Türkiye İktisat Kongresi’ni Açış Söylevi İzmir

Atatürk diyor ki ''Arkadaşlar! Son anlattığım noktada artık Osmanlı Devleti gerçekte ve fiili olarak bağımsızlıktan mahrum bir duruma getirilmişti. Gerçekten bir devlet ki, kendi halkına koyduğu bir vergiyi yabancılara koyamaz. Gümrük uygulamalarını, vergilerini memleketin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten yasaklıdır. Ve bir devlet ki, fazla olarak yabancılar üzerinde yargı hakkını uygulamaktan mahrumdur. Böyle bir devlete elbette bağımsız denilemez. Devletin ve milletin hayatına yapılan müdahaleler yalnız bu kadar değil, daha fazla idi. Doğrudan doğruya milletin hayatını devam ettirmesi için gerekli olanlardan, örneğin tren yapmak için, örneğin fabrika yapmak için, örneğin her şey yapmak için devlet serbest değildi.
Devamını Oku...

Altemur Kılıç Anlatıyor

''Eski Büyük Elçilerden Zeki Kuneralp’in vefatı bir insanlık trajedisine dikkatleri çekti. Kuneralp çok parlak bir diplomatik kariyer sonunda Bern, Londra ve Madrid’de başarı ile Büyük elçilik yapmış, geniş bir kültür birikimi olan, son derece efendi bir insandı. Kendisini tanımak mazhariyetine nail olmuştum. Ne var ki, diplomatik hayatının büyük bir kısmı nadir görülen bir kemik erimesi ve kas rahatsızlığının ıstırapları içinde geçti. Kuneralp stoık – yani acı çekmeye karşı aşırı tahammüllü bir insandı ve bu acılarına, hele son yıllarda artan inanılmaz bir metanetle katlandı. Madrid’de Büyük Elçi iken eşinin Ermeni teröristler tarafından öldürülmesinin büyük acısına da! Ölümü de sessizce oldu. Hakkı Devrim
Devamını Oku...

Şemseddin Sivasi

Vâsıl olmaz kimse hakk’a cümleden dûr olmadan Kenz açılmaz şol gönülde tâ ki pür-nûr olmadan   Hak cümlenin kâbesin kıldı âşıklar tavaf, Yerde kâbe gökyüzünde beyt-i mamur olmadan Şemseddin Sivasi Alıntı: Yavuz
Devamını Oku...

Enver Paşa'nın oğlu Ali Enver Bey

Kurmaylık sınavını kazandığı halde "Enver Paşa'nın oğludur, belki başımıza dert olur" denilerek, kurmaylığı verilmeyen ve bu sebeple yüzbaşı (pilot) rütbesinde ordudan ayrılan Ali Enver Bey. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur Paşa, Ali Enver'in cenaze töreninde "Biz büyük bir hata, hatta cinayet işledik. Bu çocuk Hava Kuvvetleri Komutanı olması lazımken şu anda trajik bir şekilde öldü" demiştir. Ali Enver, 2. Dünya Savaşı sırasında İngiltere'de Türk ordusunun diğer pilotları ile RAF'da eğitim görür. O dönemde Rauf Orbay Londra'da sefirdir ve dönemin başbakanı Winston Churchill ile Ali Enver'i görüştürür. Winston Churchill, Çanakkale yenilgisini kast ederek Ali Enver'e şöyle der; "Senin baban Enver Paşa benim siyasi
Devamını Oku...

Latin istilasından önceki İstanbul

Latin istilasından önceki İstanbul Abartısız bir yazar olduğu söylenen The Capture of Constantinople'nin yazarı Geoffri de Villehardouin Latinlerin yakıp yıkıp yağmaladığı İstanbul'u şöyle tarifler; "Konstantinopolis'i daha önce görmemiş olanlar büyülenmişlerdi; dinyada böyle görkemli bir kentin var olabileceğini akılları almıyordu. Yüksek surlarına, surları çevreleyen büyük burçlarına, azametli evlerine, bizzat görmemiş olan yüksek kiliselerine diktiler gözlerini; ...+ ... diğer kentlerden üstün olan kente uzun uzun baktılar. İstediği denli cesur olsun, her insan bu görüntü karşısında titredi" Avrupalı şövalye ve askerlerden oluşan haçlı ordusu aslında bir çapulcu sürüsü olduğundan İstanbul'u talan edip artlarında bir
Devamını Oku...

Göç Destanı

"Kutlu Dağını Veren Türk Onmaz!" M.Necati Sepetçioğlu Destan Hakkında Bilgi: Bu destan da bir Uygur destanıdır ve daha önce de belirtildiği üzere, Türeyiş destanının tabii bir devamı gibidir. Bugün, Orhun nehri kenarında bir şehir kalıntısı ile bir saray yıkıntısı vardır ki çok eskiden bu şehre Ordu Balık denildiği tahmin edilmektedir. Büyük Uygur Destanı' nın, işte bu şehrin saray yıkıntısının önünde bugün dahi görülebilecek şekilde duran abidelerde yazılı olduğunu Hüseyin Namık Orkun' un belirttiğine göre bu abideler, Moğol Hanı Öğüdey zamanında Çin' den getirilen mütehassıslarla okutturulup tercüme
Devamını Oku...

Atatürk’ün Askeri Kuruluşları Denetlemesi

11 Nisan 1934 - Atatürk'ün, İzmir'den hareketle Reşadiye, Seferihisar ve Bornova'da bazı askeri kuruluşları denetlemesi ve tekrar İzmir'e dönüşü. Atatürk'ün, akşam yemeği sohbetinde söyledikleri: "Arkadaşlar, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılaplar için bilimin ve aydınların yoluna gideceğiz; hedef ve hünerimiz cahil kütleyi de aydınlatarak yolumuzda yürütmek ve onu selamete çıkarmaktır. Cumhuriyetimizi, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak isteğimizi köstekleyecek herhangi bir referanduma gitmek yalnız cehalet değil hıyanet olur. Yüzde seksenine okuma yazma öğretilmemiş bir memlekette inkılaplar plebisitle olmaz! Alıntı: Serhat
Devamını Oku...

11 Nisan 1915

Çanakkaleye yeni toplar getirildi. Kızakları yerleştirildi. Türk donanmasının yıllarca Haliçte ttuttuğu birçok servis dışı kalmış gemilerden sökülen toplar Çanakkalenin yolunu tutuyor. Abdülhamit döneminde dünyanın en güçlü 3. deniz kuvveti olan donanma yıllarca haliçte atıl olarak tutulmuş çürümüştü. 30-40 yıl içinde demode olan ve kullanım dışı kalan bu gemiler çürümeye yüz tutmuştu. İmparatorluğun son kuruşlarıyla alınan bu muhteşem armada tam bir masraf kapısı olmuştu. Çanakkalede savaşacak düşman güçleri belli oldu. Fransızlar bir tümen İngilizler 1 tümen ve Anzaklar da 2 tümen ile savaşa katılıyordu. Daha sonra İngiliz güçleri artırılacak Fransızlarda takviye alacakdır. Düşman tümenleri sayıca Osmanlı
Devamını Oku...

10 Nisan 1928 - Laiklik Günü

10 Nisan 1928 Cumhuriyet tarihinin en can alıcı ve dönüm noktalarının başında gelir.. 9 Nisan 1928’de, İsmet Paşa ve 120 arkadaşının verdiği kanun teklifi ile 1924 Anayasası’nın 2. maddesi ("Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır, Resmi Dili Türkçe’dir, Makamı-Başkenti- Ankara şehridir") değiştirilerek cümleden "İslam dini" çıkartılıyordu. Yine 16. maddedeki, milletvekillerinin ve 38. maddedeki cumhurbaşkanının yemininden "Vallahi" kelimesi çıkartılıyordu. Aynı şekilde 26. madde(din işlerinin düzenlenmesinin TBMM’nin görevleri arasında sayılması)da kanun metninden çıkartılıyordu. 9 Nisan 1928’de 1924 Anayasası’nın bu dört maddesinde yapılan değişiklik 264 üyenin oy birliği ile(1220 sayılı yasa)kabul edildi ve bu
Devamını Oku...

Bulgaristan Habil Kurt

Koca Çeşme Çeşmemiz iki kurnalı Suyu tatlı mı çok tatlı "Koca" demişler adına Simgedir köyüm Bosna"ya   Damarları ta uzanır "Alican" köyü altından Tüm gövdesi yapılmıştır Duvar örgülü
Devamını Oku...

Pano


Popüler

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

Osmanlı Devleti Balkanlarda üstünlük kazandığı dönemde, Anadolu’da siyasi birlik henüz sağlanamamıştı. Anadolu’daki Türk
Devamını Oku...


Yunus Emre Hangi dönemde yaşamıştır?

Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre 1240 yılında Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış ve 1320 yılında
Devamını Oku...


İstanbul'un Dağları Hangileridir?

İstanbul'da ki Dağların Adları Nelerdir? İstanbul il sınırları içinde yüksek dağlar yoktur. Dağlar 1000 metre nin altındadır. En
Devamını Oku...


Gelin Koçu Getirme Âdeti

Nişanlı Kıza Gelin Koçu Getirme Âdeti diğer bir adıyla “gelin koçu” âdetini paylaşacağız bugün. Kurban bayramı yaklaşırken pek
Devamını Oku...


Çimpe Kalesi'nin Alınmasının Önemi

Çimpe kalesi, Balkan topraklarının Güneydoğu kıyısında Gelibolu’da bulunmaktadır. Bu kale 14. yüzyılın ortalarında yani 1352 yılında
Devamını Oku...



Toplam Makale: 7675 Toplam Görüntülenme: 4003755

Pano

Balkanlar

Edirne

Haftanın Kitabı