Atatürk ve Çocuklar

“Atatürk çocukları çok severdi. Onun dilinde çocuk, sevgi demekti. Sevdiklerine, hangi yaşta olursa olsunlar, “çocuk” diye seslenirdi. Kendisinin çocuğu olmamıştı; bundan dolayı vakit vakit iç acısı duymuş mudur bilmiyorum ama, doğrusu ben buna hiç ihtimal vermiyorum; bütün Türk yavruları onun öz çocukları gibiydi. O, bu yavrulara öylesine gönül vermiş, onlar da ona öylece candan bağlanmışlardı. Dünyada böyle bir mutluluğa erişmiş kaç insan vardır ve böyle bir insanın yüreğinde öyle bir üzüntü nasıl yer tutabilir.

Bir gün yanına girdiğim zaman, onu (Ülkü’yü) yine büyük adamın kucağında bulmuştum; şakalaşıyorlardı. Çocuk katıla katıla gülerek onun altın saçlarını çekiyor, burnuna yapışıyor, ara sıra yumak elleriyle yüzüne küçük küçük tokatlar indiriyordu.

O da çocuklaşmış gibiydi; bir yandan kahkahalarla gülüyor, bir yandan da güya başını korumaya çalışıyordu.

Bir aralık bana baktı, gök parçası gözleri sevgi ve neşeden ışıl ışıldı:

-“Çocukluk ne güzel şey.. Çocuklar ne sevimli, ne tatlı yaratıklar değil mi? En çok hoşuma giden halleri nedir bilir misin?.. Riyakârlık bilmemeleri, bütün istek ve duygularını içlerinden geldiği gibi açıklamaları” dediğini anlatan Soyak, anılarına şöyle devam etmektedir:

Başka bir gün çocuk terbiyesinden konuşuyordu, bu konudaki mütalâalarını izah etti:

"Çoğu ailelerin öteden beri çok kötü bir alışkanlıkları var; çocuklarını söyletmez ve dinlemezler. Zavallılar lâfa karışınca, sen büyüklerin konusuna karışma der, sustururlar. Ne kadar yanlış, hatta zararlı bir hareket. Halbuki tam tersine, çocukları serbestçe konuşmaya; düşündüklerini, duyduklarını olduğu gibi ifadeye teşvik etmelidirler; böylece hem hatalarını düzeltmeye imkân bulunur, hem de ileride yalancı ve riyakâr olmalarının önüne geçilir.

Kısacası, artık çocuklarımızı düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da, başkalarının samimî düşüncelerine saygı beslemeye artık alıştırmalıyız. Aynı zamanda onların temiz yüreklerinde yurt, ulus, aile ve yurttaş sevgisiyle beraber doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışmalıyız. Bence bunlar, çocuk terbiyesinde ana kucağından, en yüksek eğitim ocağına kadar her yerde, her zaman üzerinde durulacak önemli noktalardır. Ancak bu suretledir ki, çocuklarımız memlekete yararlı bir vatandaş ve mükemmel birer insan olurlar."

·     Kaynak: Atatürk’ten Hatıralar, Hasan Rıza Soyak, Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı, İstanbul, 2006. ISBN: 975-08-0882-7. Sayfa: 64-65

·     Alıntı Levent Karaşin

·     Yayın Tarihi 14 Şubat 2019

İlginizi Çekebilir

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü etkileyen fotoğrafıdır

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün beni en derinden etkileyen ilk fotoğrafıdır bu… Hemen her yerde görebildiğim bir fotoğraftı aslında.. Hattâ sadece fotoğraf olarak değil,
Devamını Oku...

25 Nisan 1915: Çanakkale Savaşının Çıkarma Günü

Muzaffer Albayrak Çıkarmaları anlatmaya geçmeden önce belirtmek gerekir ki anlatacağımız bütün bu çıkarma harekâtının tek hedefi vardı: Kilitbahir-Çanakkale hattında bulunan
Devamını Oku...

Atatürk diyor ki

''Büyük Türk milleti! On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını
Devamını Oku...

5 Şubat 1905 - Mustafa Kemal, Şam'da bulunan 5. Orduya atandı

Balkanlarda, Osmanlının Avrupa yakasında bir liman şehri Selanik’te doğmuş olan Atatürk, hayatının ilerleyen dönemlerinde Suriye, Trablus gibi ülkelere giderek görevler yapmış,
Devamını Oku...

Ağaçlı ve Çiftalan Ocakları 1915'te işletmeye açıldı

"I. Dünya Savaşı öncesinde maden kömürünün evrensel yakıt olarak kullanımı yaygın olmamakla birlikte, Osmanlı Donanması'na bağlı savaş gemileri, yolcu ve yük gemileri, buhar
Devamını Oku...

Minnet ve Saygıyla... Sonsuza Dek... Mustafa Kemal’den Atatürk’e

10 Kasım 2016 Metin Edirneli Mustafa Kemal’den Atatürk’e, 1881’de Selanik’te başlayan 10 Kasım 1938’de İstanbul’da tamamlanan acılar, sıkıntılar, yokluklar içinde halkın
Devamını Oku...

Türk Milletini Anlamak

Cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur Atatürk diyor ki ''Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet
Devamını Oku...

Hüsrev Sami Kızıldoğan

Hüsrev Sami Kızıldoğan (d. 1884 Gümülcine – ö. 21 Mart 1942), Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyûn (Topçu Harbiyesi) mezunudur. İttihat ve Terakki Cemiyeti Dış Merkezi Üyeliği, 8. ve
Devamını Oku...

Bursa'nın Kurtuluşuna İmza Atmış Bir Kadınımız, Kara Fatma (Fatma Seher)

Fatma Seher Mustafa Kemal’le nasıl görüşebildiğini yine hatıralarında şöyle anlatır: “Mustafa Kemal’in huzuruna çıkabilmek için muhtelif kıyafetlere girerek üç günlük bir
Devamını Oku...

Ankara Garı’na. ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ kitabından dizeler

Önce Nazım Hikmet’in dizeleriyle bir merhaba diyelim Ankara Garı’na. ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ kitabından dizelerle olsun merhabamız. Hani şu; Hatice Pirâye
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3972756

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı