7 Mayıs 1915

7 Mayıs 1915. 25 Nisandan beri aralıksız çarpışmalar devam ediyor. Türk ordusu hep şu laflarla ileri atılıyor; takviye ve destek arkadan gelecek. Yani sen öldür ya da öl arkadan asıl güçler gelecek. Bu hiç bir zaman gerçekleşmedi. Biraz vicdanlı subaylar sürekli karargâha rapor ve kanaatlerini gönderdiler. Ama hep kulak arkası yapıldı. Bazen kulak çekme ya da görevden almaya bile dönüştürüldü. Gerçek şuydu iki taraflı karargâh yönetimi kim kime dum dumaydı. Mevcutlarının yarısını kaybetmiş subayları ölmüş birlikleri bile apar topar donatıp tekrar düşman üzerine sürüyorduk. Oturupda tüm karargâh bir durum değerlendirmesi bile yapmıyordu. İstanbulda ki başkomutan olan padişahın yardımcısı Enver paşanın bildiği tek şey sürekli yeni tümenler göndermekti.

Oysa cephe bundan daha fazlasını bekliyordu. Fedaice savaşmak değil akıllıca savaşmak zamanıydı.

Belki içinizi acıtacak ama şunlarıda yazalım. Düşman hatlarına genel bir taarruza kalkacak birlikler ön siperlere geldiği zaman düşmanın müthiş bir bombardımanı başlılyordu. Daha birlikler Allah Allah diye saldırıya kalkmazken bile mevcutlarının yaklaşık %10'unu bu bombardımanda yitiriyorlardı. Siperlerden çıktığı anda muazzam bir ateş gücüyle karşılaşıyor bir kısmı aradaki tarafsız bölgede koşarken şehit oluyordu. Düşman siperlerinin önünde bittiğiniz zaman sizi yoğun bir ateş ve makinalı tüfek ateşi karşılıyordu. Hala sağ kalabilmişseniz eğer süngüyle düşman siperlerine atlayıp düşmanınızın gözünün akını görmek nasip oluyordu. Çoğu kez saldıran birlikler %30-40 kayıplarla zar zor geri dönüyordu. Siz böyle bir taarruzda binlerce kayıp verirken düşmen yüzlerce kayıpda kalıyordu. Bu durum tahammül edilemez bir haldi. Yüksek rütbeli subaylar bile isyan ediyordu. Bir şey yapmak lazımdı ama ne?

Türk ordusu bu hale yüksek bir disiplinle sonuna kadar katlanmıştır. Ama düşman bizim gibi değildi. Zaman içinde disiplinini kaybetti. Tehdit dayak sopa ve kamçı ile taarruza kaldırılabiliyordu. Hatta bir kaç kere kendi askerlerini infaz bile etmişlerdi de olay olmuştı...

Yorum

·      Yakup Kamer 15 Mayıs 1919. Yunan ordusunu bekleyen İzmirliler. Hasan Tahsin'de bekliyor.

 

Alıntı: Yakup Kamer‎ - Çanakkale 100 yaşında

İlginizi Çekebilir

Gazi köylüyü ayakta karşıladı

Yıl 1923... Atatürk'ü bekleyen çoktu. Hayati Bey hepsini atlatıp gelen köylüyü içeri soktu. Gazi köylüyü ayakta karşıladı. Oturttu; Buyur Nuri
Devamını Oku...

8 Kasım 1928 Uluğ Başbuğ Atatürk Başöğretmen!

Hiç bir yazgı, kader yoktur ki, kararlı bir yüreğin azmini engellesin, alt etsin. Bu vatan, bütün İmkânsızlıklara rağmen, yokluklar içinde, yüz binlerce şehidin, gazinin kanıyla
Devamını Oku...

Atatürk’ün Hastalığı ve Hekimler

Sağlığı, 1935’ten sonra bozulmaya başladı. Bu kez görülen, eski hastalıklarından birinin depreşerek onu yeniden rahatsız etmesi değil, dış görünüşüne yansıyan genel bir
Devamını Oku...

Atatürk diyor ki

Alıntı: Levent Karaşin ''Şimdi baylar, ilk iş olmak üzere bütün orduyla ilişki kurmak gerekli idi. Erzurum'da On Beşinci Kolordu Komutanına 21 Mayıs 1919'da yazdığım bir şifrede:
Devamını Oku...

1938-60 Yılları Arasında Atatürk Devrimlerine Karşı Faaliyetler

27 Aralık 2016 Dr. M. Hakan Özçelik İstanbul Aydın Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkilap Tarihi Koordinatörü. 19 Mayıs 1919 günü başlayan “Kurtuluş” mücadelesi 29 Ekim 1923
Devamını Oku...

Ulus için elbirliği ile çalışınız

"Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur. Bu itibarla, kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile
Devamını Oku...

Anıtkabir'de Anıtsal Yapıtlarıyla Yer Alan

Anıtkabir'e Tandoğan Kapısı'ndan girildiğinde; karşılıklı olarak İstiklâl ve Hürriyet kuleleri yer alır. Hürriyet Kulesi'nin önünde üç erkekten oluşan Erkek Heykel Grubu
Devamını Oku...

"Yeşil Ordu"

Atatürk diyor ki ''Saygıdeğer Baylar, Kimi kapalı sorunların kolaylıkla anlatılmasına yarayacağını sandığım için yüce kurulunuza bir "Yeşil Ordu"dan söz açacağım: Türkiye
Devamını Oku...

Fikirler zorla ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez

Efendiler! Yeryüzündeki uzak görüşlü devlet adamları için her zaman göz önünde tutulması gereken bir gerçek vardır: Fikirler zorla ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez.
Devamını Oku...

Türk Devrimi nedir?

Atatürk diyor ki ''Türk Devrimi nedir? Bu devrim, kelimenin ilk anda işaret ettiği ihtilâl anlamından başka, ondan daha geniş bir değişikliği ifade etmektedir. Bugünkü devletimizin
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3515653

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı