Atatürk’ün 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk

Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okuyarak altı günde bitirdi. Yazmaya başlamadan önce; dokuz ay boyunca bilgilerini yeniledi, belge topladı ve mücadele arkadaşlarıyla sıkça bir araya geldi. Düşüncelerini yazıya dökerken, yakın çevresinin “görüş ve değerlendirmelerini” aldı. Anımsayamadığı ayrıntılar için, olayları birlikte yaşadığı insanları bulduruyor, onların “görüş ve değerlendirmelerini” alıyordu. Değinmek istediği bir olayı birkaç kanaldan doğrulamadan kullanmıyordu. Gerçeği yansıtamama ya da yanlış kanı uyandırma kaygısı, çalışmasının her aşamasına egemendi. Doğruluğunu gördüğü uyarıları kesinlikle değerlendiriyor, uyarılara hak verdiğinde, günler süren çalışmasını yeniden ele almaktan çekinmiyordu. İçeriğe olduğu kadar yazılıma da önem veriyordu. Yazdığı notları derleyip son biçimini verirken, beş yüz sayfalık yapıtı “kendi elleriyle yazdı”; yüzlerce belgeyi, “bizzat kendisi toplayıp değerlendirdi.” Tümceler ve sözcükler üzerinde titizlikle duruyor, dil bilgisi kurallarına aşırı özen gösteriyor; uygun sözcük kullanımına önem veriyordu.

İlginizi Çekebilir

Bir birey olarak bütün varlığımla çalışmaya kutsal bildiğim her şey adına söz vermişimdir

Atatürk diyor ki ''Amacımızın, yüce amaçlarımızın elde edilişi için düşmanlara silâh verecek her türlü husustan sakınmamız gerekir. Yalnız ve yalnız bir şey düşünmek
Devamını Oku...

Yoktan Var Edilen Ülke

Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyet kadroları için girişilen uygarlaşma atılımı, sıradan bir ekonomik kalkınma eylemi
Devamını Oku...

Atatürk’ün Hastalığı ve Hekimler

Sağlığı, 1935’ten sonra bozulmaya başladı. Bu kez görülen, eski hastalıklarından birinin depreşerek onu yeniden rahatsız etmesi değil, dış görünüşüne yansıyan genel bir
Devamını Oku...

İstanbul ve Mustafa Kemal

Atatürk İstanbul’un tarihten gelen karmaşık yapısını bilir ve kurduğu yeni devletin başkentini tüm olanaksızlıklara karşın, Anadolu’nun ortasına Ankara’ya alır. Bu bir kaçış
Devamını Oku...

Bir Köylünün Cevabı...

Tarihimiz savaşlarla doludur. Biz bu savaşlardan başkaldırıp ne memleketi imar edebilmişiz, ne de kendimiz refaha kavuşmuşuz. Bunun sebebi, bizim suçumuz olduğu kadar
Devamını Oku...

Ercüment Ekrem Talû'nun bir hatırası

29 Ağustos 1928... Dolmabahçe Sarayı'nın üst katındaki büyük salonun, sofra başındayız. Meclis fazla kalabalık değil, Ebedî Şef o geceki dâvetlilerini önce kütüphanesinde kabul
Devamını Oku...

Ülke kurtulmuş, bir ulus ve Cumhuriyet olarak yeniden inşa ediliyor

Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fuat Kalyoncu ile sohbet ediyoruz. Doktor olarak çok gezdi Anadolu’yu. Bir anısını anlattı ki çok çarpıcıydı: 80’li-90’lı yıllar, bir köyde
Devamını Oku...

Atatürk’ten bir vefa örneği

Mustafa Kemal’in dostları arasında İğneciyan adında bir de Ermeni vatandaş vardı. Zengin bir kişidir. Sık sık Mustafa Kemal’i Şişli’deki evinde ziyaret etmekte ve kendisine
Devamını Oku...

Üst cepteki saat ve 10 Ağustos

[...10 Ağustos’daki Conkbayırı çatışmalarının en önemli anında, göğsünden vuruldu. Durumu gören yanındaki Yarbay Servet (Yurdatapan)’e susmasını işaret etti ve bir şey
Devamını Oku...

Atatürk ve Çalıkuşu...

6 Ağustos 1922... Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa orduya gizli olarak "taarruza hazırlık" emrini verdi. 13 Ağustos 1922... Genelkurmay Karargâhı Ankara'dan Batı Cephesi'ne hareket
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 4169160

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı