93 Harbi Faciası, Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları, Bulgaristan’ın Kuruluşu…

1877-1878 yıllarında gerçekleşen Osmanlı-Rus Savaşı Hicri takvime göre 1293 yılında gerçekleştiği için 93 Harbi olarak bilinir. Buu savaşlar sırasında Rus orduları batı cephesinde Edirne’ye kadar, doğu cephesinde de Erzurum’a kadar ilerlediler. Gazi Osman Paşa’nın Kuzey Bulgaristan’daki Plevne’de Temmuz-Aralık ayları arasında beş ay süren direnişi dışında çok ciddi bir direnişle de karşılaşmadılar.

93 Savaşları sırasında Bulgarlar da gönüllü olarak Rus birliklerine katılmışlardı.(292) Savaş ancak 31 Ocak 1878’de Rusya ile Edirne’de imzalanan bir ateşkes ile sona erebilmişti. Ancak Rusya’nın bu derece ilerlemesinden bu sefer Avrupalı devletler rahatsız olmuşlar ve bir İngiliz donanması İstanbul açıklarına kadar gelerek Prens Adaları yakınında demirlemişti. Bunun üzerine de Ruslar Yeşilköy’e (Ayestefanos) kadar ilerlemişlerdi. Çaresiz kalan Osmanlı Hükümeti de Rusya ile 3 Mart 1878 tarihinde Ayestefanos Anlaşması’nı imzalamak zorunda kalmıştı.

Ayestefanos Anlaşması’na göre Ege Denizi’ne kadar uzanacak geniş bir bölgede Bulgaristan artık özerk olacaktı. Doğuda da Batum, Kars, Ardahan ve Doğubeyazıt Rusların olacaktı.(293)

Ancak 93 Harbi hezimeti sonrasında Ruslarla İstanbul önlerinde çaresizce imzalanan Ayestefanos Anlaşması birçok ülkenin çıkarlarına aykırıydı. Tamamen Rusya’nın yarattığı yeni ve güçlü bir Bulgaristan ile büyük toprak kazanımları elde eden Karadağ dışında diğer ülkeler memnun değillerdi. Bulgaristan Balkan Dağları’nun hem kuzeyinde hem de güneyindeki alanda Ege Denizi boyunca Batı Trakya’yı alıyordu. Ayrıca Yunanların Slav değil Helen kabul ettikleri Makedonya’yı da yine Bulgarlar alıyordu. Bulgaristan’n Batı Trakya ve Makedonya’yı içine alacak şekilde geniş ve güçlü bir Rus uydusu şeklinde bir anda kuruluvermiş olmasını kimse kabul edemiyordu. Karadağ’ın toprakları da üç kat genişlerken, kendisinden büyük komşusu Sırbistan çok daha az bir toprak elde edebilmişti.

3 Mart 1878’de imzalanan Ayestefanos Anlaşması’ndan hemen sonra 13 Haziran-13 Temmuz 1878 tarihleri arasında bu sefer Osmanlı Devleti ve Rusya’ya ek olarak Avrupalı güçlü ülkelerin de katıldığı Berlin Konferansı toplandı. Aslında Rusya bile böylesine güçü ve geniş bir Bulgaristan’dan hoşnut kalmamıştı.

Berlin Antlaşması’na göre Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız ve monarşiyle yönetilen birer devlet oldular. Başlarındaki prensleri Kral ünvanını aldılar.

Berlin Antlaşması’yla, dört ay önceki Ayestefonos Anlaşması’nda Rusya tarafından Osmanlılardan alınarak Bulgarlara verilmiş olan topraklar üçe bölündü. Kuzey kısım Rusya’nın etkinlik alanında özerk ancak Osmanlı’ya vergi ödeyen bir bölge olmuştu. Orta kısım Balkan Dağları ile Rodop Dağları arasında yer alan Doğu Rumeli bölgesinde Osmanlıların atayacağı Hıristiyan bir vali yönetiminde ve Avrupalı devletlerin himayesinde yarı özerk bir statü kazanmıştı. Alt kısımdaki Trakya ise Osmanlılara geri verilmişti. Benzer şekilde Makedonya da Osmanlılara iade edilmişti. Yine Yunanistan’ın istediği Tesalya ve Epir bölgeleri de Osmanlılarda kalmıştı.(294) 1856 yılında imzalanan Berlin Anlaşması fiilen Osmanlıların Balkanlar’da yüzyıllardır süren hakimiyetini sona erdirmişti. Artık Osmanlılar bundan sonra dağılma sürecine girmişlerdi.

Kaynak: “Balkanlar’ın Osmanlı Tarihi 1352-1913” Tuğrul Kihtir. s.243-247, İnkılap Kitabevi, 2015

 

Alıntı: Tugrul Kihtir

İlginizi Çekebilir

Tarihte Bugün 28 Ocak 2017

1517 - Yavuz Sultan Selim komutasındaki Osmanlı ordusu Kahire'ye girdi. 1920 - Osmanlı Mebusan Meclisi'nin gizli oturumunda Misak-ı millî kabul edildi. 1923 - İçişleri Bakanlığı İzmit
Devamını Oku...

Lozan Barış Antlaşması’nın İmzalanması ve Türk Kamuoyu

Alıntı: Levent Karaşin Lozan Konferansı’nda İtilaf Devletleri’nin “Şark Meselesi”nde yani bağımsız bir Türk devletini ortaya çıkaracak, Anadolu’daki Türk varlığını kabul
Devamını Oku...

Heybeli Ada Ruhban Okulu

Heybeli Ada Ruhban Okulu, Türkiye gündemini uzun zamandır meşgul eden konulardan biridir. Bu konu genellikle Fener Patrikhanesinin ekümeniklik iddiası ile birlikte ele alınmaktadır. Fener
Devamını Oku...

1916 Martı'nın 15'inci günü idi

Dünyaları yenenlerin yenildiği Çanakkale artık Türkiyenin en vazgeçilmez hikâyesidir. 1916 Martı'nın 15'inci günü idi, Yüzbaşı Cemalettin yanında Ramiz Çavuş ve askerleriyle, daha
Devamını Oku...

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası

Cumhurbaşkanı ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ilişkisini herhangi bir yurttaşa sorsanız, çoğundan bu orkestranın Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir kurum olduğu yanıtını
Devamını Oku...

Bozkır kabileler federasyonu örgütlenmesi

Moğol İstilası Sonrası Ön Asya’da Siyasi Durum: Bozkır kabileler federasyonu örgütlenmesine dayanan ve bu örgütlenmenin en büyük temsilcisi olan Moğol İmparatorluğu, çevresindeki
Devamını Oku...

31 Mart 1915

31 Mart 1915. 27. piyade alayının ve Bursa jandarma tabururnun koruma bölgesi yeniden düzenlendi. 9. tümene bağlı birlikler çok geniş bir alanı savunma görevi üslendiler. Asker araziye
Devamını Oku...

10 Ağustos 1915

Alıntı: Semra Bayraktar - Arkadaşlar yarın sabah mutlaka taarruz edeceğiz ve başarılı olacağız... Kıtalarınızı hazırlayınız ve bana haber veriniz. Çevresindeki birlik komutanları
Devamını Oku...

Ortadoğu’daki Emperyal Güçlerin Batı Anadolu ile Siyasal Etkileşim Süreci

Tek parça olan yazıyı daha iyi anlamlandırabilmeniz ve sıkılmamanız için ikiye ayırdım. Şimdi okuyacağınız birinci bölümde Asur ve Lidya etkileşimi ve Kimmer, İskit
Devamını Oku...

1 Aralık 1915

1 Aralık 1915. Düşmanın son fırtınadan sonra gözü korktu. Tahliye için uygun şartları kaçımış olmaktan korkuyor. Malum kış daha yeni başladı. Ve bu coğrafyayı iyi bilmiyorlar.
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...


İranlılar Türk mü?

Seneler Öncesi Paylaşmıştım… Yeni Katılan Arkadaşlar Adına Yine Paylaşıyorum İşte sizlere BBC İran'dan İngilizlerin resmen İran'ın
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7588 Toplam Görüntülenme: 3015110

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı