeni gelenler ise ne olduğundan habersizdi ve sağlık sorunlarını söyleyerek aslında kendi ölüm fermanlarını imzalıyorlardı. Özellikle yaşlılar ve çocuklar ne olduğunu anlamıyordu. Sağ taraftakiler hayatta kalıyor, sol taraftakiler ise gaz odasına gönderiliyordu…“

 

Korkunç Nazi sistemi

Auschwitz, Nazi döneminin en büyük toplama ve imha kampıydı. Burada mükemmel şekilde işleyen korkunç bir Nazi sistemi geliştirilmişti. Kitlesel ölümlerin organizatörü ise Adolf Eichmann’dı. Eichmann, Reich Ana Güvenlik Baş Dairesi (RSHA) olarak adlandırılan kuruluşun Yahudi işlerinden sorumlu yöneticisiydi. Bu daire aslında SS yapılanmasının bir nevi terör aracıydı. Eichmann 2. Dünya Savaşı’nın sonunda Vatikan’ın desteğiyle Arjantin’e kaçtı. Ancak İsrail gizli servisi, 1960 yılının mayıs ayında peşini bırakmadığı Eichmann’ın izini buldu ve onu İsrail’e kaçırdı. İsrail’de hâkim karşısına çıkarılan Eichmann, Yahudilerin soykırıma uğratılmasında büyük rol oynamadığını iddia etti, ancak mahkemeyi ikna etme konusunda başarılı olmadı. Eichmann yargılama sonunda suçlu bulundu ve 1962’de idam edildi.

 

Adolf Eichmann

Adolf Eichmann daha sonra İsrail'de yargılandı

Polonya’daki Krakov kentinin 60 kilometre güneybatısındaki Auschwitz, 1940 yılının ilkbaharında inşa edilmişti. 1941 Eylülü’nde de toplama kampının komutanı Rudolf Höss, tutukluların öldürülmesi için zehirli Züklon B temin edilmesini istedi. Aslında bir dezenfeksiyon maddesi olan Züklon B, kapalı alanda yaydığı buharla dakikalar içinde ölüme sebebiyet veriyor.

1942 yılından itibaren Avrupa’nın dört bir yanındaki Yahudiler Auschwitz’e yollandı. Yaklaşık 1 milyon 300 bin Yahudi Auschwitz’e getirildi. 1943’ten itibaren Yahudiler, Romanlar, Sintiler ve diğerleri Nazi güçleri tarafından ‘endüstriyel‘ olarak öldürülmeye başlandı. Tutuklular kamptaki dört gaz odasında öldürülüyor ve ardından cesetleri yakılmak üzere krematoryuma gönderiliyordu.

 

Doktorlar 'tasnif' ediyordu

Auschwitz’e getirilenlerin tümü gazla öldürülmüyordu. Hayvan taşımacılığında kullanılan vagonların içinde sıkış tepiş kampa getirilen insanlar, Nazi terminolojisine göre ‘tasnif‘ ediliyordu. Kimin gaz odasına gönderileceğine kimin gönderilmeyeceğine SS doktorları karar veriyordu. ‘Auschwitz’in Azraili‘ olarak adlandırılan Josef Mengele de bu doktorlardan biriydi. Mengele, ‘tasnif‘ işinin yanı sıra kampta aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin üzerinde vahşi deneylerini gerçekleştiriyordu. Mengele savaş sonrası önce Arjantin’e ardından da Paraguay ve oradan da 1978 yılında bir deniz kazasında öldüğü Brezilya’ya kaçtı.

 

Lublın, Poland: A pile of human bones and skulls is seen in 1944 at the Nazi concentration camp of Majdanek in the outskirts of Lublin, the second largest

Kamptakiler kitleler halinde öldürülüyordu

 

Anita Lasker, Mengele’yi şöyle anlatıyor:

“Dr. Mengele orada çeşitli deneyler yapıyordu. Kadınlar, deneylerin yapıldığı Auschwitz’in ünlü 10’uncu bloğuna getiriliyordu. Ve kadınlar deneylerde kobay olarak kullanılmak üzere kısırlaştırılıyordu… İkizlerle ilgili de yapılan deneyler vardı. Dilleri tamamen dışarı doğru çekilerek koparılıyordu, burun delikleri de zorla açılıyordu.“

 

Zorla çalıştırılanlar

Bedenen güçlü olanlar da zorla çalıştırılıyordu. Doğru düzgün giyinmeden, yemeden, içmeden ve hiçbir tıbbî olanak sunulmadan ağır işlerde çalışmaya zorlanıyorlardı. Kısa bir sonra onların da bedenlerindeki tüm güçleri tükeniyor, ya açlıktan ya donarak ya da bir iş kazası nedeniyle hayatlarını yitiriyorlardı. Artık çalışamayacak duruma gelenler de imha kamplarına gönderiliyordu.

Hayatta kalan bir başka kişi, Charlotte Grunov da BBC’nin Almanca servisine şunları anlatmıştı:

“'Tasnif' adı verilen işlem her hafta yapılıyordu. Saatlerce çağrı yapılıyor ve insanlar saatlerce o korkunç blokların önünde bekliyordu. Ardından doktor geliyor, onların başında da Mengele bulunuyordu, el hareketiyle kimin yaşayacağına kimin öleceğine karar veriyordu. Sonra insanlar 1, 2, 3 diye numaralandırılıyor ve 25’inci bloğa getiriliyorlardı. 25’inci blok, ölüm bloğuydu.“

 

Joseph Mengele KZ-Arzt Ausschwitz

Auschwitz'teki tutukluların göz odasına gidip gitmeyeceğine karar veren Doktor Joseph Mengele

Auschwitz’te Nazilere bağlı SS güçleri tarafından yaklaşık 1 milyon 100 bin kişi öldürüldü. Suçlular Kızıl Ordu yaklaşırken ölüm izlerini yok etmek için gaz odalarını 1944 yılının sonunda havaya uçururken, tutuklular da kamptan tahliye edildi ve batıya doğru tehcire zorlandı. Aşağı Saksonya Eyaleti’ne getirilen Charlotte Grunov ve Anita Lasker, 1945 Nisanı’nda İngilizler tarafından kurtarıldı.

Auschwitz'te kalanlar ise Sovyet birliklerinin attığı bombaları duyabiliyordu. SS güçlerinin tüm engellemelerine rağmen kamp kurtarıldı. Auschwitz’ten kaçanlar gece gündüz özgürlüğüne kavuşmak için yürüdü, geride kalanlar ise öldürülüyordu. 'Ölüm yürüyüşü' ile yola çıkan 56 bin kişiden 15 bini yolun sonunu göremedi. Yol kenarına sıralanan cesetler Auschwitz’in son kurbanlarıydı.

 

DFB Delegation in Konzentrationslager Auschwitz

27 Ocak, Uluslararası Yahudi Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü

 

Altı milyon kişi öldü

Holokost olarak adlandırılan Yahudi soykırımı toplamda ise 6 milyon kişinin canına mal oldu. En az yaklaşık 5 milyon 600 bin Yahudi, yarım milyon Sinti ve Roman öldürüldü. Nazi döneminde ayrıca fiziksel engelliler, eşcinseller ve Yehova Şahitleri sistematik olarak yok edildi. Öldürülenler arasında 1,5 milyon da çocuk var. Federal Almanya Cumhuriyeti, 1996 yılından beri 27 Ocak'ta Nazi kurbanlarını anıyor.

·       © Deutsche Welle Türkçe

·       Birgit Görtz / Hülya Köylü Schenk

Editör: Başak Özay

İlginizi Çekebilir

1872 senesinde İç Kale.

Güpgüpoğlu -Kaytazoğlu -Hacıhasanzade -Hacıhüseyinoğlu gibi ailelere ait beş adet selamlığı bulunan haneler
Devamını Oku...

Ordu…

Türkler, devlet ve ordu kurma, bunları sevk ve idare etme konusunda da, köklü ve uzun tarihlerinin derinliklerinden gelen genetik hafızaya ve geleneğe
Devamını Oku...

Fatih Sultan Mehmet

İtalyan ressam Bertoldo Di Giovanni'nin tasarladığı madalyon. Arka yüzünde kavuklu sarığı, sırtında pelerini ve belinde kuşağı ile
Devamını Oku...

Uç beyliği nedir, uç beyi kimlere denir?

Uç beyliği ve uç beyi kavramları zaman zaman çeşitli nedenlerle gündeme gelebiliyor. Uç beyliğinin Hristiyan tarafındaki karşılığı, Rumca akron olarak adlandırılırdı. Peki, uç
Devamını Oku...

Baklava Alayı

Osmanlı'da baklava, aşçılık marifetinin ölçüsü sayılıyordu. Çok kıymetli bir tatlıydı. Devlet-i Aliyye'de, sarayda ustalık imtihanında yaptırılan yemeklerden biriydi. Bu tatlı,
Devamını Oku...

28 Aralık 1915

28 Aralık 1915. Düşman denizaltısı E-2 Önce Mudanyayı bombaladı daha sonra Yeşlköy açıklarında gıda malzemesi taşıyan 3 yelkenli tekne batırdı. Aralıksız yağan şiddetli
Devamını Oku...

29 Mart 1915

29 Mart 1915. Türk ordusu Çanakkaledeki ordu birliklerinin iaşesinin 2 aya çıkarılmasını kararlaştırdı. İaşe yolları ve depoları kurulmaya başlandı. Savaşın uzun süreceğini
Devamını Oku...

Osmanlı ve Selçuklularda Yönetim Biçimi ve Ekonomi-5

Metin Aydoğan Selçuklu ve Osmanlılar’daki toprak iyeliğinin (mülkiyetinin) temel özelliği, Orta Asya kültürünün gelişkin bir uzantısı ve paylaşımcılığa dayanan kamucu yaşam
Devamını Oku...

Yıl 1878'di…

Afyon'a bağlı Beyköy'de bir tarlada 10 metre uzunluğunda kireç taşından yapılmış bir yazıt bulundu… Üzerinde bir takım şekiller vardı… Köylüler taşa bir anlam
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 19 Şubat 2017

1861 - Rusya'da toprağa bağlı serflik yürürlükten kaldırıldı. 1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı. 1915 - I. Dünya Savaşı: Çanakkale Savaşları başladı. 1925 -
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3512953

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı