Anamur Barcın Yörükleri

Toros Dağlarının zirvesinde Konya/ Taşkent ilçesinin güneyinde Karaman/Sarıveliler sınırları içerisinde Karamanoğulları Beylerinin at beslediği tarihi bir yayladır. Temiz ve doyumsuz havası soğuklukta, lezzette, damak tadında uzun yaşamın sırlarını taşıyan, Anamur Yörüklerinin de yüzlerce yıllardan beri yurt edindiği Karac’Oğlanın da sevdalandığı eşi bulunmaz bir yayladır Barcın.

Bu daglarda asırlarca Yörük kültürünüzün hükmü sürmüş, ancak şimdiler küskün ve hüzünlü… Bir yandan Başyayla, Sarıveliler, diğer yandan Taşkent, Hadım ilçelerinin mera ve otlaklara koydukları yasaklamalar birazda Ülke yönetimlerinin hayvancılık üzerine yanlış politikaları, buralarda yaşayan ve geçiminin çoğu hayvancılık olan Yörükleri, içinden çıkılamaz bir duruma sürüklemiş hayvancılık yapanların hemen hemen hepsi zamanla mallarını ucuz pahalı satmışlar. Hayvanlarını kaybedince, ayrılık acısı yüreklerine çökmüş, sessiz, küskün, umutları tükenmiş bir topluluk olmuşlar. Gün bulup akşam yiyen, öfkelerini dağlara salan, ağıtlarını, sevdalarını yüreklerine gömen insanlar haline gelmişler. Hiç bir zaman vakur duruşlarından ödün vermemiş alın teri ile kazanıp gönül rahatlığı ile yemişlerdir, Gençleri ilkokulu bitirip yatağı yorganı alıp amelelik yapmak üzere çevre il ve ilçelere dağılmış böyle hayatlarını idame ettirmişler bir müddet… Yeri gelip bir meteliğe muhtaç oldukları gün de olmuştur. Yıllarca sesleri çıkmamış, adları fazla duyulmamıştır. Kara kaderlerine razılık göstererek dağlar arasında saklı kalmışlardır. Parça parça mendil kadar topraklar, birkaç kök meyve ağaçları. Bir kaç baş koyun, birkaç keçi, fukaralığı kabullenmiş, küskün insanlar. Aşı ekmeği elinden alınmış, varlık içinde yokluğa mahkum edilmiş insanlardı bir zamanlar..şimdilerde sadece serinlemek amacıyla çıkılan yaylalarımız, feraha kavuşan insanlarımız oldu çok şükür..insanımız pes etmedi gelişen teknolojininde etkisiyle kendi ekip kendi biçer yetiştirip satar oldu..bir nevi dünün yörüğü bu günün çiftçisi oldu, kendi işinin patronu oldu...

Barcın yaylasını bilmeyip merak edip görmek isteyen varsa Anamur/Barcın yolunda çalışan minibüslerle veya özel otonuzla gidip, görüp halen o eski kültürümüzü kısmen yaşayan insanlarımızın misafiri olabilirsiniz… yörüklerimiz misafirperverdir, yemezler yedirir, içmezler içirir... Misafir için her evde mutlaka en az bir kat yatağı yorganı vardır.. Hadi birlikte bir gidelim; Anamur dan itibaren yol asfalt kaplı, kara yılan gibi kıvrıla kıvrıla ışılayıp gider, Toros dağlarının doruklarına doğru. Sıcakta bunamış bir şehrin, uzaklarda kalan zimbit kokulu havası, kaybolur buralarda. Keskin sert bir hava. Kekik, ardıç, kokulu dağ rüzgârları. Meşe ateşinde ısıtılmış Akdeniz sıcaklarına inat, buz gibi pınar suları ak köpüklü akar. Buz gibi suları, boğazınızdan akıta akıta içip, içinizdeki yangını giderebilirsiniz… Ayakkabınız içinde hapsolan ayaklarınızı özgür bırakıp, çıplar ayaklarınızla sular içinden yürüyüp, kısada olsa yaşamın tadını çıkarabilirsiniz. Ağlayan çocuklar susar buralarda. Ter pişkini yaralar serinler, ay ışığı iner gözlere, gülücükler sıvanır yüzlere çocukların… Salkım salkım karamık üzümü, itburnu, yemyeşil yarpuz ile yanında kuzukulagı da varsa, gözlerinizi kımıştırarak ekşimtrak tadı, insanin bedenini gevşeltir, gözlerini kırıştırır, ağzının suyunu akıtır buralarda. Yollari adina türkü yakılmış malum Anamur yolları dağlarının yükseklerine tırmanıp büklüm büklüm gider… Hele Abonoz yaylasını geçince Karadeniz ormanlarını andıran kocaman ladin kaplı orman bir huzur verir insana çekersin aracını bir kenara, Sırtını dayarsın bir ağaca, gözlerini diker karşı dağlara, dalıp gidi verirsin. Çam, ardıç, meşe ormanları arasından değişik bir sürü kuşun böceğin ve esen serin yelin vermiş olduğu sükunetin ve huzurun tadına varırsın kısacık molan da…

Sarvelilerden gecip Karamugara doğru seni adamdaş denen insan süliyetini andiran kale gibi kocaman taş karsilar, karşı dagın yamacında, durmadan geçmek olmaz burası Çanakkale gibi "Dur yolcu" der adeta..burası çıldırımdır. Buradan su içilmeli ki Barçın'a geldiğinin farkına varmalı insan.. delik taştan, goca muğardan, dedegoyağından, gumbürdeyikten birleşen etrafı yarpuzlu, çayır çimenli söğüt ağaçları ile dolu dereden boylu boyunca akan suyu görürsün hemen, biraz ileride muğarlar (pınarlar) görürsün yol kenarlarında, durursun bir tanesinin yanında çökersin yere, abanırsın etrafındaki taşa yada çimene kana kana içersin zemzem gibi… İlerledikçe Yörük obalarını görmeye başlarsın bir kaç ev bir yerde bir kaç ev başka bir yerde… Yamaçlarda inlerde evleri görürsün…

dahada ilerledikce düzlükte taştan çevrilmiş üzeri naylon ve otlarla kapalı dumanı hep tüten evler görürsün işte Barcın yörükleri... Her düzlükte tuluk ta ayran yapan Yörük kızları...

Üçayaklı tuluktan tazecik yayılmış Bakır tasla ekşimsi ayran ikramımızdır. (Cam eşya kullanmaz yaylalarda yörükler çay bardağından başka, kolay kırılmasın diye)

Yörük evlerinin içi görülmeye değer. Kaplıkta mutfak eşyaları bakır ve kalaylıdır. Baştanbaşa söykende yastıklar, yorganlar, döşekler, kökboyalı el dokuması kilim, heybe, namazlık, çullar, Tedarik çuvalları sıra sıra dizilmiştir… Çuvalları has koyunyünü, kökboyalı el dökuma Yörük kilimidir. Çuvalların iki yanında bağlama yerleri ve ipleri özenle örülmüştür develere çatmak için dizayn edilmişlerdir, ayrıca Çuvalların üstünde de kilimler örtülüdür... Kilimler el dokuma has koyunyünündendir. Nakışları insanın gözünü kamaştırır… Evlerin tabanı naylon uzerine boydan boya keçe kaplıdır, onlarda nakışlıdır. Kilimlerin kırmızısı çok olur, kırmızı hırs ve kararlılığın, liderlik ve özgürlüğün simgesidir, asil bir renktir Yörükler gibi…

Yörük dokuma halılar dört toplu olur. Halının üstündeki, genellikle Selçuklu motifleri, halay'a durmuş Yörük kızları gibi, ağır ve edalıdır. Çıkarsınız evden dışarı; bakarsınız karşı yamaca, tuz taşında tuz yalayan koyunların çigerleri yandıkça, meleşerek derenin suyuna akışını izlerseniz çoşkuyla. Çoban bir taşın üstüne oturmuş kavalını götürmüştür agzına yanık türküler söylemektedir... Sesinin karsı dağlara çarptığının kulaklarınıza aktığını hissedersiniz. Barcın da gün batımı da bir başka güzel olur, kızıllığı demli çay renginde boyayınca boz dağları, doyumsuz güzellikler içinde kaybolup gidersiniz… İşte böyledir bizim Barcın yaylası ve kadim Yörükleri...

Özlem ve hasretle... Selam ve saygılar...

·       Kaynak Hasan Özdemir…

·       Alıntı Gönül Keskin

·       Yörük Türkmen Tanışıyor

İlginizi Çekebilir

Sevr Antlaşması

Ana hatları ile 24 Nisan 1920'de San Remo Konferansı'nda kararlaştırılan Sevr Barış Antlaşması, 11 Mayıs 1920'de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti'ne verilmiştir. Sevr
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 10 Nisan 2017

Tarihte Bugün 10 Nisan
Devamını Oku...

Cemal Kutay'dan Bir Hatıra

Zamanının ünlü biyografi üstadı Alman Emil Ludwig 1934’de Atatürk’ün hayatını yazmak için Ankara’ya gelmişti. Eserleri arasında geçmişin ve yaşanılan devrin iz bırakmış nice
Devamını Oku...

2 Mayıs 2017

2 Mayıs
Devamını Oku...

Kurtuluş Savaşı’nda Savaş Sanayi: Konya Yapımevi

Aslanlı Kışla’da bulunan yapımevinde kılıç, kama, süngü, bıçak, kesici âletler ve silâhlar yapılıyordu. Bunlar bekletilmeden cepheye yollanıyordu. Taşıt gereci olarak da Alman
Devamını Oku...

8 Nisan 1915

8 Nisan 1915. Yarbay Mustafa Kemal kendisine bağlı olan 77. alayı Eceabattan aldırıp Kilya koyu açıklarına yerleştirdi. Ne kadar isabetli bir karar olduğunu 25 Nisan sabahı 57. alayı
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 16 Kasım 2016

0636 - Kadisiye Muharebesi başladı. 1532 - Francisco Pizarro ve adamları İnka İmparatoru Atahualpa'yı esir aldılar. 1698 - Karlofça Antlaşması görüşmelerine başlandı. 1881 -
Devamını Oku...

4 Aralık 1915

4 Aralık 1915. İngiliz ve Fransız başbakanları Çanakkale ve Selanikin boşaltılıp boşaltılamayacağını konuştu. Top artık hükümetlerde. Bu kadar çok aynı konu hakkında toplanıp
Devamını Oku...

Montrö Boğazlar Sözleşmesi

20 Temmuz 1936'da Bulgaristan, Fransa, Büyük Britanya, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Türkiye tarafından imzalanan Boğazlar Sözleşmesi ile
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 9 Ocak 2017

1788 - Connecticut Amerika Birleşik Devletleri anayasasını onaylayan 5. eyalet oldu. 1792 - Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında 5 yıllık savaşın ardından Yaş Antlaşması
Devamını Oku...

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7667 Toplam Görüntülenme: 3691503

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı