Atatürk’ün Eğitim Bakanını Saygıyla Anıyoruz

Kurtuluş Savaşı sonrası yeni Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyine çıkma ve geçme hedefini ve Atatürk’ü en iyi anlayan devrimci kadronun en önde gelenlerinden biri Mustafa Necati’dir (1894- 1 Ocak 1929). Devrimci bir fikir ve kültür adamı olan Mustafa Necati, 20 Aralık 1925 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına atanmıştır. Bu görev, 1 Ocak 1929 tarihinde (Millet Mekteplerinin açıldığı gün) yoğun çalışma temposuna bağlı kalp krizi sonucu ölümüyle sonlanmıştır. O, ölümüne Cumhurbaşkanı Atatürk’ün ağladığı bir bakandır.

1919 yılı mayısında İzmir’in işgal edildiğini görünce Mustafa Necati, ateşli yurtsever arkadaşlarıyla birlikte bir çete teşkilatı kurdu. Kuvayı Milliye’nin bir müfreze komutanı olarak görev aldı, yurtta karışıklıklar çıkaran vatan haini Aznavur çetesiyle, Yunanlılarla savaştı. Balıkesir’deyken “İzmir’e Doğru” adıyla çıkardıkları gazetede arkadaşı Vasıf Çınar ila birlikte çalıştılar.

Mustafa Necati 1920’de, Saruhan milletvekili seçildi. Karadeniz kıyılarında Pontus Rum eşkiyasının kurduğu teşkilatla savaştı, Karadeniz Bölgesi İstiklal Mahkemesi’nde, Büyük Millet Meclisi Müdafaa-i Hukuk Grubu kâtipliğinde çalıştı. Daha sonra Kastamonu ve Havalisi İstiklâl Mahkemesi başkanı oldu.

Mustafa Necati, 1923’te Meclis’in ikinci devresine İzmir milletvekili olarak girdikten sonra Mübadele-İmar ve İskân, 1924’te Adliye Vekili oldu Kabinenin istifasından sonra, Şeyh Sait isyanında Şark İstiklal Mahkemesi savcılığını yaptı

20 Aralık 1925’te Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) olan Mustafa Necati ölümüne kadar, 3 yıl 12 gün bu görevde kaldı. Hareketli, ateşli hayatının en verimli devresi Milli Eğitim Bakanı olarak geçirdiği yıllardır. Öğretmenlik mesleğini daha itibarlı bir meslek haline getiren, Milli Eğitim teşkilatını kökten hamlelerle düzelten odur. Gerekli işleri, şekil bağlarına kapılmadan hemen gerçekleştirme safhasına aktaran pratik, aktif görüşü hayranlık uyandırmış, Mustafa Necati adı eğitim ve milli kültür hayatımızda yeniliğin, devrimciliğin bir sembolü olarak kalmıştır. Çok genç yaşta ölen Mustafa Necati kısa ömrünü millet hizmetinde geçirmiş Cumhuriyetçi, devrimci bir yurt çocuğu olarak daima anılır.

Mustafa Necati, Milli Eğitim Bakanlığına atanır atanmaz en büyük direktifi Gazi Mustafa Kemal Paşa’dan almıştır: ”Takip etmek zorunda bulunduğumuz eğitim siyasasının esas hatları, bu memleketin asil sahibi ve sosyal topluluğumuzun esas unsuru bulunan ve bugüne kadar eğitim ışığından yoksun bırakılan köylüdeki bilgisizliği (cehaleti) gidermektir. Efendiler! Bu hedefe varmak, eğitim tarihimizde kutsal bir aşama olacaktır. Bir yandan bilgisizliği giderirken bir taraftan da memleket çocuklarını toplumsal ve ekonomik hayatta eylemli, etkin ve yararlı kılabilmek için gereken temel bilgiyi uygulamalı bir şekilde vermek yolu eğitimimizde esas alınmalıdır”.

Mustafa Necati’nin Millî Eğitimde yaptığı en önemli icraatları, özellikle ilköğretim ve öğretmen yetiştirme alanında olmuştur. Çünkü eğitim örgütünde yarattığı güven ve sempatinin yanında, Mustafa Kemal Atatürk’e olan bağlılığı ve baştan beri devrimci kadronun içinde ve en ön sıralarında yer alması, köklü icraatlar yapmasında etkili olmuştur.

Mustafa Necati’nin eğitimde devrimciliğinin doğru değerlendirilebilmesi için, önce onun yaşadığı zamanın koşullarının ve toplumsal ortamın çok iyi anlaşılması gerekmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığına atandığından ölümüne kadar geçen 3 yıl 12 gün, eğitimde köklü devrimlerin uygulamaya konulduğu, güçlü atılımların gerçekleştirildiği bir dönem olmuştur. Mustafa Necati, Cumhuriyetin destanlaşmış bir Milli Eğitim Bakanıdır. Bu nedenle Mustafa Necati adı, Türk eğitim tarihine altın harflerle yazılmıştır.

Laiklik sözcüğünü ilk kez resmi olarak kullanan bakan Mustafa Necati’dir. Mustafa Necati Milli Eğitim Bakanı olur olmaz yayımladığı genelgelerle Cumhuriyetin eğitim ilkelerini şöyle belirlemiştir: “Türkiye’de herkesin milli ve dünyevî, modern ve demokratik eğitim (terbiye) alması esastır. Eğitimin milli olmasından maksat, gençleri, yaşayan bütün kurumları, düşünce ve idealleriyle milli topluma uydurmaktır. Dünyevî kelimesinden hedeflenen, eğitimin laik olması, düşünceyi daraltan ve vicdan özgürlüğünü kıran her türlü dini etkiden uzak bulunmaktır.”

Böylece dogmatik eğitimden laik eğitime geçilmiştir. Modern deyimiyle eğitimin, yöntemler ve teknikler bakımından en yeni bilimsel kurallara göre sürdürülmesi, demokratiklik ile de eğitim ve öğretimin bütün olanaklarından kadın-erkek tüm ulus bireylerinin eşit derecede yararlanması; serveti, toplumdaki yeri ne olursa olsun her gencin yeteneği ve zekası derecesinde öğrenim görebilmesi, hiçbir engelin konmaması düşünülmüştür. İlköğretimin milli ve demokratik olması kız-erkek, zengin-yoksul bütün millet çocuklarının aynı biçimde eğitim görmesi, bu ilkenin bir sonucudur. Böylece bugün bile tam olarak gerçekleştirilemeyen eğitimde fırsat ve olanak eşitliği sağlamanın ilk adımı atılmıştır.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi ölümümün 90. Yıl dönümünde minnet ve saygıyla anıyoruz. Işıklar içinde uyu güzel insan…

·     Celil Özcan Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu

·     Yayın Tarih 1 Ocak 2019 

İlginizi Çekebilir

Lüleburgaz Zindanbaba Türbesi

1 Mart 2017 Gerçek Tarihçesi Türkiye Kültür Portalı sitesinde Zindanbaba Türbesi'nden şu şekilde bahsedilmektedir: "Zindan Baba Türbesi: Eski Hükümet binası yanında yer
Devamını Oku...

Atma Recep hepimiz din kardeşiyiz

Balkan devletlerinin mühim bir kısmı ve bu meyanda Arnavutluk, Osmanlı İmparatorluğu haritasına dâhil iken, bu ülkeleri idare etmek çok zordu. Bu devirlerde sık sık dağa çıkan Arnavut
Devamını Oku...

Çolpan Yıldızı-Çoban Yıldızı-Venüs

Türklerde Venüs Yıldızının adı "Çolpan"dır… Tan Çolpanı ve Akşam Çolpan'ı isimleriyle anılır. Venüs bazen "Sabah Yıldızı" bazende "Akşam Yıldızı" olarak doğar… Çoban
Devamını Oku...

Eski Türk İnancı Üzerine Bir Özet

Kök Tengri İnancı Prof. Dr. Saadettin Gömeç Özet Eski Türk dini ve Şamanizm’in mahiyeti hususu hala aydınlatılamamış Türklük Bilimi problemleri içerisinde yer almaktadır.
Devamını Oku...

Tunca'ya 'Porajmos' çiçeği

Edirne'de yaşayan bir grup Roman kadın 2’nci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanya'sında çingenelerin en çok toplu soykırıma uğradığı gün olan 2 Ağustos'un anısına Sarayiçi'ndeki Fatih
Devamını Oku...

Olimpos'un Sönmeyen Ateşi

Olimpos'un Sönmeyen Ateşi: Yanartaş, Antalya'nın Kemer ilçesi Çıralı köyü yakınlarında küçük, tarihi ve turistik önemi olan doğal gaz kaynağı. Denize yakın manzaralı bir
Devamını Oku...

Büyük İskender

Büyük İskender, bir gün vezirlerini toplamış ve onlara: 'Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın' demiş. 'Ülkemin dört bir yanından tebaamdan olan insanları
Devamını Oku...

Sümer Destanlarında önemli bir figür Huluppu Ağacı

Sümer Destanlarında önemli bir figür; Huluppu Ağacı Bir zamanlar Fırat Irmağı kıyısına dikilmiş ve onun sularıyla beslenen bir huluppu ağacına (belki söğüt) Güney Rüzgârı
Devamını Oku...

Saban-Toy... Saban Bayramı

Tatar Türklerinin kutladığı Saban-Toy... Saban Bayramı… Türk dünyasının kutladığı, mevsim döngüsü ritüellerindendir. 23 Haziranda kutlanır.   Nuray Bilgili
Devamını Oku...

"Dinden Uzaklaşmak"

8 Ocak 2017 ''Ben, tarihte Araplarla Türklerin sıkı ilişkileri olduğu dönemleri ibretle incelemişimdir. Araplar, özellikle Halife Mutasım zamanında; doğudan, Türk ellerinden savaş
Devamını Oku...

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3976163

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı