Yer Altında Saklı Kalan Dinler Tarihi

1975 yılında yapılan kazılarda ilk bulunduğunda, o zamana kadar klasik bir arkeoloji başarısı olarak değerlendirilen Ebla Krallığı, gerçek önemini çivi yazılı yaklaşık 20.000 tablet ve parçalarından meydana gelen arşivin bulunması ile kazanmıştır. Bu arşiv, aynı zamanda diğer arkeoloji uzmanlarının üç bin yıldan beri bildikleri bütün çivi yazılı metinlerin dört kat daha fazlasıydı. Tabletlerdeki dil, Roma Üniversitesi’nde arkeolojik yazı uzmanı olan İtalyan Giovanni Pettitano tarafından çözüldüğünde, konunun ne denli önemli olduğu daha da iyi anlaşılmış oldu. Bu sayede Ebla Krallığının ve bu muazzam devlet arşivinin bulunmuş olması artık yalnızca arkeolojik değil, dini çevreleri de ilgilendiren bir konu haline
Devamını Oku...

Tevrat’tan 1500 Yıl öncesine ait Ebla Tabletlerinde adı geçen peygamberler

M.Ö. 2500′lü yıllardan kalma Ebla Tabletleri, dinler tarihi açısından çok önemli bilgileri günümüze kadar taşımaktadır. Arkeologlar tarafından bulundukları 1975 yılından itibaren birçok kez araştırma ve tartışma konusu olan Ebla Tabletlerinin en önemli özelliği ise, içinde İlahi kitaplarda bahsedilen üç peygamberin adının geçmesidir. Önemli bilgiler içeren Ebla tabletlerinin, binlerce yıl sonra bulunması, Kuran’da bildirilen toplulukların durumunun coğrafi olarak da açıklanması bakımından oldukça önemlidir. Ebla, M.Ö. 2500 yıllarında, bugünkü Suriye’nin başkenti olan Şam ile Türkiye’nin güneydoğusunu da içine alan bir bölgeyi kapsayan bir krallıktı. Bu krallık, kültürel ve ekonomik olarak doruğa çıkmış ama bir
Devamını Oku...

Günümüz Kültürel Kökleri

Günümüz günümüz kültürel kökleri araştırır daha önce geldi bağlantılı olduklarını biliyor ve siz elohim en yüksek ismi olduğunu bile bile bile en yüksek. Onun adına Dünya'yı yöneten varlıklar. İnsanlar, modern olaylara ilgi modern ders "Tanrılar" erkek kardeşi münezzehtir gibi evlerinde. Artık işin gerçeği rayel takipçileri herkes için
Devamını Oku...

22 Mart 1922 Günlü Ateşkes Anlaşması Önerisi

Atatürk Diyor Ki: ''Yusuf Kemal Bey daha Türkiye'ye dönmeden, İtilâf Devletleri dışişleri bakanları 22 Mart 1922 gününde Türkiye ve Yunan hükümetlerine ateşkes anlaşması yapmalarını önerdiler. Bu sırada ben cephede bulunuyordum. Ateşkes anlaşması ile ilgili öneriyi Dışişleri Bakanı Vekili Celâl Bey bana bildirdi. Ateşkes anlaşması önerisi, ana çizgileriyle şöyle idi: İki yanın birlikleri arasında on kilometrelik asker bulunmayan bir alan meydana getirilecek. Birlikler, insan ve cephane bakımından güçlendirilmeyecek. Birliklerin konumunda değişiklik yapılmayacak. Gereçler de bir yerden bir yere götürülmeyecek. Ordumuz ve askerlik durumumuz İtilâf Devletlerinin askeri kurulları denetimine açık olacak. Bu kurulların
Devamını Oku...

Sovyet lider Mihail Gorbaçov'a söyledikleri

22 Nisan 2017 Reyhan Raim, Kırcaali Türk Gençliği Todor Jivkov'un 23 Haziran 1989'da gerçekleştirdiği Moskova ziyaretinde Sovyet lider Mihail Gorbaçov'a söyledikleri: "Ülkemizde iki büyük sorun var. Birincisi ekonomi. Bunu halletme şansımız var. İkinci sorunumuz ise Müslümanlar. Elimizdeki verilere göre bunların sayısı 800-850 bin civarında. Yıllık nüfus artışları ise 15-16 bin. Eğer bir tedbir almazsak 20 yıl sonra Bulgaristan ikinci bir Kıbrıs'a dönüşecek. Bizim hesaplarımıza göre, 500 bin kişiyi göç ettirmemiz gerek. Bunun için yeni bir politika üretmemiz lazım. Ama kesin görüşümüz şu ki; biz bunları asla Türk olarak kabul etmeyeceğiz." Belgelere göre, 1984 yılı sonlarından itibaren Komünist Parti'nin en üst karar alma
Devamını Oku...

Balkan Sevdası

23 Nisan 2017 Reyhan Raim, Kırcaali Türk Gençliği Osmanlı’nın en az beş yüz sene hüküm sürdüğü coğrafya olan balkanlar, Türk milletinin sevdasıyla güzelleşmiştir. Balkanların fethinden önce buralara gelen öncü alperenlerin yapmış olduğu gönül fetihleri, kendisinden sonra gelen Osmanlı akıncılarının işini kolaylaştırmıştır. Manevi fetihlerin arkası, maddi fetihlerle zafere ulaşmıştır. Bu sayede Anadolu’nun birçok yerinden, başta Konya Karamanoğlu Beyliği olmak üzere, insanlar balkan coğrafyasına yerleşmişlerdir. Beş yüz sene, bölge halkı ile huzur içinde yaşamışlardır. Bu zaman içinde Osmanlı, en çok eserlerini bu bölgeye yapmıştır. Ecdadımızla ne kadar gurur duysak azdır. Onların gösterdiği adaleti, refahı,
Devamını Oku...

Her milletin kendine özgü gelenekleri, kendine özgü âdetleri

Atatürk diyor ki ''Her milletin kendine özgü gelenekleri, kendine özgü âdetleri, kendine göre millî özellikleri vardır. Hiçbir millet, aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet, ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti içinde kalabilir. Bunun sonucu şüphesiz ki acıdır''...''Bir milletin mutluluk saydığı şey, diğer bir millet için felâket olabilir. O halde bir millet, kendine göre mutluluk sayacağı bir şeye erişebilmek için başvurduğu gerek ve araçlar, kendi ruhundan çıkarsa o zaman amaca varabilir''. Kaynak: 1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 150) 1921 (Atatürk’ün S. D. l, s. 198)   Alıntı: Levent Karaşin‎ - Atatürk ve Kuvayı
Devamını Oku...

4 Mayıs 1915

4 Mayıs 1915. 5. ordu kurmay başkanı Kazım İnanç bey Enver paşaya bir rapor gönderdi. Raporda; artık taarruzların durdurlması gerektiği düşmana karşı savunmaya geçmenin doğru olduğu anlatılıyordu. Türk ordusu asırlardır kendi anavatınında görmediği bu askeri işgali bir türlü kabul edemiyordu. Sanki aptesti bozulmuş gibi düşmanı bir an önce denize döküp temizlenmek istiyordu. Bir de İstanbul'a bu kadar yakın bir harekât tekrar balkan yenilgisini ve Rusların İstanbulun kapılaraına kadar gelmesini hatırlattığından Türk ordusu varını yoğunu ortaya koyuyordu. Ama Borun pazarı geçmişti. Düşman iki orduyu kıyılarımıza çıkarmış söküp atmayı imkânsız hale getirmişti. Bu savaş çağı başka bir çağdı. Hurra deyipde
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3965160

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı