9 Kasım 1938

Saat 20.00'den itibaren dalgınlık artmıştır. Umumi ahval vehamete doğru seyretmektedir. Hararet derecesi 37,6, nabız 132, teneffüs 33'tür.

1938 yılı Kasım ayının 10'uncu günü saat 9.00. Türk Vatanının Kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu, Eşsiz İnkılapçı ve beşerin Müstesna Evladı Büyük insanın fena aleminde ancak 5 dakikası kalmıştır; gözleri kapalıdır; göğsü mütemadiyen inip, çıkmaktadır.

Odada ve bütün Sarayda derin ve ruhani bir sükut hüküm sürüyor.

Sağ tarafta başucunda Operatör Mim Kemal duruyor; Dr. Kamil Berk başını onun omuzuna dayamış, hıçkırıyor...

Prof. Dr. Akil Muhtar Özden kendinden geçmiş, odanın içinde telaşlı adımlarla durmadan dolaşıyor; hem ağlıyor, hem de mütemadiyen: "Aman Yarabbi" diye mırıldanıyor.

Ben yatağın sol tarafında ayakta duruyorum; yanımda Muhafız Komutanı İsmail Hakkı Tekçe var. Her tarafım uyuşmuş, bütün duygularım donmuş bir halde, o güzel, onurlu çehreye dalmış, bakıyorum. Hazin sessizlik içinde kulağıma yalnız Dr. Mehmet Kamil ve Prof. Akil Muhtar'ın hıçkırıkları çarpıyor.

Saat tam 9'u 5 geçiyor. Birdenbire gözleri açılıyor, dikkat ediyorum: Gök mavisi gözlerinde hala bildiğimiz çelik parıltıları ışıldamaktadır.

Bir an sert bir hareketle başını sağa çeviriyor. Bana öyle geliyor ki, bu hareketiyle etrafındakilerin şahıslarında ilahı bir aşk ile bağlandığı ve inandığı aziz milletini son defa askerce selamlamaktadır.

Birkaç saniye sonra o Azametli Varlık, milletinin kalp ve idrakiyle beşer tarihindeki ölümsüz hayatına göçmüş bulunuyordu.

Ben de artık hıçkırıklanmı zaptedemedim; yatağı dönüp diz çöktüm, sağ elini ellerimin içine aldım, öptüm ve yüzüme gözüme sürdüm.

Bu sırada Operatör Mim Kemal gözlerini kapatıyor, Mehmet Kamil de çenesini bağlıyordu.

Yerimden kalktım, yapılacak vazifelerim vardı; gözyaşlarımı sildim ve odadan çıktım.

O gün öğleye doğru gazetelerin çıkardığı fevkalade nüshalarda müdavi ve müşavir tabiplerin, Büyük Kaybımızı bildiren son raporuyla, hükümetin bu husustaki resmi tebliği neşrediliyordu.

 

Alıntı: Uğur Korkmaz, Her Gün Atatürk'le Beraber

İlginizi Çekebilir

Ankara’yı Neden Başkent Yaptım?

Atatürk, sıcak bir günün akşamında, yanında bazı kişiler ile Çankaya Köşkü’nün bahçesinde dolaşıyordu. Ben de o sıralar eski köşkün tavan dekorlarıyla meşguldüm. Tozlu ve
Devamını Oku...

Atatürk diyor ki

''Bu iki vali beyle, On Beşinci Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa ve yanında bulunan Rauf Bey, eski İzmit Mutasarrıfı Süreyya Bey ve karargâhımdan Kurmay Başkanı Kâzım Bey ve
Devamını Oku...

Köy Enstitüleri'nin Temelini Atatürk Atmıştır

Köy Enstitüleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kalkınma ve aydınlanma projelerinin belki de en başta gelenidir. Atatürk öldükten sonra Atatürk'e yakın kadroların nerdeyse tamamı tasfiye
Devamını Oku...

I. Dünya Savaşı Sonunda Halep Sokak Muharebeleri ve Mustafa Kemal Paşa

''Sanayi İnkılâbı’nın neticesi olarak başlayan kolonizasyon hareketleri, Avrupalı devletlerarasında uçuruma varacak boyutta çıkar çatışmasına neden olmuştur. Bu çıkar
Devamını Oku...

Türkçe Ezan Nasıl Kondu, Nasıl Kalktı?

Türkiye'nin camilerinde ezanın Arapça yerine Türkçe okunması, 1932 yılında başlamıştır. Bu, Atatürk'ün talimatıyla yapılan bir çalışmanın sonucudur. Meşrutiyet dönemindeki
Devamını Oku...

Mustafa Kemal Atatürk - Mareşal

(1881 - 1938) Katıldığı Savaşlar 1911 - 1912 Trablusgarp Savaşı, 1912 - 1913 Balkan Savaşı, 1914 - 1918 Birinci Dünya Savaşı, 1919 - 1922 İstiklal
Devamını Oku...

Hakkı Tarık Us

Hakkı Tarık Us (1889; Gördes, Manisa - 21 Ekim 1956, İstanbul), yazar, siyasetçi, öğretmen, koleksiyoncu. 1918’den ölümüne değin sahiplerinden olduğu Vakit gazetesinde çalıştı, pek
Devamını Oku...

Padişah Vahdettin, Damat Ferit Paşa Ve Atatürk Hakkında Çıkan İdam Kararı

Alıntı: Levent Karaşin Damat Ferit Paşa’nın IV. Hükümeti Döneminde Kuvâ-yı Milliye İleri Gelenleri Hakkında Verilen İdam Kararları: İç ve dış baskılara daha fazla
Devamını Oku...

Atatürk'ten Bir Ses

1924 yılı Ekim ayındaydık. Büyük Zafer'den sonra Atatürk iki girişimde bulunmuştu. Birisi İzmir'de topladığı İktisat Kongresi ki "Milli Ekonomi" sözü tarihimizde ilk defa bu kongrede
Devamını Oku...

Çifte Kılıçlı Altın Madalya…

Amasya’dan Sivas’a dönerken kendisinin ‘çuvaldan’ diyerek giydiği o sivil spor ceketinin göğsünde yalnız bir tek madalya parlıyordu. Çifte kılıçlı altın imtiyaz madalyası,
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3409527

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı