Marduk Tanrıların Tanrısı

Marduk Tanrıların Tanrısı konumuna gelince diğer 50 tanrı, kendi güçlerini Marduk'a verir. Her bir gücün, özelliğin de ayrı ismi vardır. Böylelikle, Marduk'un 50 kadar ismi olur. Marduk, kendisine güçlerini sunan tanrı ve tanrıçaları kendi hizmetine alır ve onlara sınırlı güç ve görevler atfeder. Böylelikle eski Sümer tanrıları, tek tanrının hizmetinde birer elçi, veli ve ilahi ögelere dönüşür. Babil'in zayıflaması ve Asur'un güçlenmesiyle Marduk'un Asur versiyonu ortaya çıkar: Devlete de ismini veren Asur tanrısıdır. Ve zamanla Kabala öğretisinde kendine yer edinen bu tek tanrı inancı, modern yapısına Tevrat ile kavuşur. Güncel İnsan sayfası Muazzez İlmiye Çığ, Kuran, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni, Kaynak
Devamını Oku...

Tıbbın sembolü

Yukarıdaki örneklerde hayat ağacının kendisinin Tammuz olduğunu görmüştük. Hayat ağacına sarılı iki yılan Tammuz'un iyileştirici özelliğini tasvir eder. Günümüz tıp çevrelerinde yaygın olarak kullanılan yılan sembolünün kaynağı da yine Sümer'dir. İnsan Güncel sayfası Muazzez İlmiye Çığ, Kuran, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni, Kaynak Yayınları,   Alıntı: Seher Bilhan
Devamını Oku...

Asilzadeler bile kızlarını kendi elleriyle bu tapınaklara getirmişlerdir

Asilzadeler bile kızlarını kendi elleriyle bu tapınaklara getirmişlerdir. Çirkin kızların kötü bir kaderi vardı; bazen kendileriyle beraber olacak bir erkek çıkması için yıllarca tapınaklarda beklerlerdi. Bunun dışında tapınak rahibeleri, bu kutsal fahişeliği sürekli olarak yaparlar ve tapınağa gelir sağlarlardı (ancak belirttiğim gibi, bu utanç verici bir iş değil son derece kutsal bir görevdi, onlara sokak fahişesi muamelesi yapılmazdı). Bu kadınların diğer kadınlardan ayrılması için, başlarının bir şalla örtülmesi zorunluydu. Bu örtü, artık o kadının evlenebileceği anlamına geliyordu. Bunların haricinde kızların, cariyelerin ve fahişelerin örtünmesi yasaktı. M.Ö. 1500 yıllarında Asur kralı (Amarna Çağı- Muhtemelen
Devamını Oku...

Gelin odasının süslenmesi

İnanışa göre, kutsal evlilik öncesinde Tanrıça İnanna yıkanır, annesi ile konuşarak ondan tavsiyeler alır, kapı arasından hediyelerin gelişini gözler. Daha sonra gelin odası hazırlanır ve çeyizler ziyaretçilere gösterilir. Ancak tüm bu hazırlıklar tamamsa Tammuz’un içeri girmesine izin verilir. 6000 yıldır bu evlilik töreni, o bölgede, bölge çevresinde ve Anadolu’da bu şekilde devam etmektedir. (Tammuz ve İnanna'nın kutsal evliliklerine dair, Tevrat'taki Süleyman'ın Şarkıları'na bakabilirsiniz.) İnsan Güncel sayfası Muazzez İlmiye Çığ, Kuran, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni, Kaynak Yayınları,   Alıntı: Seher Bilhan
Devamını Oku...

Yere Düşen Ekmeğin Öpülmesi

Ekmeğin kutsallığı Sabiilerden gelir. Tammuz'un bir başka versiyonuna tapan Sabiilere göre ekmek çok kutsaldı. Öyle ki, buğdayın toplanması ve öğütülmesi zamanında Sabiiler ağlardı. Çünkü bu tarihler, Tammuz'un öldüğü -derin uykuya daldığı- günlere denk gelirdi. Sabiilere göre, ekmek Tammuz'un etiydi. Tammuz, Sabiiler için ana geçim kaynağıydı. Bu nedenledir ki, bugün Anadolu’da hala ekmek yere düştüğü zaman öpülür ve başa konur, ekmek ve buğday kırıntısına basmanın büyük günah olduğuna inanılır ve ekmek bıçakla kesilmez. Çünkü, ekmek binlerce yıl önceki inanca göre bereket tanrısı Tammuz'un etiydi. Ekmeğe verilen önem bu coğrafyada hiç değişmedi. Elbette, Tammuz unutuldu, gitti. (Ek olarak, Sabiiler'e göre
Devamını Oku...

Trakya/Türkiye Tarihinde “Bozantı”, “Bizans”, “Byzantion”, ”Konstantinopolis” ve “İslâmbol”, Adları

Kaynak: (Düzmece Ermeni Tarihi El Kitabı-7) Mevzua giriş yaparken, Tarihte; Trakya/Türkiye ile alâkalı geçen; “Bozantı”, “Byzantion” ve “Bizans” adlarının; Milâttan Sonra, Dördüncü Asırdan, evvellere ait olduklarını; son iki adın, ilk addan, türetilen, Türkçe lâfızların; Lâtince telâffuzları olduklarını, söylemek, yerinde olur... Roma İmparatorluğu, Milâttan Evvel Üçüncü Asırdan, başlayıp; yaklaşık Yedi asırdır; Avrupanın, Güney Doğusu ve Güney Batısı hudutları dışında; hükmünde tuttuğu toprakları ve o topraklardaki, halkları, gayri iyi tanımaktadır. Roma İmparatorluğu, Kuzey Afrika Kıyılarından, Balkanlara; Trakyadan/Türkiyeden, Kafkaslara; Mezopotamya ötesine, uzanan topraklara; “Bizans” dediyse;
Devamını Oku...

Yegü İçkü-Yeme İçme

Türklerin milli içkisi Ayran, Kımız yanında RAKI’nın bir Altay içkisi olduğunu bilir misiniz? Türklerde sofra adabı, sofranın hazırlanışı, oturuluşu, içki içmenin kuralları ve çok sayıda çeşitli içkileri vardı. Uygurlar yeme içme sözünü birlikte Yegü İçkü şeklinde söylerdi. Büyük ziyafetler demek olan budunun da katıldığı Toy, Şölen, Cedir gibi etkinlikler Hakanın budunu doyurmak, çıplaksa giydirmek vazifesini de yerine getirilmesiydi, Orhun Yazıtlarında bu öncelikli görev Bilge Kağan’ın dilinden: “…Tanrı lütufkâr olduğu için, benim (de) talihim olduğu için, hakan (olarak tahta) oturdum. Tahta oturup yoksul (ve) fakir halkı hep derleyip toparladım: Fakir halkı zengin yaptım, az halkı çok yaptım. Yoksa bu
Devamını Oku...

Hun Kağanı –Çin Elçisi Yaşlılara Saygı Tartışması

Çin kaynakları, Hunlarda ,“güçlülerin [etin] yağlı ve güzel kısmını, yaşlıların ise onlardan arta kalanı yediklerini, güçlü ve sağlıklı olanlara değer verilip, yaşlı ve zayıfların hor görüldüklerini kaydetmişlerdir.(1) Ancak Türklerin bu yargıyı kabul etmedikleri görülmektedir. Nitekim Çin kaynaklarının naklettiği Hun kağanıyla Çin elçisi arasında geçen şu kayıtlar konuya açıklık getirmektedir: “Han elçisi bir ara konuşurken Hunların yaşlılara değer vermeme gibi [bir] gelenekleri olduğunu söyleyince Chunghang Yüeh, karşılığında Han elçisine: ‘Han geleneklerine göre kışlaya gönderilmek üzere orduya katılan askerler [olduğunda] yakınları, kendi arzularıyla sıcak ve kalın elbiseleri ile birlikte en iyi
Devamını Oku...

Kökenlerine İhanet Eden İki Ülke

İsveç İle Norveç…/ Haluk Tarcan Bu gerçeği öğrenmek için lûtfen önce “Sevil-Bertan-Onaran”dan başlangıcını kısaltarak aldığım aşağıdaki yazıyı okuyunuz: İsveç adı, Norveç'le birlikte azınlıklara uyguladıkları şiddet nedeniyle, "20. Yüzyıl'ın soykırım uygulayan ülkeleri" arasına girmişti. Osmanlı'nın Ermenilere uyguladığı söylenen eziyetlerin, İsveç tarafından Samilere uygulandığı kanıtlanmış ve kabul edilmişti. Yoğun bir asimilasyon politikası bu küçük azınlığa 1990'lara dek göz açtırmadı. Anadilleri, inançları yasaklanmış, zorla hıristiyanlaştırılmışlardı. Hatta öyle ki, doğan çocuklar kilisede vaftiz edildikten sonra evlerinde sessizce, şaman ritüellerine göre tekrar kutsanıyordu.
Devamını Oku...

Türklük

Türklük “Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.” Mustafa Kemal Atatürk *** Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun “Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.” Yukarıdaki ateşten sözler Atatürk’e aittir; onun el yazısıyla yazılmıştır ve çerçevelenmiş hâlde benim duvarımda durmaktadır. Kendilerine “milliyetçi” sıfatını yakıştırdıkları hâlde Atatürk hakkında tereddütleri olanlara duyurulur. Türklük, en az 2.500 yıllık tarihî bir gerçekliktir. Ve hiç şüphesiz Türk’ün belki de 5.000 yıl
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3996557

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı