Annemden Aldığımız Kültür

Metin Aydogan

[…Annemin sağlığa ve temizliğe çok önem verirdi. Aşı konusunda çok duyarlıydı. Annesinin yitirdiği on çocuktan ikisi, beş ve yedi yaşındayken kızamıktan ölmüşlerdi. ‘Bir aşı, basit bir aşı onları yaşatacaktı’ diyerek bir ömür boyu üzüntü duydu. Gerilik ve tıptan yoksunluk, ona küçük yaşta, benliğine işleyen acılar yaşatmıştı. Geriliğe ve gericiliğe duyduğu tepkinin ana nedeni, sanırım buydu… Küçükken daha sık olmak üzere, en geç haftada bir yıkanmamız koşuldu. Yıkanmak, o dönemde, donanım yetersizliği nedeniyle oldukça zahmetli bir işti. Sıcak su, gazocağında ısıtılan tenekelerle sağlanır, leğen dediğimiz geniş yuvarlak çinko kaplar içinde bizi yıkardı. Ayrıca, sıklıkla semt hamamına götürürdü… Suya düşkünlüğüm, annemin temizliğe, bağlı olarak yıkanmaya verdiği önemden kaynaklanmış olabilir. Bebek yıkamanın önemini nereden öğrenmişse, bir yaşıma dek beni her iki günde bir yıkamış. Üç yaşımda babam Adana’da görevliyken, su dolu kovanın içinden çıkmazmışım. İzmir Atatürk Lisesi’nde parasız yatılı okurken, haftada bir gün olan banyo gününde, duştan çıkan son kişi her zaman ben olurdum… Evimizde, haftada bir gün yıkanma günüyse, bir gün de çamaşır günüydü. Çamaşır günleri, annemin çok yorulduğu, bu nedenle üzüntü duyduğum günlerdi. Çamaşır, 50'li yıllarda so-dalı sıcak suda elle yıkanır ve kazanda çivitle kaynatılarak asılırdı. Çok çocuklu bir ailede, bu eylem, tam gün çalışma demekti. Annemin elleri her çamaşır gününde yangılanır, ağrı ve yorgunluktan o gece uyuyamazdı. O günleri asla unutmadım, borçluluk duygusuyla annemi her zaman sevgiyle andım… Hiç tokadını yemedim, babamda olduğu gibi kişilik törpüleyici azarını işitmedim. Her türlü sorunumu onunla paylaştım. Konuşmadığım ya da konuşmaktan çekindiğim bir konu olmadı. Politik söyleşilerimiz, benim için değeri ölçülemeyecek düzeyde tat aldığım anlardı. Bilgim ondan çoktu ancak zekâsı ve kavrama yeteneğiyle yaptığı kısa bir yorum, hoşuma gider, bana zevk verirdi. Getirdiği, ona özgü yeni bir tanımlama, o denli nitelikli oluyordu ki; uzun süre düşünüp irdelediğim bir konuyu, iki tümceyle ortaya koyabiliyordu. Bu yeteneği, sanırım uzun bir ömür içinde yaşadığı olayların sağladığı bir kazanımdı. Annem, yaşlandı ama hiç ihtiyarlamadı… Annemi anlatmak, gerçekte bir kültürü anlatmaktır. Onun yaşamında somutlaşan kültürel birikim, Asya’dan gelen Anadolu’nun varsıllığıyla kaynaşıp gelişen bir toplumun, bize yansıyan yaşam biçimidir. İnanıyorum ki, bu kültürü yaşayarak yaşatan anneler hala az değildir. Yaşadığımız bunca olumsuzluğa karşın ayakta kalabiliyorsak, bunu onlara borçluyuz. Bence, gerçek gücümüz onlardır…]

Kaynak; Metin Aydoğan "Ben ve Ülkem"

Alıntı Metin Aydoğan

İlginizi Çekebilir

Bulgaristan bu rezaleti yaşamıştı

Bulgaristan bu rezaleti yaşamıştı... Hem de çok uzaklarda değil - 2009 senesinde! (Bir rezalet bant kayıtlarını merakla ve özenle insanlara yeniden dinleterek... Sanki büyük bir
Devamını Oku...

Garipçe Köyü

Sarıyer'de bir garip köy, Telli Tabyalarıyla da ünlü Garipçe Köyü Garipçe, Boğaz sahil şeridinde ve Rumelikavağı ile Rumelifeneri köyü arasında kalan bir balıkçı köyü.
Devamını Oku...

İbn-i Haldun'a ait Adalet Dairesi. (1332-1406)

Asker olmadan hükümdar olmaz. Mal olmadan askeriye olmaz. Mal'ı üreten ve toplayan halktır. Adalet halkın korunmasının
Devamını Oku...

Öğretmenlik Mesleği Kadınlar İçin Biçilmiş Kaftan Gibidir

07 Mart 2017 Kadın hem anne, hem eş, hem öğretmendir. Evde kendi çocukları ile okulda öğrencileri ile iç içedir, bir de bütün gün çalışmıyor, bu bir kadın için çok
Devamını Oku...

Medeni Kanun

17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun, Hukuk Devrimi’ni yeni bir aşamaya ulaştırdı. Aileyi güçlendirme, çocuk ve yetimleri koruma ya da kadın haklarını gözetme gibi; Türklerin
Devamını Oku...

Evimin Ortasındaki Duvar

14 Ekim 2016 Yazan: Mehmet Şakir (Mizah) Şu duvarı o denli kafama taktım ki, her yerde duvar görüyorum. Sokakta, park ve meydanlarda hep örülü duvarlar... Ve tüm bunlar yetmezmiş
Devamını Oku...

Orta Avrupa Gezimiz Anılardan Bir Demet

Balkanlar Orhan Suat Lüleburgaz Hayattur İle Muhteşem Orta Avrupa Turu Güncesidir Sevgili dostlar öncelikle bu Orta Avrupa seyahatinin bu kadar kolay geçeceğini hiç düşünmemiştim.
Devamını Oku...

Kurt Yeniği

Sabahın erken saatlerinde, çıkış günü almak için polis dairesine gittim. Bu yer iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalık. Kimseye “gün”
Devamını Oku...

Bekleme üzerine:

Alıntı: Aydın Ayhan Balıkesir’de Ali Şuuri İlkokulu karşısındaki boşlukta eskiden eski ayakkabı tamircileri vardı. İkinci aralık ikinci dükkânda kır, pala bıyıklı bir
Devamını Oku...

Okul takımının en iyi oyuncusu

Okul takımının her maçta en fazla puanı yapan en iyi oyuncusu idim. O hafta rakip okul ile maçımız vardı ama oyuncuları taşıyacak otobüslerinin bozulduğu haberi geldi. Yani maç
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3529795

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı