Gazi’nin Fotoğrafı ve Bir Köylü

Alıntı: Levent Karaşin Başyaver Salih Bozok, Nif kasabasında yani günümüzün Kemalpaşa’sında yaşadıkları 9 Eylül 1922 gününü şöyle anlatıyordu: -“Armutlu’dan geçerken, köy halkı Türk askerini seyretmek için yol kenarına çıkmışlardı. Yanık bakraçları, kırık testileriyle de yoldan geçen askerlere su veriyorlardı. Buradan geçerken, arabalara ve hayvanlara rastlıyorduk. Onlara yol vermek ve yolun açılmasını beklemek üzere otomobilimizi durdurmuştuk. Gazi Mustafa Kemal Paşa bir sigara yakmak için toz gözlüğünü gözünden kaldırdığı zaman, yaşlı bir köylü ani bir hareketle kalabalığın arasından ayrıldı. Otomobile yaklaşan köylü bir süre Gazi’nin yüzüne baktıktan sonra elini koynuna soktu ve çıkardığı
Devamını Oku...

Mustafa Kemal Paşa zor bir yolculuktan sonra 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a ayakbastı

Levent Karaşin Mustafa Kemal Paşa zor bir yolculuktan sonra 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a ayakbastı. Nutuk'ta o gün ülkenin durumunu şöyle belirtiyor; "Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaş'ta (Birinci Dünya Savaşı) yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, şartları ağır bir mütarekename (Ateşkes Antlaşması) imzalanmış, Büyük savaşın uzun yılları boyunca, ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve yurdu Genel Savaş'a sürükleyenler, kendi başlarının kaygısına düşerek, yurttan kaçmışlar. Padişah ve Halife olan Vahdettin, soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça yollar araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın isteklerine uyulmuş ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecek
Devamını Oku...

Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın ikinci yıldönümü dolayısiyle Dumlupınar'da Konuşma

Levent Karaşin Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın ikinci yıldönümü dolayısiyle: ''Efendiler! Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa verdiği kıymetli açıklamalarla burada hazır olanlara Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı’nın ve kesin sonuç veren 30 Ağustos Savaşı’nın oluş şekli hakkında bir fikri özetlemişlerdir. Beş gün aralıksız geceli gündüzlü süren en büyük Meydan Savaşı”nın gerçek içeriği bugün verilen açıklamalardan fazla, yarın tarihin hakemleri tarafından, araştırmacıların inceleme araştırma ve kararları okunduğu zaman daha açık, daha belirgin bir şekilde anlaşılacaktır. Beni milletim, Türk milleti, güvenine lâyık görerek bu hareketlerin başında bulundurdu. Bu görev ve işimin mutlu anısını
Devamını Oku...

Mustafa Kemal’den İnönü’ye şok mektup! İlk kez yayınlanıyor…

Hicran Aygün Bozok ihaneti mi, bir ülkeyi kaostan kurtarmak mı? Cumhuriyet tarihi, birbirine ihanet eden, halkına yalan söyleyen, zulmeden liderlerin isimleriyle  dolu. Ancak gerçeklerin bir gün mutlaka ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu var. Türkiye, uzun bir zamandır AKP-Cemaat kadrolaşmasının ve ardından restleşmesinin bedelini ödüyor. Meydanlar “safça kandırıldığını” söyleyen liderlerine biat eden “demokratlarla” dolu. İşin ucu nereye kadar gidecek şimdilik bilinmiyor. Ancak, okullarda okutulan tarih kitaplarından biraz kafamızı kaldırdığımızda “kandırılma ve ihanetin” Cumhuriyet’in kuruluş yıllarından bu yana sürdüğünü öğreniyoruz. Nasıl mı? Bozok, Bu Mektubu Sakladı Atatürk ile İsmet İnönü’nün
Devamını Oku...

10 Ağustos 1915

Alıntı: Semra Bayraktar - Arkadaşlar yarın sabah mutlaka taarruz edeceğiz ve başarılı olacağız... Kıtalarınızı hazırlayınız ve bana haber veriniz. Çevresindeki birlik komutanları "Baş üstüne" dediler. Kıtalarını hazırlamak için karagahtan çıktılar. Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal Bey birliklerin hazırlandığını haberini alınca , kıtaların yerleştiği siperlerin önüne dikildi. Etrafındaki komutanlara emir veriyor bazı yanlışları düzelttiriyor ve birliklere saldırıcağı istikameti bizzat gösteriyordu. Acele ediyordu, gün ağarmadan saldırıya geçmeliydi. Ancak zaman da hızlı ilerledi.... - Arkadaşlar düşman kaçmaya hazırlanıyor. Fakat biz buna izin vermeyeceğiz.Onu burada mahvedeceğiz... Kırbacımla işaret
Devamını Oku...

Yunan Başkumandanı Trikopis Anadolu Savaşını Ve Nasıl Esir Edildiğini Anlatıyor

Alıntı: Levent Karaşin ''Etrafımız Türkler tarafından çevrilmişti. Esir olacağımızı anlıyorduk. Bu esnada beygirim de vurulmuştu. Başka bir ata binerek çemberi yarmaya teşebbüs ettim, fayda vermedi, Türklerin içine düşmüştüm, esir oldum.'' Kıymetli gazetecilerimizden Hıfzı Topuz, Yunanistan'a yaptığı bir seyahat sırasında Atina'da Ruzvelt Caddesindeki evinde mütevazı bir hayat yaşayan 84 yaşındaki emekli general Trikopis'i ziyaret etmiş ve kendisile uzun boylu görüşmüştür. Muharrir, bu enteresan ziyareti şöyle anlatıyor: Trikopis'i evinde ziyarete gittiğim zaman kendisini derin bir rüyadan uyandırmış gibi oldum. Beni büyük bir nezaketle odasına kabul ettikten sonra: - İstanbul'dan mı geliyorsunuz? diye sordu. - Evet, diye
Devamını Oku...

Atatürk Büyük Zaferi Bir Gece Bize Nasıl Anlattı?

Alıntı: Levent Karaşin Kaynak: Ali Naci Karacan'ın bir hatırası: Yıllarca evvel, bir gece, Ankara'da, Çankaya'da, bizzat Gazi Mustafa Kemal'in, o muazzam galibiyetin nasıl hazırlandığını, nasıl gerçekleştirildiğini, kendine mahsus o harikulâde konuşuşu ile bize anlatışını hatırlıyorum. Geç vakit, sofrasından ayrıldıktan sonra, anlattıkları henüz hafızamda bütün tazelikleriyle diri ve canlı iken nasıl olup da söylediklerini bir tarafa not etmedim? Bilmiyorum. Fakat, aradan ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, o harikulâde geceden birşeyler bulmak emeliyle hafızamı zorladığım zaman, onu, Çankaya'daki büyük salonun ortasındaki sofranın başına oturmuş, etrafında davetlileri, enerji dolu o güzel yüzü ve irade dolu o yeşil
Devamını Oku...

Sekiz Saatte Afyon’dayım

Levent Karaşin Kırşehir Milletvekili Yahya Galip Kargı’nın Kurtuluş Savaşı’ndan bir anısını dinleyelim: -“Paşam, Paşam…” diye seslendim. Arabasını durdurarak beni karşıladı. -“Paşam ne yapacaksan yap artık” dedim. “Önümüz kış var bu kadar askeri nerede barındıracaksın” dedim. Gazi Mustafa Kemal Paşa büyük bir insandı. Benim her türlü ölçüsüzlüğümü bağışlardı. Bu uluorta sözlerimi samimiyetime vererek yanağımı okşadı. -“Ben akşam cepheye gidiyorum” dedi. “Yarından sonra hücuma geçeceğiz. Sen Meclis’te hücumun başladığının resmen açıklanacağı güne kadar bundan kimseye söz etme.” Tepemden tırnağıma kadar titremiştim. Demek beklenen saat gelmişti. Düştüğüm şiddetli heyecanın etkisi
Devamını Oku...

Mustafa Kemal Atatürk'e Mareşal Rütbesi ile Gazi Unvanı Verilmesi

Alıntı: Nadya Ayvazyan İstanbul Kaynak: Tarihte Bugün TBMM'nin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e ''Mareşal'' rütbesi ile ''Gazi'' unvanı verişinin 86. yıldönümü Mustafa Kemal Atatürk'e Mareşal Rütbesi ile Gazi Unvanı Verilmesi Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılmasından sonra, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'ya, Millet Meclisi, 19 Eylül 1921'de kanunla ''Müşir'' (Mareşal) rütbesi ile ''Gazi'' unvanı verdi.Mustafa Kemal'e, Milli Mücadele'nin başında Erzurum'da bulunduğu sırada, kendisini İstanbul'a çağıran Saray ile 8-9 Temmuz 1919 gecesi yaptığı telgraf görüşmesinde; resmi memuriyetine son verildiği bildirildi. Mustafa Kemal Paşa da Harbiye Nezareti'ne ve Padişah'a, ''resmi vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifa ettiğini''
Devamını Oku...

Atatürk diyor ki:

Alıntı: Levent Karaşin‎ - Atatürk ve Kuvayı Milliye ''Sultanlarla, halifelerle yönetilmiş ve yönetilen memleketlerde vatan için, millet için en büyük tehlike, sultanların ve halifelerin düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır. Bu çoğu kez kolaylıkla sağlanagelmiştir. Meclislerle yönetilen memleketlerde de, en öldürücü taraf, bazı milletvekillerinin yabancılar adına ve hesabına çalınmış ve satın alınmış olmalarıdır. Millet meclislerine kadar girebilmek yolunu bulabilen vatansızlara tesadüf etmenin uzak bir ihtimal olmayacağına, tarihin bu konudaki örnekleriyle karar vermek zorunludur. Bunun için millet, vekillerini seçerken, çok dikkatli ve kıskanç olmalıdır. Milletin hatadan korunması için tek güvenilir çare, düşünce ve
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7662 Toplam Görüntülenme: 3554031

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı