Musa Neden Boynuzlu

Rönesans döneminde batı da özellikle de İtalya da sanat, ticaret, ilim, mimarlık v.b. alanlarda Ortaçağ öncesi dönemdeki kaynaklara başvurulmaya başlanmıştı. Bunun sonucu olarak özdeki kaynaklar büyük bir hız ile Latinceye çevrilmeye başlanmıştı. Bu öze dönüş hareketi sonucunda bugün oluşan batı merkezli fikirler meydana geldi. İşte bu dönemde 1505 yılında papa 2. Julius, Rönesans’ın en büyük sanatçısı olan Michelangelo’yu o döneme kadar eşi benzeri görülmemiş, devasa büyüklükte ve görkemli olmasını istediği kendi mezarını yapmak üzere görevlendirdi. Ancak devam eden ve mezar anıtının da içinde olacağı San Pietro İn Vinroli bazilikasından dolayı malzeme sıkıntısı yaşandı. Bunun üzerine Michelangelo
Devamını Oku...

"İcad Edilmiş Millet; Yahudiler " ve "İcad Edilmiş Ülke; İsrail"

Meşhur "İcad Edilmiş Millet; Yahudiler " ve "İcad Edilmiş Ülke; İsrail" kitaplarının yazarı olan Ve Yahudi elitlerinin Tatar Türkü olduğunu iddia eden Tel Aviv Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Shlomo Sand 1946'da Avusturya Göçmen Toplama Kampında doğdu... Prof. İlber Ortaylı 'da ne ilginçtir ki 1947'de Avusturya Göçmen Toplama Kampında doğdu... İlber hocamız da aynen Halil İnalcık Hoca gibi Aşkenazi Türklerinden olabilir mi acaba? Bunla ilgili aklımı kurcalayan çok şey vardı mesela Murat Bardakçı'nın programında Bardakçı'nın boş bulunup "Hocam sen yiddiş dilini biliyor musun" demesi... Bu herkese sorulabilecek bir soru değildir... 2.Dünya Yahudi büyük toplantılarına Litvanya Yahudileri Karay Türk'leri İleberaber gözlemci
Devamını Oku...

Mimoza Elezi

Onlarca Yerli Ve yabancı Tarafsız Araştırmacı yazarların kitaplarını okumayı üşenirsin belki, Onlarca Araştırma, Devlet arşivlerinde Okuma zor ve yorucu gelir, Bu nedenle Hiç bir kelime saptırmak, Eklemeden, Değiştirmeden Onlarca, 30’larca 100’lerce araştırmalarda Oluşmuş. Bu Yazı yi Okumaya üşümeyin. Bilgi En Güçlü Silahdır. İyi okumalar... Padişah bile mezara eli boş gitti Sonunda hepimiz bir metre toprak sahibi olacağız öyle yada böyle İnsan gibi Yaşayıp Hayın gibi ölmemeliyiz. Güzel Bir Gün Diliyorum.   Alıntı: TC Burhan Utkualp, Atatürk ve
Devamını Oku...

Geleneklerimizden bir kaçı

Hayatın akışı, "Zamana" göre yönlendirilir ise sorun, mesele yok. Ama herhangi bir kavimlerin etkisi altında kalarak, şüphe hâsıl olur gözle görülür dikkat çeker hale geliyor ise bu geleceğin kötüye gidişatı demektir! Bu felsefe, Özellikle... Tarih... Din ve ahlak... Anadili kültürü, giyim kültüründe tahribatlar yapılarak hayatın akışının "ayarı" ile oynanıyor ise "ok yaydan, tren raydan çıkmış" tır! Dünyada, Pek çok yaşanmış örnekleri var. Bulgarya'da doğup büyümüş insanlarımız bunları bizzat yaşadılar. Şu son 25 yıldan beri ise "çok karanlık bir tünel" in içine girmeye mecbur bırakılan Türkler ve diğer azınlıklar bunu tünelin içinde "özgürlük" olarak görüyor sanıyorlar. Oysa dış güçler tarafından
Devamını Oku...

Kurt ve Ay

Ay’ın sahip olduğu kutsallık, simgeler ve mitler aracılığıyla hayat bulur. Ünlü dinler tarihi uzmanı Mircea Eliade’ya göre kıyamet, tufan vb. mitolojilerde insanlar yok olur. Fakat bu felaketten kurtulan Ay ile bağlantılı mitsel bir Ata’dan ya da bir Ay yaratığından o millet yeniden doğar ve bu hayvan o kavmin atası olur. Bu şu anlama gelir. İnsanlığın doğumu, büyümesi, gerilemesi ve yok oluşu Ay evrelerine benzetilmektedir. Türk söylencelerinde de Ay ve Ay ile bağlantılı Ata-Hayvan büyük rol oynar. Türklerin kolektif bilinçaltında şekillenen Ay Hayvanlarından biri Kurttur. (Diğeri Boğadır) Kurt kutsal Tanrısal bir yaratıktır. Tanrının yeryüzündeki sembolüdür. Prototürk olarak kabul edilen Wu-sun’ların ve Göktürklerin
Devamını Oku...

Sultan İbrahim'in deli mi akıllı mı olduğu uzaktan pek anlaşılmıyor

Sultan İbrahim'in deli mi akıllı mı olduğu uzaktan pek anlaşılmıyor. Zırdeli olsa sekiz yıl padişahlık yaptırmazlardı. Gerçi başka da şansları yoktu çünkü yerine geçecek şehzade yoktu… Onu ancak oğlu 4. Mehmed yedi yaşına geldiğinde tahttan indirebildiler. Yine de yarım akıllı, git-gel beyinli olduğu çok açık. Etrafındakilerin tahrikine de kolay kapılıyor. Kendinin doğrudan doğruya Allahtan ilham aldığına inandırılmış bir kere. Ne söylese keramet olduğunu izah eden dalkavukları çok çünkü. Peki, bu tahrikçilerin en ahlaksız eylemi hangisidir derseniz hiç şüphesiz İpşir Paşa'nın karısını padişahın kafasına sokmaları derim. Bu öyle böyle bir ahlaksızlık değil. Sözde koskoca cihan padişahı, güzelliğini
Devamını Oku...

17. yüzyıla kadar Balkanlar'ın nüfusu Avrupa ortalamalarını takip ediyordu

17. yüzyıla kadar Balkanlar'ın nüfusu Avrupa ortalamalarını takip ediyordu. 15. yüzyıldaki Osmanlı fetihleri sırasında da böyleydi, hatta 16. yüzyılda Avrupa'da olduğu gibi Balkanlar'da da refah düzeyi yükselmiş ve nüfus büyük oranda artmıştır. Örneğin, Osmanlıların fethettiği topraklardan kaçıp Venedik'e sığınan Hristiyanların 16. yüzyılda Balkanlar'a dönüp mallarını mülklerini geri istediklerini biliyoruz… Asıl kriz 17. yüzyılda gelecekti. Bu dönem tüm Avrupa için zorlu bir dönemdi ama özellikle Balkanlar'da siyasi istikrarsızlık, bitmez tükenmez savaşlar, sık çıkan veba salgınları ve açlık yaşamı iyice güçleştirmekteydi.. Özellikle veba bir şehrin nüfusunun yarısından fazlasını yok edebiliyordu. Salgın
Devamını Oku...

Geyikli Baba

Şamanlar geyiğe özellikle "Puura" adı verilen geyiğe binerek Tanrıya ulaşırlar. Hz. Muhammedin miraç resimlerine bakıldığında, göksel yolculuğunda kullandığı bineğinin, yarık toynaklarından da anlaşılacağı üzere geyik olduğu görülür. Elbette bu tamamen Türk mitsel düşüncesine uygun, alegorik ve sembolik bir anlatımdır. Türk mitolojisinde Kutup Yıldızı, "Tanrının Kapısı" sayılır. Türk İkonografisinde "Kutup Yıldızının" sembolü, daire için de artı işaretidir ve Tanrı Tamgası olarak ortaya çıkmıştır. Türk tasavvufundaki "Kutup" düşüncesinde bu anlatıların devamıdır. Ayrıca bu yıldız "Geyik Yıldızı" olarak da bilinir. Çünkü Şamanlar "Tanrı Kapısına" geyikler yardımıyla ulaşır. Pazırık kurganındaki
Devamını Oku...

Sümer şairlerine göre Tanrıça İnanna

Sümer şairlerine göre Tanrıça İnanna, toplumun süsü, Sümer'in neşesidir. Ay Tanrısı Nanna'nın kızıdır. Akad'larda İştar, Musevilerde Astarte, Yunanda Afrodit, Roma'da Venüs adını taşıyarak yüzyıllar boyu çeşitli toplumların efsanelerinde yaşamıştır. Venüs yıldızını temsil etmektedir. İnanna'yı Sümerliler yarattı. Kadınlarda izledikleri, görmek istedikleri bütün nitelikleri, onun şahsında toplamışlar, onu yüceltmiş, ona tapmış ve hakkında yığınlarla şiir, hikâye yazarak ölümsüzleştirmişlerdir. O, güzelliğin, şuhluğun, çekiciliğin, şefkatin, hırsın, kavganın, önderliğin, kurnazlığın ve en önemlisi bereketin ve çoğalmanın sembolü olmuştur. Öykülerinde Kabil ile Kain'in tartışmasını, Leyla
Devamını Oku...

İnanna ile Çoban Tanrısı Dumuzi

İnanna ile Çoban Tanrısı Dumuzi'nin, ülkeye bereket sağlamak için evlenme töreni hikayesi en önemli Sümer hikayelerinden birisidir. Sümer'de bereket kültü nasıl ve niçin doğmuştu? Sümer ekonomisi tarım ve hayvancılık üzerine kurulmuştu. Ürünler ne kadar bol olursa halkın zenginliği ve rahatı o kadar çok olacaktı. Ürünlerin bolluğu toprağın ve dölyatağının verimli olmasına bağlıydı. Bu da cinsel istek ve güç ile olabilecekti. Sümerliler cinsel güce "kalbin suyu" demişlerdi. MÖ 3000 yıllarında, Sümer düşünür ve din bilimcileri, Sümer'in önde gelen şehirlerinden Uruk'un baştanrıçası olarak kabul ettikleri sevgi kaynağı, çekici ve fettan İnanna'yı kralları ile evlendirirlerse, onların verimlilik gücünün ülkelerine
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3996636

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı