“Ankaralının Defteri” Ve Kâzım Karabekir Paşa’ya Yönelik İthamlar ''Millici''

Alıntı: Levent Karaşin

Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk teşkilatlı muhalefet hareketini temsil eden Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın 1925’te, bunu takiben diğer bir teşkilatlı muhalif hareket olarak ortaya çıkan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın ise 1930’da kapanmasıyla çok partili hayata geçiş denemelerinin bir süre daha ertelendiği ve Takrir-i Sükûn Kanunu ile ülke içindeki muhalif akımların kontrol altında tutulduğu anlaşılmaktadır.

Bu süreç içinde Cumhuriyet Halk Fırkası’na yakınlığı ile tanınan Milliyet gazetesinin sahibi ve başmuharriri Siirt Mebusu Mahmut (Soydan) Bey’in gazetesinde “Ankara Postası” sayfasında 24 Mart 1933’ten itibaren “MİLLİCİ” müstearıyla “Milli Mücadele Tarihine Dair Notlar: Ankaralının Defteri” adlı bir yazı dizisi başlattığı ve bu münasebetle yazarın Türk millî inkılâbının ilk günlerinden yazı dizisinin gazetede neşredildiği söz konusu döneme kadar cereyan eden tarihî hadiseler ile ilgili önemli bilgiler verdiği ve ciddi iddialarda bulunduğu görülmüştür. Bu münasebetle yazar ve yazı dizisi ilk neşrinden itibaren kamuoyunun ilgi ve alakasını çekerek dikkatleri üzerinde toplamıştır.

Konumuza başlangıç teşkil eden 15 Mart 1933 tarihli ilk yazısında MİLLİCİ şunları beyan etmiştir:

Elimizde bir ‘Ankaralının Defteri’ var. Bu defterde millî inkılâbın ilk günlerinden itibaren hadiseler günü gününe kaydedilmiş… Ankaralının Defteri’ndeki bu intibaları okuduktan sonra kafalarımızda yaşayan bazı putlar, hafızalarımızı dolduran bazı kanaatler, mutlaka yıkılacak, parçalanacaktır. Şimdiye kadar doğru bildiğimiz birçok şeylerin yalan olduğunu öğreneceğiz.” Yazarın kaleme aldığı bu ilk yazısında kastettiği “yalan yanlış intibalarla kafalarda birer put hâlinde yaşayan şahıslar” arasında Millî Mücadele’nin başlangıç dönemlerinde Mustafa Kemal Paşa ile silah arkadaşlığı ve kader birliği yapan, fakat daha sonraki süreç içinde yolları ayrılan Kâzım Karabekir, Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele), Cafer Tayyar (Eğilmez) Paşalar ile Rauf (Orbay) Bey’in de bulunduğu yazı dizisi neşredildikçe söz konusu isimlerin Millî Mücadele döneminde cereyan eden olaylar karşısında takındıkları bir kısım tutum ve davranışlarının doğrudan veya dolaylı bir şekilde eleştirilmeye başlanmasıyla gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Eleştirilen bu isimlerin kapatılan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer almaları da ayrıca dikkat çekmekte idi.

Yazı dizisinde Karabekir Paşa’nın tartışmalara dâhil olması, TBMM İkinci Başkanı ve Erzurum Mebusu Celalettin Arif Bey’in Millî Mücadele’nin kritik aşamalarından biri olan 1920 Eylülü’ndeki Ermeni harekâtı öncesinde Erzurum’a gelişi münasebetiyle cereyan eden olaylar nedeniyle olmuştur. Millici bu olaya değinerek, söz konusu dönem itibariyle bölgede 15. Kolordu Kumandanı sıfatıyla görev yapan Karabekir Paşa’nın Celalettin Arif Bey’in bölgesel bir fikirle hareket edişini kavrayamayarak Millî Mücadele’ye zarar verici birtakım hareketlerde bulunduğu yönünde imalarda bulunmuştur. Bu dönemde Celalettin Arif Bey’in olağanüstü yetkilerle donatılmış Şark Vilayetleri Umumi Valiliği’ne, işbirliği hâlinde olduğu Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey’in de Erzurum Valiliği’ne tayin edilmesi doğrultusunda talimat niteliğindeki yazıları Ankara tarafından temkinli karşılanmakta ve bu teklifler bölgesel kurtuluş çareleri arandığı bir dönemde söz konusu zatın şahsi, hususi ve mahalli bir politika yürütmek istediğine yorulmakta idi. Millici 27 Nisan 1933 tarihli yazısında “Tek Cepheye Sadakat Böyle mi Olur?” başlığı ile Celalettin Arif Bey’in bu tutumunu eleştirmiş, Karabekir Paşa’ya da söz konusu dönemde bulunduğu 15. Kolordu Kumandanlığı görevi sırasında bu görüşün altındaki gizli emelleri sezemediği için serzenişte bulunmuştu.

Kaynaklar  

Erol Evcin Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

1 Kâzım Karabekir, Bir Düello ve Bir Suikast, Emre Yayınları, İstanbul, 2000; Karabekir Paşa’nın 1908-1948 yılları arasında tuttuğu günlüklerinde bazı eksikliklerle birlikte çalışma konumuza temel teşkil eden 1933 yılına ait notlar da bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak bkz.; Kâzım Karabekir, Günlükler (1906-1948), C.1-2, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2009.

2 Mete Tunçay, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2010, s.134 vd.

3 1883’te Siirt’te dünyaya gelen Mahmut (Soydan) Bey, Harp Okulu’ndan mezun olmuş, takiben önemli askerî görevlerle birlikte Sultan Abdülhamit Han’ın Muhafız Subaylığı görevinde bulunmuştur. Binbaşı rütbesinde iken 1920 Nisanı itibariyle Mustafa Kemal Paşanın Refakat Subayı olmuştur. Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin müdürlüğünü ve başyazarlığını, 1926’da ise kurduğu Milliyet gazetesinin başyazarlığını yapmıştır. TBMM Riyaseti Refakat Zabitliği, Divân-ı Riyaset Kâtipliği, 1. Şube Başkanlığı görevlerini ifa etmiş ve İş Bankası’nın kurucuları ve yönetim kurulu üyeleri arasında yer almıştır. Fransızca, Almanca ve Arapça bilen Mahmut Bey TBMM II.-V. Dönemleri arasında Siirt Mebusu seçilmiştir. 1936 yılı Aralık ayında hayata gözlerini yummuştur (TBMM Albümü, 1920-1950, C.1, TBMM Basın ve Halkla İlişkilerYayın Müdürlüğü Yayınları No:1, Ankara 2010, s.117).

4 Mahmut Soydan, Ankaralı’nın Defteri, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Haz.:Nejdet Bilgi, İstanbul 2007,s.XXIX; “Ankaralı’nın Defteri” adlı yazı dizisini kaleme alan Millici’nin Siirt Mebusu Mahmut (Soydan) olduğu konusunda Karabekir Paşa da hemfikirdir (Karabekir, Bir Düello ve Bir Suikast, s.15).

 

5 Millici, “Millî Mücadele Tarihine Dair Notlar: Ankaralının Defteri”, Milliyet, 15 Mart 1933.

İlginizi Çekebilir

Atatürk diyor ki

“Bugüne kadar izlenen eğitim ve öğretim yöntemlerinin milletimizin gerileme tarihinde en önemli etken olduğu kanaatindeyim. Onun için bir millî eğitim programından bahsederken eski
Devamını Oku...

Tarih böyle bir olayı kaydetmemiştir

Avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlana
Devamını Oku...

Dünya Tıp Sembolü olan İki Yılanlı amblemi

Dünya Tıp Sembolü olan İki Yılanlı amblemin bir Türk tarafından önerildiğini ve kabul edildiğini biliyor muydunuz? Türk Tıp Tarihinin kurucusu sayılan Prof. Dr. Süheyl Ünver,
Devamını Oku...

10 Kasım 2016 günü Mustafa Kemal Atatürk'ü İsrail'de anan Edirne sevdalısı

  Duyarlı dostum Yitshak Benromano bugün bulunduğu İsrail de Atamıza tek başına saygı duruşunda bulunduğu fotoğrafı gönderdi. Birde şu notu yazmıştır, "Türkiye yi kuran,
Devamını Oku...

14 Kasım 1915

Lord Kitchener ve Birwood bütün cepheleri gezdiler. Teftiş ve denetleme yaptılar. Durum iç açıcı değil. General Monrea'nın derhal tahliye önerisine sıcak bakılmaya
Devamını Oku...

Atatürk ve Çocuklar

Atatürk çocukları çok severdi. Onun dilinde çocuk, sevgi demekti. Sevdiklerine, hangi yaşta olursa olsunlar, “çocuk” diye seslenirdi. Kendisinin çocuğu olmamıştı; bundan dolayı vakit
Devamını Oku...

Bir Çanakkale Gazisi Anlatıyor

Henüz 23 yaşında silah başına koşan Ali Tezcan ise yılların verdiği yaşlılığı hiç belli etmiyordu bedeninde. Çünkü o eşsiz vatan müdafaası mücahidin hayat bağı olmuştu.
Devamını Oku...

Şeyh Sait Molla ve Gericilikle Mücadele - Kıbrıs

''Ne var ki, Türkiye’den sınır dışı edilen 150’liklerden Sait Molla önce Romanya’ya ve oradan da Mısır üzerinden Kıbrıs’a gelerek yerleşmiş bulunuyordu. İstanbul’da İngiliz
Devamını Oku...

Mustafa Hesabı Ödemeden Nereye Gidiyorsun?

Ankara’da havanın kapalı olduğu sıkıntılı bir kasım akşamı, Avrupa üzerinde savaş rüzgârları esmekte, genç Cumhuriyet kalkınma, büyüme ve gelişme çabaları içinde hedefe
Devamını Oku...

Birinci Meclis ve Mustafa Kemal’in Açış Konuşması

Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her
Devamını Oku...

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3993241

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı