10 Nisan Laiklik Günümüz Kutlu Olsun

Laiklik, kavramsal açıdan “Bir ülkedeki yasama, yargı ve yürütme işlevlerinin inanç işlerinden ayrı tutulması” biçiminde tanımlanabilir. Bir başka açıdan bu ilke “bu dünya” ile “öteki dünyanın” kuralları ve işleyişi açısından birbirine karıştırılmamasıdır. Tarihsel akış içinde kavramın ortaya çıkışının temel amacı, insanların inançlarının, devlet kurumlarının işleyişi üzerinde sınırlandırıcı, daraltıcı ve baskılayıcı etkilerinin engellenmesidir.

Laiklik ilkesinin uygulanması ile dinlerin ya da bir dinin mezhep, tarikat vb. alt gruplarının toplum yaşamı içindeki yerleri dengelenmiş olmaktadır. Dolayısıyla da Laikliğin uygulanmakta olduğu toplumlarda inançlar, onları benimsememiş olan insanların, başka toplumsal örgütlenmelerle devlet kurumlarının kendilerine karışamayacakları özgür bir konuma kavuşmuş olmaktadırlar. Laiklik, inançları ve bu düzlemdeki herhangi bir mücadeleyi siyasetin ve hukukun konusu olmaktan uzak tutabilecek yegâne kavramdır. Bilimin, insanın yaşamında yol gösterici bir unsur olabilmesi de ancak bu ilkenin etkin olmasıyla mümkündür.

Bilimin insan yaşamına yol gösterici olmasından başka bilimsel eğitimin gerçekleştirilebilmesi de laik düzende olabilir. Ancak bu düzende verilecek eğitimle; akılcılığın, bağımsız düşünebilmenin ve yeni düşüncelere açık olmanın yeni nesillere aktarılabilmesi söz konusu olacaktır.

Laiklik, tek tek inanç sistemleri ile karşılaştırıldığında, onları birleştirici, çok geniş kapsamlı toplumsal ve siyasal bir kuraldır. Bu ilke şemsiyesi altında, tıpkı demokrasideki değişik siyasi görüş ve yolların bir arada bulunabilmesi gibi pek çok inancı benimsemiş veya benimsememiş insanın birlikte barış içinde yaşayabilmesi mümkün olabilmektedir.

Bunlardan hareketle Laikliğin, inanç sistem ve uygulamalarına birbirlerinin yaşam alanlarına girmemesini sağlayacak şekilde sınırlamalar getirdiğini, her birinin de diğerinden zarar görmemesini teminat altına aldığını ve toplumsal barışı sağladığını tespit ve kabul etmek gerekmektedir.

10 Nisan 1928’de resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bir kanun değişikliği ile 1924 anayasasının ikinci maddesinde yer alandevletin resmi dini İslam’dır.” ibaresi anayasadan çıkarılmıştır.

Bu kanun maddesinin gerekçesi Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından şöyle açıklanmaktadır.” İnsanlığın manevi mutluluğunu sağlayan din, bir başka elin ulaşamadığı vicdanlarda, yüce mevkiini elde ederek tanrı ile birey arasında kutsal bir temas aracı haline girmiş bulunacaktır. Bu kutsal teması camilerde ve diğer kutsal mekânlarda veya yalnız vicdanlarda arayan ve bulanlar vardır. Devlet ve yasalar tümünün koruyucusudur.”

10 Nisan Laiklik gününüz kutlu olsun.

·       Murat Bayramoğlu

·       Alıntı Nadya Ayvazyan

İlginizi Çekebilir

Bir röportaj sırasında Demirel'e gazeteci soruyor

TC Belgin Gençoğlu - İsmet İnönü ile aranızda bir sıkıntı mı var? Demirel'in cevabı: - O arkasına koskoca Kurtuluş Savaşını almış bir kahraman. Ben kimim ki onunla bir
Devamını Oku...

Diyarbakı Ulu Camii...

Büyük Selçuklu hükümdarı olan Melikşah, Nisanoğulları ve İnal, Anadolu Selçuklu hükümdarı olan Gıyaseddin Keyhüsrev, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Artuklular ve Osmanlı
Devamını Oku...

21 Şubat 1915

21 Şubat 1915. 2. Ordu komutanlığına Vehip paşa atandı. Kardeşi Esat paşada 1. ordu komutanlığında. 19. Tümene ( Komutanı Yarbay Mustafa Kemal beydir.) Tekirdağdan Geliboluya hareket
Devamını Oku...

Tarihte Bugün 9 Ekim 2016

1446 - Kore'de Hangıl alfabesi yayımlandı. 1690 - Belgrad yeniden Osmanlı egemenliğine girdi. 1937 - Nazilli basma fabrikası, Atatürk'ün de katıldığı törenle açıldı. 1962 -
Devamını Oku...

22 Temmuz 1915

22 Temmuz 1915. Alman ateşemirliği muhtemelen ABD’den elde ettikleri yeni bilgileri Liman Von Sanders'e iletti. Haber Ağustos ayında düşmanın daha büyük bir güçle Saros ve Asya
Devamını Oku...

5-11 Kasım 2018

5 Kasım 1912: Zorla Hıristiyanlaştırma. Sofya, Makedonya'nın Ustrumca kentindeki kumandana ve Rum Metropolidi’ne şehirde bulunan bütün Müslüman muhacirlerin zorla
Devamını Oku...

Medler ve Türkler

Med İmparatorluğu'na ait yazıt Türkçe çıktı. Aryan olarak sınıflandırılan Med halkının Hint-Avrupa dili konuştuğu kabul edilmiş, lakin Hint-Avrupa. Dili ile hiç bir şekilde
Devamını Oku...

22 Ocak 1932 = Kur’an’nın Türkçe Tercümesi İlk Kez Okundu.

22 Ocak 1932 Kur'an’ın Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbul’da Yerebatan Camii’nde Hafız Yaşar (Okur) tarafından okundu. Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde
Devamını Oku...

65 milyon yıllık fosıl duvar taşı olmuş

Adıyaman’da bir evin duvarında 12 yıldır taş olarak kullanılan 65 milyon yıllık dev salyangoz fosili sökülerek Adıyaman Müzesi götürüldü. Fosili müzeye bizzat haber veren ev sahibi
Devamını Oku...

Birinci Dünya Savaşı

Birinci Dünya Savaşı sırasında ülkelerin kullanmış olduğu propaganda
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3965204

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı