Saraybosna Kuşatması

5 Nisan 1992'de başlayan Saraybosna kuşatması tam 1.425 gün sürmüş ve 29 Şubat 1996'da kuşatma kaldırılmıştı. Bu kuşatmada 11.541 kişi şehit oldu. Şehit olanların 1.600'ü çocuktu. Çeyrek yüzyıl önce Avrupa'nın orta yerinde bağımsızlığını ilan edeli 1 ay olmuş genç bir ülkenin Cumhurbaşkanı Lizbondaki uluslararası toplantıdan dönüyordu. 45 yıl Tito'nun karizması Ve sırp hegemonyasını dengelemesi ile devam etmiş Yugoslavya hızla parçalanıyordu. Federasyonu oluşturan 6 cumhuriyetten Slovenya bağımsızlığını ilan etmiş 3 kişi ölmüş ancak batının tam desteği ve hemsınır bölgesinde sorun istememesinden ötürü ses çıkmamıştı. Peşinden Hırvatistan bağımsızlık ilanında bulundu. Katolik Hırvatlar tarih boyu
Devamını Oku...

Abdulhak Hamit Tarhan

(d.02 Ocak 1852, İstanbul - ö. 13 Nisan 1937, İstanbul) Aristokrat bir aileye mensup olan Abdülhak Hâmid 1852'de İstanbul'da doğdu. Öğrenimini bu şehirde yaptı, özel derslerle kendisini yetiştirmeye çalıştı. 1861'de ağabeyi Nasuhî Bey'le Paris'e gitti. Orada bir yıl kadar bir kolejde eğitimine devam etti. Bir süre İstanbul'da Amerikan Koleji'nde okudu. Memurluk hayatına atıldı. Tahran Büyükelçiliği'ne atanan babasıyla birlikte İran'a gitti. 1866'da babasının ölümü üzerine İstanbul'a döndü. Paris Elçiliği'ne kâtip olarak atandı. (1876) İki buçuk yıl burada kaldıktan sonra, Londra Elçiliği Müsteşarlığı'nda Brüksel Elçiliği ve Meclis-i Âyân üyeliğinde bulundu. Cumhuriyet devrinde milletvekili oldu ve bu görevde iken 13 Nisan
Devamını Oku...

Atatürk’ün İşaret Ettiği Yol Türk Ruhunu Yansıtan Sanat Yoludur

Özsoy Operası bestecisi Ahmet Adnan Saygun anlatıyor: ''Yıllar önce ‘Sarayburnu Nutku’nu söylemiş, Cumhuriyetin Onuncu yıl dönümü gibi bir günde söylediği o ateş parçası nutkunda güzel sanatların Türkiye’nin kalkınmasındaki görevi üzerinde önemle, ısrarla durmuş olan Atatürk’ün 1934 yılında teveccühüne mazhar olmuştum. Atatürk o yıl özellikle musiki konusu üzerinde duruyor, bu yolda yeni ve ciddi eserlerin meydana getirilmesini şiddetle arzu ediyordu. Bütün imkânsızlıklara rağmen onun ciddi bir Türk operası yazılmasını heyecanla istemiş olması bunun bir delilidir. Nitekim o zaman kendilerinin vermiş olduğu eski bir efsane üzerine yazdığım ‘Öz Soy’ adlı sahne eserim Türk operasının başlangıcı olmuş ve
Devamını Oku...

Midhat Cemal Kuntay Anlatıyor

''Türk edebiyatını büyük göğsüyle dolduran Abdülhak Hâmid’in geçinme sıkıntısını en çok çektiği devir, Viyana’da Türkiye’nin sefaretsiz sefarethanesindeki bir odada ateşsiz, ışıksız, hattâ belki bazen de yemeksiz oturduğu 1922 yılının Ekim ayı idi. Âyanı Ankara kaldırmıştı; ve mülga ayandan olan maaşsız şairin, Viyana’da yazdığı meşhur şiirde «tek gözlüğü kandili» ve «eski bir paçavra mendili» idi. Fakat bu kandile ve bu mendile rağmen büyük şair memleketine dargın değildi, ve memleketini kurtaran için, Sami Paşazade Sezayi Bey’e Viyana’dan gönderdiği 5 teşrinievvel 1922 tarihli mektupta şöyle yazıyordu: «Seninle ben, bilirsin ki, bir zamanlar Kemalist idik. Şimdi ise iki defa öyle olduk. Geçen akşam
Devamını Oku...

Atatürk’ün İşaret Ettiği Yol Türk Ruhunu Yansıtan Sanat Yoludur

Özsoy Operası bestecisi Ahmet Adnan Saygun anlatıyor: ''Yıllar önce ‘Sarayburnu Nutku’nu söylemiş, Cumhuriyetin Onuncu yıl dönümü gibi bir günde söylediği o ateş parçası nutkunda güzel sanatların Türkiye’nin kalkınmasındaki görevi üzerinde önemle, ısrarla durmuş olan Atatürk’ün 1934 yılında teveccühüne mazhar olmuştum. Atatürk o yıl özellikle musiki konusu üzerinde duruyor, bu yolda yeni ve ciddi eserlerin meydana getirilmesini şiddetle arzu ediyordu. Bütün imkânsızlıklara rağmen onun ciddi bir Türk operası yazılmasını heyecanla istemiş olması bunun bir delilidir. Nitekim o zaman kendilerinin vermiş olduğu eski bir efsane üzerine yazdığım ‘Öz Soy’ adlı sahne eserim Türk operasının başlangıcı olmuş ve
Devamını Oku...

8 Nisan 1915

Çanakkale sefri kuvvetler komutanı General Hamilton'da Mısırdan Arcadian gemisi ile ordusunun yanında cepheye gidiyor. Yarbay Mustafa Kemal'in bir ordu raporunda kendine bağlı 77. alayın tekrar Eceabar Kilya koyuna geri getirilmesini istediğini öğreniyoruz. 5. ordu komutanı 77. alayı daha yukarılarda Bolayır taraflarında konuşlandırmak istiyordu. Liman von Sandersin savaş boyunca böyle bir takıntısı olmuştu. Düşman yarımadanın en dar yerine çıkacak ve Türk ordusunu arkalayacak diye. Oysa düşman en kestirme yoldan Batarylara en Yakın Seddülbahirden ve birliklerimizi yine arkalayacak olan Arıburnundan çıkmayı düşünüyordu. Arı burnundan bir vadi ile Seddülbahir dğru giden bir yol vardı. Plan buydu. Buradan genç yarbayın çatışmak için ne
Devamını Oku...

Çemberlitaş

İstanbul'da Divanyolu üzerinde Osmanlı devrinde Tavuk Pazarı denilen meydanda bulunan sütun. İlk kısmı, Apollon heykeli sütunudur. İstanbul'un Bizans devrinin en önemli meydanlarından biri Konstantinos (Çemberlitaş Meydanı) şehrin çeşitli semtlerine giden yolların kavşak noktasıydı. Meydanın etrafında şehrin en önemli çarşıları bulunuyordu. Bizanslıların resmi törenlerini yaptıkları meydanların başında gelirdi. Şehre gelen imparatorlar, senatörler tarafından burada karşılanırdı. Fetihten sonra, meydan ticari yönden hareketliliğini kaybetti. Ancak Çemberlitaş'ın etrafında bulunan salhaneler ile İkinci Meşrutiyete kadar İstanbul'un ekonomik hayatındaki rolünü devam ettirdi. Osmanlılar devrinde, Kumkapı yolu üzerinde, elçilerin
Devamını Oku...

Mazlumlar Şahı Hz.Ali kitabından...

Alevilik Dünya kurulmadan vardı Alevilik, Hz. Muhammed ve Hz. Âli´den evvelidir. Onların beden olarak yaratılmasından önce daha cihan yokken ilk nur ve o tek nurda ikisi bir olarak onlar yaratılmıştır. “Âdem, ruh ile ceset arasındayken ben nebi idim" ( Müsned 4/66 5/379, İbni Ebî Şeyhe 14/292, Buhârî Tarih 7/374, Ukaylî Zuafâ 4/300) “Her şeyden önce Allah'ın ilk var ettiği şey benim nurumdur” (Aclunî, I/265-266c) “Hiçbir peygamber yoktur ki, onunla Âlî gizli olarak gönderilmiş olmasın, benimle ise açık olarak gönderilmiştir” (Ahmet er-Rahmâni el-Hemedâni “el-İmâm Âli” S.86; İbin Ebi Cemhur el-İhsâi “el-Meclâ” S.368) Bizim Kâbemiz insândır. Kâmil insânı, Pir´i ziyaret etmek onun cemâlini görmek Hacca gidip
Devamını Oku...

Vecihi Hürkuş’un Hayatı

(D.18.01.1896 – Ö.16.07.1969) “Vecihi Hürkuş, 18 Ocak 1896 Cumartesi günü (06 Kânunusani 1311) İstanbul’da (Dersaadet) doğdu. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Ali Feham Bey, annesi Vidin’de doğmuş, üç yaşında İstanbul’a gelmiş Zeliha Niyir Hanım‘dır. Üç yaşında iken babası ölmüş. Çok genç yaşta dul kalan annesi ile geniş bir ailenin içinde amcalar, halalar, enişteler, yengeler, ağabeyler ve ablalar ile birlikte
Devamını Oku...

7 Nisan 1915

Düşman donanması Seddülbahiri ağır bir bombardıman altına aldı. Düşmanın deniz harekâtında ölen kahraman subayımızın adı Dardanos tabyasına verildi. Mirlive Cevat paşanın önerisi ile Şehit - Hasan Mevsuf adı verildi. Mısır İskenderiyeden gemilerle düşman askerleri yola çıkarıldı. Gemilerde bir de siyonist alayı var. Filistinden Abdülhamitin Mısıra sürdüğü yahudilerden bir alay teşkil etmişler. Her ne kadar savaşçı birlikler olmasada top arabalarını çekecek katırları idare ediyorlar. Yorumlar Yakup Kamer Bunlar yahudi siyonistler. Alaylarına bayrak bile yapmışlar. 1. dünya savaşında koparılan coğrafyalarda İngiliz yönetimi altında yerleşecekler ve 2. savaştan sonra yeterli sayıya ulaşınca kendi devletlerini
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 3996631

Edirne Sabun Sanayi ve Tic. Ltd. ?ti. A: Yeni Sanayi Sitesi 11/B Blok No.4

– Edirne T: 0(284) 236 31 37

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı