29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun. :)

İstanbul ve Anadolu’da bunlar olurken Osmanlı Devletinin parçalanması ve paylaşılması görüşmeleri Paris Konferansı’nda Sevr kasabasında sürüyordu. Ankara hükümeti Anadolu halkının meşru hükümetinin artık İstanbul olmadığını açıklamıştı. Buna rağmen itilaf devletlerinin tercihi ile görüşmelere yine İstanbul hükümeti çağrıldı. Sadrazam Damat Ferid Paşa’nın Padişah Vahdettin tarafından gönderilmediği ve Eski Sadrazam Ahmed Tevfik Paşa başkanlığında Dâhiliye Nazırı Reşid (Rey) Bey, Maarif Nazırı Fahreddin (Rum Beyoğlu) Bey ve Nafia Nazırı Operatör Cemil (Topuzlu) Paşa’dan oluşan heyete 11 Mayıs 1920’de anlaşmanın ön şartları bildirildi.

Şartlar göre Ege ve Trakya bölgesi Yunanlılara, Akdeniz bölgesi İtalya’ya, Güneydoğu Anadolu bölgesi Fransa’ya bırakılacak ve Doğu Anadolu bölgesinde de sınırlarını ABD Başkanı Wilson’un saptayacağı bir Ermeni Devleti kurulacaktı. İstanbul, Çanakkale, İzmit ve Bursa’yı içine alan Boğazlar bölgesinde İngiltere, Fransa ve İtalya tarafından Türklerin de sadece danışman olarak katılacağı ve kendine has bir bayrağı olan bağımsız bir idare kurulacak ve bu idarenin mali yönetimine Türkler karışmayacaktı. Kapitülasyonlar ve azınlık hakları da genişletilerek sürecek ve bu haklardan Yunanistan, Sırbistan, Romanya, Ermenistan ve Portekiz de yararlanacaktı. Osmanlı Devleti silahlı kuvvetlerini sayıca azaltacak, ihtilaf devletlerinin izni olmadan tahkimat yapamayacak ve 1600 grostonun üzerindeki gemilerinin tümünü itilaf devletlerinin emrine verecekti.

Kendilerine bildirilen şartların hafifletilmesini isteyen Türk heyetinin red cevabı alması üzerine Ahmed Tevfik Paşa ‘İstiklalimize aykırıdır’ diyerek anlaşmayı imzalamadı ve 11 Mayıs’ta anlaşma metnine itiraz cevabı yazarak İstanbul’a döndü. Bu sefer Damat Ferid Paşa Paris’e giderek görüşmelere katıldı. Ankara’daki meclis ise Damat Ferid Paşa’nın kesinlikle ülkenin geleceği ile ilgili ağır bir karara imza atmasını istemiyordu ve yapılacak anlaşmayı 7 Haziran’da geçersiz sayacağını ilan etti. Damat Ferid Paşa yine de Paris’e giderek Sevr kasabasında10 Haziran 1920’de görüşmelere katıldı.

Damat Ferid Paşa 3 Temmuz’da Ankara’da kurulan İstiklal Mahkemesi’nde milli kurtuluş hareketine karşı davranışları nedeniyle vatan haini suçu ile idama mahkûm edildi. Damat Ferid Paşa Sevr’de işgal devletlerine yaranamadı, dikkate alınmadı ve hiçbir şeyi değiştiremeden ve hiçbir sözlerinden çıkmadığı itilaf devletleri tarafından kendisine anlaşmanın imzalanması için on gün süre verilerek 14 Temmuz’da İstanbul’a geri döndü. Yurda döndüğü gün Divan-ı Harp Mustafa Kemal’e katılan subayları da idama mahkûm etti ve bu karar da 25 Temmuz’da Padişah Vahdettin tarafından onaylandı.

Damat Ferid Paşa döndükten sonra anlaşmayı imzalayarak işgalci devletlerin daha da ileri gitmesini önlemeyi düşünüyordu. 22 Temmuz’da Padişah Vahdettin başkanlığında toplanan Şura-yı Saltanat zayıf bir mevcudiyeti tamamen yıkılmaya tercih ederek bir çekimser oya karşılık katılanlarının diğer tümünün kabulüyle Sevr Anlaşması’nın onaylanmasına karar verdi. Ancak anlaşma metni o kadar ağırdı ki Türklerin ölüm fermanını kendi elleriyle imzalaması demekti. Padişah Vahdettin Sevr Anlaşması’nı imzalamadı.

 

Alıntı: “Selçuklu’dan Osmanlı’ya Bu Toprağın Öyküsü 1000 Yıl” Tuğrul Kihtir, Boyut Dağıtım, 2011

İlginizi Çekebilir

Gizli Dangalaklardan Korunun!

31 Ağustos 2016 (Mizah) Biz, dangalak kısmı, topluma sevimsiz, çelimsiz kimseler olarak takdim edilmişizdir. Buna rağmen kendi işimizi bilir, yakınlarımıza da her fırsatta el uzatmayı
Devamını Oku...

Küreselleşme ve İletişimin Gücü

Günümüzün sorunu olan küreselleşmenin gerçek sahiplerinin, uluslararası şirketler olduğu artık herkesin bildiği bir gerçektir. Büyük devlet politikası konumuna gelen ve şirket
Devamını Oku...

Öğretmenlik kolay değilmiş!

Zeki Sarıhan Öğretmen Okulunda dördüncü sınıftan beşinci sınıfa geçmiştim. Öğretmen olabilmem için daha iki yılım vardı ama ben mesleğe adım atmak için acele ediyordum. Yeterdi
Devamını Oku...

Malta'dan Esir Mektupları

''Osmanlı Devleti’nin, Birinci Dünya Harbi’ni sona erdiren anlaşmaları imzalamasından sonra, başkent İstanbul’u işgal eden İngilizler, yerli işbirlikçilerinin yardımıyla, uydurma
Devamını Oku...

Neoliberal ler sosyal demokrasinin çatlaklarından sızmış;

21 Kasım 2016 Birgül Ayman Güler’in 2 Eylül 2014 de Altı Oku Sosyal Demokrasiye Kırdırma Siyaseti başlıklı yazısı: Bence bu görüşler çok önemlidir. Altı Ok'u Sosyal
Devamını Oku...

Eşek Olmanın Ayrıcalığı

  Yergi Atalarımız, daha günün birinde ne demişler?: “Eşekle işin, sonra kaşın da kaşın”. Adamlar, böyle laflar etmişler ama bence, güpegündüz halt yemek olmuş bu. Arkanıza
Devamını Oku...

Gün Hukuk Felsefesi çalışacak gün değil

Üniversitedeki dört Hukuk öğrencisinin canı o hafta sonu Pazartesi günü sabah yapılacak olan Hukuk Felsefesi sınavına hazırlanmak istemiyordu. Nasıl istesinler ki? Yakınlardaki bahçede
Devamını Oku...

Bir kahvenin 40 yıl hatırı var deyimi…

Gerçek tarihçesi, Üsküdarlı Bilge Yusuf ile Rum balıkçı Stelyonun hikâyesine dayanır. 1895 Eminönü Yemiş İskelesi , balıkçı kahvesine giren Osmanlı zabiti - bre Yusuf , herkese
Devamını Oku...

Bugün 23 Nisan.

Sakarya Savaşları’nın ilk günleriydi. İstanbul büyük bir heyecan içinde savaşın sonunu bekliyordu. İstanbul Hilâl-i Ahmer Şubesi (Kızılay’ı), kendiliğinden İstanbul’da
Devamını Oku...

Amerikan milliyetçiliği ve glonasyonalizme geçiş

18 Kasım 2016 Doç. Dr. Mehmet Akif Okur Gazi Üniversitesi “Bu isyanı ve sebeplerini görmek zor olmamalı. Amerika'da meydana gelen şiddetli demografik değişimlerin muhtelif reaksiyonlar
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3960927

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı